Forum

Yirmi Üç - Kısa Fil...
 

Yirmi Üç - Kısa Film

6 Gönderi
3 Üyeler
0 Likes
1,896 Görüntüleme
(@seddata)
Gönderi: 446
Başlığı açan
 

Oyuncular
Yavuz Aksoy, Mesut Dündar, M. Mansur Çoşkun, Saliha Betül Sungur, Zeynep Büşra Şahin

Senarist & Yönetmen & Görüntü & Sanat & Kurgu & CGI & VFX
Sedat Mirdesli

Renk & Ses Tasarım Cezmi Kardaş | CSI - ICG

Bu konu 11 ay önce 2 defa tarafından SedData tarihinde düzenlendi

https://www.youtube.com/@seddata

 
Gönderildi : 15/04/2023 6:56 am
(@spidervis)
Gönderi: 1242
Admin
 

Öncelikle tebrikler. Oyuncular, konu ve işleyiş gayet güzel.

Benim eleştirimin özü, filmin gerçeklikten uzak oluşu.

Başlangıçta efektler (özellikle pencere sahnesi) bariz belli olduğu için biraz rahatsız etti. Fazla işlenmiş geldi. Yapısı itibariyle filmin çok sade bir konusu var aslında. Belki de o yüzden efektler bana fazla göründü. Ben 23. sözü okumadım veya tam hatırlamıyorum. Filmdeki sineği belki oraya ekstra bir gönderme yapmak için kullandın ama eğer öyle değilse o da fazla olmuş. Dikkati, repliklerden uzaklaştırıyor. Fakat efekt olarak çok başarılı. Bu konudaki yeteneğini göstermek için çok iyi bir ilave.

Öğrenciler de özellikle sonlara doğru fazla zekiler. Replikler ve cümleler üst düzey kalıyor. Tartışmadaki cevapların bu kadar hızlı ve iyi oluşu izleyici için konu takibini zorlaştırıyor. Ağır konular, hızlıca söylenip geçiliyor. Başlangıçtaki ritim daha iyiyken, dediğim gibi son sahnelerdeki hız, haddinden fazla geldi bana. Bence kitabı okumayan çoğunluk için o son kısımlar anlaşılmaz kalacaktır.

Bir de Man's search for meaning, anlam olarak doğru çeviri olsa da tam olarak hikayeyi karşılamıyor. Onun yerine, "the quest for the meaning of life" daha güzel bir karşılık olacaktır.

Finaldeki örümcek ağını ekstra beğendim 😀 

Başarılar dilerim.

Bu ileti 10 ay önce 2 defa spidervis tarafından düzenlendi
 
Gönderildi : 20/04/2023 10:27 pm
(@seddata)
Gönderi: 446
Başlığı açan
 

Yorumun için çok teşekkür ederim.

Filmin başta rahat gitmesi, seyirciyi alıştırıp dikkati tartışmaya çekmek içindi, daha sonra konular derinleşiyor, bazı tek cümleyle çok geniş bir konuya işaret edip bırakıyorum, bu da esinlendiğim kitapta kullanılan belagat sanatı denen sanatı yapmak istememdendir.

Hatta birçok kişiye, "ölümsüzlüğü ararken barutu bulur ancak", cümlesi ne anlama gelir diye sorduğumda, kimsenin birşey anlamadığını bildiğim halde o cümleyi aynen bıraktım. Google'a yazdığınızda önünüze çıkacak sonuç daha da şaşırtacaktır.

Bu belagat sanatına göre filmin tek bir sefer izleyerek bütün meseleyi kavramak çok mümkün değil, zaten öyle bir hedefim yok, daha çok bu duruma düşmüş insanlara yönelik yaptığım için, onlara araştıracak cümleler bıraktım diyebilirim. Ama bu sanatın farklı bir güzel yönü vardır, film her izlendiğinde daha fazla anlaşılmaya, ilk sahneler ile bağlantılar kurulmaya başlanacağından, ikinci sefer üçüncü sefer daha izlenmesini daha zevkli hale getiriyor.

Çoğu sinemacı arkadaş artık kendi yaptığı filmi çok gördüğü için izlemek istemez, ben bu filmde onu yaşamadım diyebilirim. Tekrar izleyen başka kişilerden de benzer yorumları aldım.

