müzik hakkında

Filminizi çektiniz bitti ama sesler bilgisayarda nasıl işlenecek, müzik yapacak kişi veya müzikler nereden bulunur gibi sorularınız varsa, bütün cevaplar içeride.
Kullanıcı avatarı
mertsever
The Recruit
Mesajlar: 21
Kayıt: 15 Mar 2016 18:38
Meslek: Müzisyen, ses mühendisi, ses tasarımcısı.
Konum: İzmir.

Re: müzik hakkında

Mesaj gönderen mertsever » 21 Mar 2016 13:18

Filmler için müzisyenlerin çalışma stilleri epey kişisel olabiliyor. Bir çok film müziğinin senfonik besteleri çıkarken müziği yapanların kapanıp baya baya aylarını hatta yıllarını buna adadıkları durumlar da epey görülen bir şey. Özellikle büyük bütçeli film müziklerinde ''abi gel benim stüdyoya şöyle bir bakıp bir beste yapalım senin filme'' denebilecek bir durum pek yok. Çünkü çok fazla enstruman içeren büyük kompozisyonlar yapılıyor.
Mesela Hans Zimmer'in (kendisi büyük bir bestecidir) hangi film için olduğunu bilmiyorum ama savaş trampetleri kaydı için dünyanın dört bir yanından stilini sevdiği 10-15 kadar davulcuyu çağırıp, büyük bir stüdyoda yuvarlak olacak şekilde dizip, ortalarına geçerek onları yönettiği ve o trampetleri eş zamanlı olarak kaydettiği bir videoyu izlediğimi hatırlıyorum. Böyle bir organizasyon bile epey zaman alır ki, trampetler o filmin müziğinin sadece küçük bir parçası.

Müzik bestelendikten sonra yine büyük bütçeli filmler için konuşuyorum, bunların çalınıp kaydedilme evresi var. Bunun için de yazılan eserin içerdiği enstrumanların partisyonları kağıda dökülür, atıyorum Viyana Senfoni Orkestrası'na çaldırılacaksa bu kağıtlar onlara önceden gönderilir. Daha sonra besteci kendi mi şeflik yapacak, yoksa bir şef ile mi anlaşacak o durum da besteciye göre değişkenlik gösterir. Bundan sonraki evre de çalınıp kaydedilme evresidir ki bu da pek kısa bir süre olmaz.

Besteleme işleminden sonraki miks işlemini besteci kendi de yapabilir, bir stüdyo ya da ses mühendisine de verebilir. Miks temel olarak sesleri dengelemek ve birleştirmek olarak algılansa da epey müzikalite içeren bir bölümdür. Dinamik işlemciler (compressor, gate, limiter vs.), eq ayarları vs. sesi tonlamak ve dinamik dengelerini ayarlamak için kullanılan miksin sadece bir bölümüdür. Bunun yanında sinyal işlemciler (efektler, bunların otomasyonları vs...) ile müziği bambaşka bir noktaya taşımaya da yarar. Ki bu da en az beste ve o bestenin çalınması kadar önemlidir. Etkili bir miks ile bir parça bambaşka bir müziğe dönüşebilir.

Mastering evresi de son derece teknik ve belli standartlara göre uygulanan bir işlemdir diyebiliriz. Mastering temel olarak miksi bitmiş müziğe son bir cila atmak gibidir. Bunun başlıca hedefi bu müziği küçük bir araba hoparlöründe de, sinema salonunda da, hi fi sistemlerde de, kulaklıklarda da birbiriyle tutarlı bir hale getirmektir. Sadece miksi bitmiş bir müzik stüdyo hoparlörlerinde tatmin edici gelecektir ya da gelebilir ancak bunu filmin içine o halde koyup bir sinema salonunda oynattığınızda sonuç hayal kırıklığı olacaktır.

Besteleme, çalma, kayıt, miks ve mastering. Bu beş evre için unutulmaması gereken tek şey, her evrenin kalitesi bir sonrakini etkiler. Mesela partisyonları kontrpuan, armoni vs. gibi müzikal faktörler gereği doğru yazılmış bir beste (yani frekansların bir araya gelmesi doğru bir koordinasyonla düşünülmüş bir beste) ilk adımdır. Bu beste iyi çalınırsa, iyi mikslenebilir. Kötü bir icrayı miksle toplarlamak bir yere kadar mümkündür. Kötü bir miks de ne kadar kaliteli cihazlar ve işi bilen bir ses mühendisiyle çalışılırsa çalışılsın, iyi bir netice veremeyecektir.

Yani Hans Zimmer, Alan Silvestri, John Williams, Danny Elfman gibi önemli bestecilerin eserleri yönetmenle bir araya gelip hızlı bir şekilde çıkabilecek besteler değil. Gerçekten büyük emekler.

Bunun yanında tabi bir film müziği illa senfonik olacak değil ya. Filmine ve tercihe göre bir heavy metal parçası da, bir elektronik parça da soundtrack olabilir. Her tarzın müzik üretiminin evresi temelde bu beş adımdan olsa da farklılıklar gösterebiliyor. Mesela bir elektronik müzik üreten prodüktör besteleme, çalma ve miks evrelerini bir arada götürebilir. Bu sık görülen bir farklılıktır mesela.

Yönetmenin iyi bir müzisyen olmasına çok gerek olmadığı ama iyi bir müzik algısına sahip olması gerektiği çok doğru. Çünkü yönetmen bir filmi yönetirken o filmin içindeki tüm öğeleri kontrol edebilecek yetiye sahip olmalıdır. Yönetmenin müzikle ilgili en önemli rol oynadığı nokta ise müziğin nerelerde ve ne kısımlarıyla kullanılacağı. Mesela bir film için bestelenen 7 dakikalık senfoninin belli bölümleri filmin belli yerlerinde parça parça kullanılabilir. Yönetmenin müzisyenle birlikte verdiği en büyük karar bu noktada olacaktır. Ve bu miks evresinden önce karar alınır ki, ona göre edit yapılıp müzik kurgusu yapılsın, ve ona göre miks ile mastering işlemleri gerçekleşsin.

Tüm bunların yanında film müziği yapacak müzisyenin de sinema konusunda biraz yüksek bir algıya sahip olması gerekiyor. Bir albüm için bir parça ya da bağımsız bir senfoni bestelemek bir film için bestelemekten çok daha farklı duygular gerektirmekte.

DAW'lar konusunda da eğer mac kullanıcısıysanız, logic pro (9 veya 10 olabilir) benim bugüne kadar gördüğüm en kullanıcı dostu daw. Gerçekten yardımcı oluyor. Başlangıç için benim çalıştıklarım içinde (Pro Tools, Cubase, Logic, Studio One) en uygunu. Pro Tools endüstri standartı olmasının yanı sıra kullanımıcı sinyal akışı ve yönlendirme konularında bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Cubase de Logic ile Pro Tools arasında bir noktada duruyor benim gözümde. (Kullanım kolaylığı olarak)

Spidervisin dediği gibi vokal ayırmak ancak belli frekansları keserek olur. Buna kafadan 1khz diyemeyiz, söyleyen erkek mi kadın mı, mesela kadınsa soprano mu, alto mu, erkekse tenor mu, bas mı sorularının cevapları frekans aralığındaki değişikliklerin temel parametreleridir. Bunu otomatik yapan programlar da temel anlayış olarak frekans aralığı ve dinamik yapı olarak vokal olabilecek tınıları analiz edip o frekans aralığını ters faz prensibiyle götüren programlar. Ama unutulmamalı ki bu vokali tamamen kapamaz, etkisini azaltır ve bunun yanında sadece vokali değil o frekans aralığındaki her şeyi harcar. Yani bitmiş bir miksten herhangi bir enstrumanı tamamen çıkarmak teknik olarak imkansızdır.

En özetiyle, bestecinin yükü aslında o kadar ağırdır ki, sahneyi izler ve yaşadığı duyguyu müziğe aktarır. İşin en zor kısmı ise o duyguyu izleyene de aktarabilecek bir müzik ifade etme zorunluluğudur...
Film müziği, ses tasarımı ve miks gibi konular ile ilgili her türlü yardıma açığım.
İletişim: severmert@yahoo.com

Kullanıcı avatarı
spidervis
Moderator
Mesajlar: 1010
Kayıt: 02 Oca 2014 02:31
Meslek: Besteci ve ses düzenleyici
Konum: Web
İletişim:

Mesaj gönderen spidervis » 21 Mar 2016 14:29

Yüzeysel geçtiğimiz konuları detaylandırdığın için kendi adıma teşekkür ederim.
mertsever yazdı:Bir çok film müziğinin senfonik besteleri çıkarken müziği yapanların kapanıp baya baya aylarını hatta yıllarını buna adadıkları durumlar da epey görülen bir şey.
Buraya itirazım olacak. Çünkü benim bildiğim, bestecilere çok kısıtlı bir süre veriliyor ve bitiş zamanı da belirleniyor. Özellikle hollywood gibi nerdeyse paket program gibi film çıkaran sistemlerde işleyiş böyle. Dizilerde de takvim önceden belli. Müzik bitmedi o yüzden gösterim tarihi ertelendi diyemezler. Bunun neticesinde Hans Zimmer gibi başı çeken adamların yanlarında 20'ye yakın asistan çalışıyor. O sayede Zimmer senede 5 ayrı filme müzik yapabiliyor. Ancak Zimmer'ın hakkını yiyor gibi olmayayım, adam dahi :} Superman - Steel of man filminde sırf adında steel geçiyor diye pedal steel guitar denen enstrümanları kullanıp bunlardan bir topluluk oluşturuyor mesela.

Sizin örnek verdiğiniz video da şu olsa gerek:
https://www.youtube.com/watch?v=QTOMIyynBPE

Kullanıcı avatarı
mertsever
The Recruit
Mesajlar: 21
Kayıt: 15 Mar 2016 18:38
Meslek: Müzisyen, ses mühendisi, ses tasarımcısı.
Konum: İzmir.

Mesaj gönderen mertsever » 21 Mar 2016 16:01

Evet, bahsettiğim bu videoydu, epey uzun süre önce izlemiştim. Savaş trampetleri diye hatırlıyorken daha geniş bir perküsyon grup kaydı olduğunu hatırlamış oldum, teşekkür ederim.

Film müziklerinde tabi ki takvimler belli, hatta bir filmin ertelenmesi için yapımcıların en son kabul edebileceği bir bahane olurdu müziğin yetişmemesi. Hans Zimmer'in gibi evrensel seviyede kabul görmüş büyük bestecilerin senede 4-5 film ortalamasına sahip oldukları doğru. Ancak bu demek olmuyor ki 12 ayı beşe bölüp her film için ayrı dönemlerde çalışıyorlar. Zaten bir çoğunda da iki besteci ortak çalışma içinde oluyorlar. (ki Hans Zimmer örneğini düşünürsek Stanley Myers ile epey işi var) Farkettim ki yıllar demem biraz abartı olmuş, evet. :) ancak spesifik olarak bunun da örnekleri mevcut. Sadece bir piyano ile orman içinde klübelere inzivaya çekilen besteci örnekleri okumuştum. Müzik üreticileri hepimiz biliriz hatta yaşarız ki garip insanlar olabiliyorlar. :)

Paul Tonks'un yazdığı Film Müziği isimli küçük bir kitap var. Türkçe basımları da mevcut, film müziği tarihi konusunda ciddi fikirler verebilecek bir kitap. Müzikle değil, sinemayla bir şekilde ilgisi olan herkese tavsiye ederim.

Bunun yanında yukardaki uzun yazdığım yazıya ilave olarak, John Williams Holywood Strings denen bir kütüphane ile yaylıları dijital ortamda sentezliyor. (Her projesinde olmasa da uyguladıkları olduğunu söylemişliği var) Bunun yanında Vienna Symphony ve Berlin Symphony de bu amaçla kullanılabilecek iyi kütüphaneler. Cinesamples'ın Cinebrass ve Cinematic Strings kontakt (kütüphane açmaya yarayan bir plug-in) kütüphaneleri de bir segment alt olsa da iyi işler çıkartabiliyor.
Film müziği, ses tasarımı ve miks gibi konular ile ilgili her türlü yardıma açığım.
İletişim: severmert@yahoo.com

msaricay
Man on the moon
Mesajlar: 409
Kayıt: 24 Ara 2011 09:50

Mesaj gönderen msaricay » 22 Mar 2016 22:33

değerli ve güzel yorumlar için teşekkürler.
aklıma takılan bir soruda aşagıda ki videoda kadın vokalin çıkardığı gibi sesleri, digital ortamda elde etme şansı var mı?
http://www.youtube.com/watch?v=8-wAvbxB7D8

Kullanıcı avatarı
spidervis
Moderator
Mesajlar: 1010
Kayıt: 02 Oca 2014 02:31
Meslek: Besteci ve ses düzenleyici
Konum: Web
İletişim:

Mesaj gönderen spidervis » 22 Mar 2016 23:18

Bu kadar ayrıntılısı yoktur. Etnik kadın vokal kütüphanelerinden biri belki buna benzer sample'lara sahiptir ancak böyle solo performanslar zor. Bunlar biraz kişiye özel oluyor. Fakat koro sesleri zor olmaz.

Buna en yakın olabilecek, bildiklerim arasında best service firmasından shevannai, belki francesca genco. Sonokinetic ürünlerinden biri de yakın olabilir.

Kullanıcı avatarı
mertsever
The Recruit
Mesajlar: 21
Kayıt: 15 Mar 2016 18:38
Meslek: Müzisyen, ses mühendisi, ses tasarımcısı.
Konum: İzmir.

Mesaj gönderen mertsever » 23 Mar 2016 01:03

Ethnoworld isimli kontakt kütüphanesine bakmanı öneririm. Belki benzer bir şey bulabilirsin.
Film müziği, ses tasarımı ve miks gibi konular ile ilgili her türlü yardıma açığım.
İletişim: severmert@yahoo.com

TarıkAlpat
Donnie Darko
Mesajlar: 331
Kayıt: 30 Nis 2014 01:21
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen TarıkAlpat » 05 Haz 2019 15:29

Özür dilerim başlığı tekrar dirilttiğim için. Spidervis'in bu sayfada daha önce paylaştığı aşağıdaki videoda bir şeyi merak ettim.
Videoda 12:23' de yanlış görmediysem besteci Ramin Djawadi eş zamanlı olarak sahneyi görüp yaptığı müziğin çalışmasını da eş zamanlı olarak çalıştırabilmekte. Yeri geldiğinde bestede değişiklik yapıp eş zamanlı olarak bu değişikliği sahne üzerinde dinleyebilmekte. Bunu nasıl, hangi program ile yapıyor acaba bilgisi olan var mı?

Kullanıcı avatarı
spidervis
Moderator
Mesajlar: 1010
Kayıt: 02 Oca 2014 02:31
Meslek: Besteci ve ses düzenleyici
Konum: Web
İletişim:

Mesaj gönderen spidervis » 05 Haz 2019 16:54

@TarıkAlpat bu sorduğunuz hemen her DAW (digital audio workstation) programıyla yapılır. Ramin'in önünde açık olan program büyük ihtimal Cubase. Sağdaki monitörde de Pro Tools var.

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10760
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Mesaj gönderen KEzzAP » 05 Haz 2019 23:33

Auditon’da yapılıyor ama ben yaparken bir iki kere proje hata verdi yaptığım düzeltmeleri kaybettim, o nedenle yapmıyorum artık. Adobe’ye hata bildirimi yaptım ama cevap vermediler henüz. Stabil çalışan başka bir deneyimim olmadı.
Lütfen özel mesaj ile genel sorular sormayınız, cevaplamıyorum. Aynı soruyu forumda sorunuz. Ancak benimle ilgili bir sorunuz varsa özel mesaj ile sorunuz.

Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

TarıkAlpat
Donnie Darko
Mesajlar: 331
Kayıt: 30 Nis 2014 01:21
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen TarıkAlpat » 06 Haz 2019 11:31

Merak ettiğim nasıl yapıldığı? Mesela Premiere ile Ableton programını eş zamanlı çalıştırabilir miyiz? Ya da Premiere'in çalışmasına da gerek yok aslında bir video oynatıcısı da olabilir.

ied0634
The Recruit
Mesajlar: 23
Kayıt: 28 Nis 2019 02:01
Meslek: Yardımcı Yönetmen

Mesaj gönderen ied0634 » 06 Haz 2019 12:11

"bir yönetmen orkestra şefidir. sazı sazcı kadar iyi çalamasa da o sazın neler yapabileceğini bilmek zorundadır". demişti ömer faruk sorak. yani yönetmen bir müzisyen olmasa da müziğin izleyiciyi sokacağı duygu konusunda fikir sahibi olmalı sanırım.
şuanda henüz çekmediğim kısa filmime müzik yaptırmak için görüşüyorum. bunlardan birisi sagopa kajmer birisi tanıdığım bir müzisyen. ikiside filmin bitmiş halini, yönetmen ve miksajcı & efektçi ile birlikte izleyerek çalışmak istediklerini söylediler. ki bende bu şekilde çalışılmasını istedim. önce müzik yaptırıp daha sonra müziğe göre kurgu yaptırmak beni çok rahatsız etti. yani yanlış belkide ama bence kurgu yapılıp üzerine müzik yapılmalı diye düşünüyorum. ya da bu işin yanlışı doğrusu var mı? yoksa arz talep meselesi mi bilmiyorum. ama sahnenin aksiyonuna göre kurgumu yapıp daha sonra bu kurgu ritmine uygun müzik yaptırma taraftarıyım.
@ben_ied

Kullanıcı avatarı
spidervis
Moderator
Mesajlar: 1010
Kayıt: 02 Oca 2014 02:31
Meslek: Besteci ve ses düzenleyici
Konum: Web
İletişim:

Mesaj gönderen spidervis » 06 Haz 2019 18:26

TarıkAlpat yazdı:
06 Haz 2019 11:31
Merak ettiğim nasıl yapıldığı? Mesela Premiere ile Ableton programını eş zamanlı çalıştırabilir miyiz? Ya da Premiere'in çalışmasına da gerek yok aslında bir video oynatıcısı da olabilir.
DAW'ların kendi video oynatıcıları oluyor. Yani müzik yapma programı içinde player da var. Gerekli codec'ler de bilgisayarda yüklü ise hemen her dosyayı sorunsuz açıyorlar. Fakat Premiere ile eş zamanlı çalışmazlar. Bunu ancak audition yapar ki o da DAW değil zaten sadece ses düzenleme programı. Player normalde program içinde ek pencere olarak açılır ama daha rahat çalışmak isteyen kişi ekstra bir monitör alıp, videoyu oraya yönlendirir.
ied0634 yazdı:
06 Haz 2019 12:11
bence kurgu yapılıp üzerine müzik yapılmalı diye düşünüyorum. ya da bu işin yanlışı doğrusu var mı?
Çoğunlukla böyle yapılıyor zaten. Kurgu bittikten sonra müzisyene verilip, belli bir tarihe kadar işi bitirmesi isteniyor. Genelde gördüğüm kadarıyla, kurgu bitince renkçiye ve müzisyene gönderiliyor. Birbirlerinden bağımsız olsa da eş zamanlı olarak bu işler bitiriliyor.
Filmde kullanılacak şarkılar tabii ki önceden seçilebilirler, ama orijinal müzikten bahsediyorsak, kurgu sonrası son şekillerini alırlar. Mesela benim elimde bir uzun metraj işi var şu anda ve çekimler daha yeni başlıyor. Ben senaryoya göre müzikleri hazırlıyorum. Duruma göre belki yönetmene ilham verir, oyuncuları havaya sokabilir ama olmasa da olur. Nitekim son halleri kurgu bittikten sonra belli olacak. Bu şekildem müzik önceden de yapılsa, sonradan da yapılsa, scoring dediğimiz işi yapan müzisyen sahne geçişlerini de hesap eder. Ona göre fade in ve fade out yapılabilecek şekilde ekstra 3-5 saniye ekler müziğine. Böylece ses düzenleyen arkadaşın işi epey kolaylaşır.

ied0634
The Recruit
Mesajlar: 23
Kayıt: 28 Nis 2019 02:01
Meslek: Yardımcı Yönetmen

Mesaj gönderen ied0634 » 07 Haz 2019 13:54

Çoğunlukla böyle yapılıyor zaten. Kurgu bittikten sonra müzisyene verilip, belli bir tarihe kadar işi bitirmesi isteniyor. Genelde gördüğüm kadarıyla, kurgu bitince renkçiye ve müzisyene gönderiliyor. Birbirlerinden bağımsız olsa da eş zamanlı olarak bu işler bitiriliyor.
Filmde kullanılacak şarkılar tabii ki önceden seçilebilirler, ama orijinal müzikten bahsediyorsak, kurgu sonrası son şekillerini alırlar. Mesela benim elimde bir uzun metraj işi var şu anda ve çekimler daha yeni başlıyor. Ben senaryoya göre müzikleri hazırlıyorum. Duruma göre belki yönetmene ilham verir, oyuncuları havaya sokabilir ama olmasa da olur. Nitekim son halleri kurgu bittikten sonra belli olacak. Bu şekildem müzik önceden de yapılsa, sonradan da yapılsa, scoring dediğimiz işi yapan müzisyen sahne geçişlerini de hesap eder. Ona göre fade in ve fade out yapılabilecek şekilde ekstra 3-5 saniye ekler müziğine. Böylece ses düzenleyen arkadaşın işi epey kolaylaşır.
ki düşündüğümde doğruymuş zaten öğrenmiş olduk :)
@ben_ied

Cevapla

“Müzik ve Ses Miksajı” sayfasına dön