Kısa filmimin, n kromozomu gibi bir çekirdek olmasını istedim, o yüzden manalar derinleşiyor, ta ki 2n kromozomlu bir insanın bedeninde çimlensin, bir ağaç olup meyve versin. Sinemanın yöntemi bu olmasa da, belagatın yöntemi budur.

Efektleri nasıl yaptığımı göstereceğim bir "making of" videosu hazırlamayı düşünüyorum. Orada, sineğin mümkün olduğu kadar dikkat dağıtmaması için sesini kıstırmıştım, fakat 5+1'den stereo'ya çevirince yine etki ediyor. Tamamen kaldırmak istemiyorum, çünkü sinek orada bir karakter.

Ben kitabın, çok küçük bir bölümünü işledim aslında, acizlik konusunu.

Bazı abiler, yirmi üçüncü sözün tamamen anlaşılmasının bir ömür alacağını söylüyorlar, bu demek değildir, hiç alaşılmıyor. bir bahçeye girdiğinde, insanın eli her meyveye yetişmez, elinin yetiştiği onun için yeterlidir, yüksekteki meyveler eli daha uzun olanlar içindir.

ingilizce başlığını, filmin ilk sahnesinden görünen kitabın ingilizce isminden almıştım. Önerdiğin başlığı da değerlendirebilirim.

https://www.youtube.com/@seddata

 
Gönderildi : 22/04/2023 3:47 am
(@seddata)
Gönderi: 446
Başlığı açan
 

Gönderen: @spidervis

Finaldeki örümcek ağını ekstra beğendim 😀 

Bu arada yeni fark ettim, ilk cevabın spidervis'ten gelmesi çok manidar olmuş... 🙂

 

https://www.youtube.com/@seddata

 
Gönderildi : 23/04/2023 2:30 am
(@halostendap)
Gönderi: 4108
 

güzel olmuş beğendim sadece bi sahnede kitapçıktan okunan metnin diğer öğrenci tarafından hemen anlaşılması saçma olmuş.

buradan acizane hocanın isteğine de cevap verelim. mutlu insan böyle sorular sormaz.

mutsuzluğa yakalanmış birinin bunu bilerek kendini bu bataklıktan kurtarması kendisi için iyi olur. bence zaten zekanın en üstün tarafı hayatı mutlu bir çerçeve içine sığdırabilmesidir. misal hayat güzeldir filmi.

insta https://www.instagram.com/morehalityalcin

 
Gönderildi : 20/05/2023 5:58 pm
(@seddata)
Gönderi: 446
Başlığı açan
 

Gönderen: @halostendap

güzel olmuş beğendim sadece bi sahnede kitapçıktan okunan metnin diğer öğrenci tarafından hemen anlaşılması saçma olmuş.

buradan acizane hocanın isteğine de cevap verelim. mutlu insan böyle sorular sormaz.

mutsuzluğa yakalanmış birinin bunu bilerek kendini bu bataklıktan kurtarması kendisi için iyi olur. bence zaten zekanın en üstün tarafı hayatı mutlu bir çerçeve içine sığdırabilmesidir. misal hayat güzeldir filmi.

 

Yorumun için teşekkür ederim. Orada kitapçıktan okunan metin bir öğrenci tarafından hemen anlaşılmıyor aslında. Biri Sanat ile Sanatçıya ulaşmaktan bahsederken, diğeri bilim ile bölüyor. "kat eder" yani keser derken kesiyor. Orada Bilimin bir çok açıdan sanatı öldürdüğünü resmetmeye çalıştım.

 

Evet Mutlu İnsan öyle sorular sormaz, o yüzden bazı insanlar, hiç gereği yokken hayatlarını devam ettirebilmek için yalanlara ihtiyaç duyar.

 

Filmin girişinde görünen, "İnsanın Anlam Arayışı" adlı kitap, nazi kampından kurtulmuş bir doktor tarafından yazılmış. Bu da, "hayat güzeldir" filmine cevap olsun.

 

https://www.youtube.com/@seddata

 
Gönderildi : 13/06/2023 12:11 pm
Paylaş: