Forum

Film Yapısı, Bileşe...
 

[Sabit] Film Yapısı, Bileşenleri ve Estetik Hakkında

Sayfa 1 / 4
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

arkadaşlar garip ve kapsamlı bir soru olacak ama...bir film yapısının genel görüşünü anlatan bir şablon arıyorum

Pre-production
Production
Post Production

yukardaki aşamaları tek tek açtıgımızda .altındaki her dal ayrı bi uzmanlık gerektirir biliyorum ama geniş detaylı olarak böyle inceleme yaptınız mı? hani dünyaya uzaydan bakmak gibi benimkisi, sonra en güzel ormanları denizleri keşfetmek gibi düşünebilliriz

bunun yanında

hikaye
senaryo
tema
konsept
kamera
ışık
karakterler
ritim
renk
ses
vs aklıma gelmeyen bir çok parametrenin arasındaki harmonik ilişkiler bağları incelediniz mi? yada bu şekilde nasıl bir yapı olabilir.
umarım anlatabilmişimdir..
yada şöyle anlatayım yukardaki parametreleri yöneten insan yönetmen diyelim o an ki duyguları ve bakışına görene parametreler arasındaki bagları iyi oluşturmayabilir..o sahneyi izlerken izleyici o an filmden kopmasına neden olabilir.
ama yönetmen bu parametreleri bir method ile baglasa olurmu?.
bu bağları spline şeklinde duyguyu hiç saptırmadan parametreleri birbirne baglasa nasıl olur? böyle bir method geliştirebilirmiyiz yada varmıdır?

Alıntı
Başlığı açan Gönderildi : 21/06/2014 2:54 pm
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Bunların arasında ilişkisellik olduğu tespiti çok doğru. Methodu neyin yönlendirdiği önemlidir aslında. Şimdi şöyle söyleyeyim, aslında bence yönetmenin bunlar arasında kurduğu ilişkiyle filminin estetiğiyle kurduğu ilişki arasında çok büyük paralellikler var. Hatta yönetmenin hayata bakışı olarak genelleştirebiliriz. O hem filmin estetiğini hem de bunların arasındaki ilişkiyi bakış açısına göre kuruyor. O nedenle hazır bir şablon yok, herkesin kendi şablonu var. Onu da zamanla oturtuyorsunuz, hatta hiçbir zaman oturmuyor sürekli gelişiyor. Ama bazı etik noktalar belirlemekle başlayabilirsiniz. Biri sizin işinizin kendisine ve işi yapış biçiminize baktığında onları özetleyebilecek birkaç kelimeye sahip olabilmeli. Sadelik? Eşitlik? Hırs? Coşku? Rahatlık? Mesela ben rahatlığı ilke edinmeye başladım. Filmin başından sonuna sesinden, görüntüsüne tek başına uğraşıyorum, bu başka bir zorluk getiriyor ama kimseye bağlılık hissetmeyince tuhaf bir kendini çok rahat hissetme hissiyle dolduğumu gördüm. Bir şey açıklayacağım kimse yok set arkasında, oh be. O benim gerginliğimi aldı, o gergin olmayan haleti ruhiye oyunculara yansıdı ve çok rahat bir şekilde hoşuma giden doğaç bir performans sergilediler. En başından estetiğe bir yol gitti yani. Her seçim bir şeylerden vazgeçmeyi gerektiriyor kaçınılmaz olarak. O nedenle o vazgeçme noktalarının projeye zarar vermemesine özen göstermek de ayrıca yönlendireceğiniz bir süreç haline dönüşüyor.

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/06/2014 4:13 pm
spidervis
(@spidervis)
Barry Lyndon Admin

Tam olarak şablon sayılmasa da, planlama olarak yardımcı olabilecek bir konu vardı.

http://filmmakeriq.com/2009/04/588-free ... and-forms/

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/06/2014 4:31 pm
Fulgura
(@fulgura)
Godfather

Sorduğunuz soru "Hayatın anlamı nedir?" ya da "Sanat nasıl yapılır?" gibi bir soru olmuş. Üzerine istediğiniz kadar konuşup hiçbir noktaya varamayabilirsiniz. Her ne kadar teknik ağırlığı olsa da esası itibarıyla bir sanat türü olan sinemanın bu türden formülatif yaklaşımlarla tanımlanmaya çalışılması bir hata olur. Evet bu hata her sinema okulunda 4 yıl boyunca bile bile yapılan bir hatadır ve dışarıdan bakan birine sanki belli sıra ve formüller yaklaşınca ortaya iyi bir film çıkacak türünden bir izlenim uyandırabilir. Nasıl konservatuar ya da GSM fakülte veya bölümlerini bitirenler otomatikman sanatçı olamıyorsa böyle sıralı organizasyon yaklaşımlarıyla da sinemaya nüfuz edemeyiz. Sinemanın tam olarak ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz ve anlamaya çalışıyoruz. Ara ara verilen geçici cevaplar bu konuda bir birikim küme oluşturuyor ve bunları tartışıyoruz.

Öte yandan sorunuz "bir filmin çekilme sürecinde izlenen genel güzergah nedir?" şeklinde teknik bir anlamda ise o zaman en kısa haliyle sinemanın yazdığınız 3 adımı olduğunu kabul edebiliriz. Gerçi Hollywood ile diğer sinema süreçleri arasında da fark var ama geneli budur. Bunun daha ayrıntılı hali 5 adımlı olanıdır ki onun da her adımının çeşitli alt adımları var. Dediğim gibi sorunuzu tam anlamak zor çünkü baştaki soru sonra başka hale dönüşmüş. Spline gibi teknik bir terimle anlatmaya çalıştığınız şey aslında yönetmenin sanatını icra ediş hali. Yani onu formüle etmeniz olanaksız. Ancak Spielberg'i, Hitchcock'u, Passolini'yi formüle edersiniz ama bu sizin kendi film yapış biçiminize yaramaz. Yoksa Mozart'In formülünü buldular ve eksik bestesini tamamladılar ama kimse o formülle Mozart olamaz artık.

Sinema hem bir hastalık hem de tedavisinin ortak adıdır.

Sorularınızı özel mesaj yerine forum üzerinden herkese açık sormanızı rica ediyorum.

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/06/2014 10:15 pm
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

güzel açıklayıcı yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
sanat gerçekten bir estetik işi teknoloji ne kadar girerse girsin işin içine herşey sinematik bir bakış açısı gerektiriyor..
buna kesinlikle katılıyorum..
çünkü hayatın bir parçasını bir olayı kare içine almaktan bahsediyoruz
Bu demek şu
Sosyoloji
Piskoloji
Edebiyat
Felsefe
Sanat ve alt dallarını
Vfx için ise Fizik Anatomi Biyoloji matematik şart

Tüm bu bilimleri birbirine baglamakdan bahsediyorum aslında saçma kabul ediyorum bunu konuyu sonraya saklıyorum
öncelikle yemek yapmak için neler gerekli malzemelerin listesini oluşturmak lazım biz nerde eksik yapıyoruz
önce genel çerçeveyi saglam oluşturup detayları ince ince oluştursak bile yeterli olmaz mı?

fulgura ustad sorular aşagıda tekrar net açık yazıyorum.. yukarda biraz karışık iç içe girdi
1.soru : filmin iş akış şemasındaki ana elemanlar ve alt elemanları nelerdir?
2.soru : şemadaki elemanlar arasındaki ilişkiyi duygu ve zaman eksenine göre kontrol edebilirmiyiz

şemayı dedigim gibi bi spline şeklinde bu formul haline getirmek çok zor kabul ediyorum...tartışsak bitmez buda doğru
ama istedigim şey en azından tartışalım arasındaki bağları çözümleyelim yapabildigimiz kadar becerebildigimiz kadar
çoğu kez eksiklerimizi kopuklarımız görmemiz gerek diye düşünüyorum
neden tartışmak istiyorum şu yüzden
çoğu üstad yada forumdaki arkadaşlar en kötü ihtimal bir kısa film çekmişlerdir.
filmi açıp izlediginizde
genel çerçeve içinde işte bu film benim anlatmak istedigim gibi olmuş dediniz mi?
konuşarak anlatsam bu kadar anlatamazdım dediniz mi?hiç
diyemediyseniz aradaki ilişkilerin kopuklugunda dolayı olamaz mı?

çok karıştırdım ama aşagıda amerikan sineması yermek için söylemiyorum adamların hakkını yiyemeyiz
amerikan sineması en son izledigim iki filmi ele alacagım. biri Nuh peygamberi anlatan film digeri ise 300 spartalı hatta spiderman ekleyebilirim
sorsanız bu filmlerden aklında ne kaldı?diye

1. Vfx efeklerini hatırlıyorum
2. Film müzikleri
3.Usta yada yıldız oyuncuların performansları bi kaç sahne replik filan işte
gerisi neden hatırlayamadım bu soruyu soruyorum kendinme

1.senaryo yada hikaye beni doyurmamış olabilir
2.senaryo benim kültürüme veya etnik yapıma aykırı düşmüş önyargılarımla red etmiş olabilirim
3.aklıma gelen en son ihtimal senaryo gerçekten kötüdür çoğu film eleştirmenlerine göre bile kötü olabilir

üçüncü şık için konuşcam herşeyi mükemmel yapan bir endüstri senaryo yu niye oturtamadı? yanlış anlaşılmasın kendi bakış açımdan degerlendiriyorum başkalarına göre mükemmeldir.

kısaca sinema elemanları arasındaki ilişkiyi formul haline sokmasak bile tartışarak sekronize bir yapıya yakın bir iş akışımız olmalı diye düşünüyorum

CevapAlıntı
Başlığı açan Gönderildi : 22/06/2014 1:04 am
halostendap
(@halostendap)
William Wallace

filmin biçim ve içeriği birbiriyle uyumlu olduğunda seyirci karşısında bir sanat eseri varmış gibi bir hisle izliyor ve filmi başarılı buluyor, bizim de dikkat edeceğimiz husus bu olmalı diye düşünüyorum. bunu nasıl sağlayabileceğimiz kişinin bilgisi tecrübesi ve yeteneğiyle alakalı sanırım, kolay olduğunu düşünmüyorum 🙂

insta https://www.instagram.com/morehalityalcin

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/06/2014 1:39 pm
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

sabit fikirli bir adamım kızmayın ama dedigim dedik gibi yine araştırmaya devam ediyorum
tesadüf eseri google nın görseller kısmında resim yükleyip aynısı yada benzerlerini bulan bir algoritması var ona denk geldim
bi kaç resim yükleyerek çıkan sonuçları analiz etmeye çalıştım..anladıgım şey google teknik olarak resmin edge.histogram tone degerleri gibi karşılaştırmalar yaparak listeliyor. sonuçlar ise ilginç geldi
facede profil fotografını yükledim yüzümdeki anlatmak istedigim ifadeye yakın fotograflar hatta vermek istedigim pozdan daha iyilerini görüntüledi..
benim demek istedigim konu ise çok basit bakalım derinlemesine girmeden.
bi çizgi filmin müzigini oluşturması gibi.
google oraya bir müzik o müzigin resmini çıkarması gibi bişey aslında.
edebiyatın matematikle
sanatın matematikle
sinematgrafinin matematikle ilişkisini yada sinemanın diger elemanlarının matemetikle ilişkisi ele almak,yanlış yaklaşım olmaz diye düşünüyorum.

Anahtar kelimeler :
Altın Oran, Kaos, Fraktal, Simetri
recursive-algoritma
karakteristik timeline
LINGUISTIC (fluency in English, good intonation and pronunciation, body language and mimicking).
ARTISTIC (creativity, picture framing, shooting of a film).
ITC (information processing, video editing programmes, text processors, communicative tools).
LEARNING TO LEARN (curiosity, strategy planning, collaborative teamwork).
SELF INITIATIVE (decision making, personal involving, respect for others, negociating, criticising),

CevapAlıntı
Başlığı açan Gönderildi : 23/06/2014 3:56 pm
Fulgura
(@fulgura)
Godfather

Bence aynı sorunla karşı karşıyayız: Kurallar hayattan mı çıkar yoksa kuralları saptayıp hayatı biçimlendirebilir miyiz?

Yani sanatın formülünü bulsak (ki Fibonacciler, altın oranlar vb) bunları kullanarak sanat yapabilir miyiz? Sonuçta görünen o ki aslında kurallar, ilkeler hayata bakıp türetilen şeyler. İyi bir tragedyanın nasıl olması gerektiğini ilk söyleyen Aristo bunları yazılmış eserlere bakarak çıkarmıştı. Oysa ondan sonra tragedya yazanlar hep Aristo'nun (ve daha sonra da Hegel'in ve de Nietzsche'nin) kuramını esas alarak tragedya yazmaya kalktılar. Şimdi biz de güzel olanın yani estetiğin kurallarını tam keşfedersek (ki akstan, 30 derece kuralından, 25p çekimden bahsederken aslında bunu yapıyoruz) bunları kullanarak yapacaklarımız da güzel olacak mıdır?

İstediğiniz tüm ilişkileri kusursuza yakın derecede saptasanız ve sayısal ya da diğer nicel yöntemlerle ifade etseniz bile, bu ilişkileri otomatize edecek yöntemlerle ortaya güzel filmler koyabilr miyiz? Bunu zaten yapıyoruz. Sanat fakülteleri, film okulları, senaryo kursları vb hepsi o güne dek bulunmuş ve "işe yarayan" kuralların satışını ya da öğretimini yaparlar. Sonuç: Çıkanların hepsi yani kuralları öğrenenlerin hepsinin yaptıkları güzel olmaz. Bunun nedeni de kuralı bilmemek ya da hatalı kullanmak değildir. Olmuyor işte. Aksine, siz kuralı öğrenirken, o evrensel, varoluşsal, ebedi ya da arketipal ilkeleri zaptetmeye çalışırken o kural geçersiz hale geliveriyor. Biri aksini yapıyor, hem de çok güzel yapıyor. Sanat bile esasen artık "güzel"in peşinde değil. Pis olanla da sanat yapabiliyorsun. Atonal müzik diye bir şey var.

Bu arayışın yararlı olabileceğini düşünsem de, sonucu konusunda son derece şüpheliyim. Aradığınız ilişki ve anlamları kuracak bir yazılım geliştirilebilir ki zaten bu alanda yani sinema prodüksiyonu organizasyonuna yönelik özel yazılımlar mevcut. Benim bulunduğum projelerde Microsot Project vb kullananlar vardı. Siz bunun sanatsal boyutunu da işiin içine dahil edecek bir yapay zeka uygulaması peşindesiniz. Yani sinematik üretim sürecini tam olarak modellemeye çalışıyorsunuz. Bu süreçte kısmi başarı elde edilebilir ama işin sanatsal boyutunun modellenmesinin tam olarak mümkün olamayacağını düşünüyorum. Tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz ve adı üzerinde bile hemfikir olamadığımız bir şeyin modellenmesi hep eksik olacaktır.

Yine de kolay gele...

Sinema hem bir hastalık hem de tedavisinin ortak adıdır.

Sorularınızı özel mesaj yerine forum üzerinden herkese açık sormanızı rica ediyorum.

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/06/2014 7:08 pm
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Şimdi sorulan soruyu daha iyi anladım. Fulgura esasında ana hatlara değinmiş. Böyle bir model ortaya çıkarabilmek için verdiği hegel ve Nietzsche referansları gayet yerinde. Sorunuz aslında şu, iyi/doğru/güzel filmin bilgisine nasıl erişebiliriz. En kolayından başlayın. (Bence en kolayı) Kant'tan. Hoşunuza giden filmleri izleyin. Onların arasında bütün bu saydığınız aşamalara yönelik ana eğilimler yakalayın. Ortak özellikler çıkartın. Bu "ideal tip" olacaktır. Fakat söylediğiniz gibi bir şey bulabilmek mümkün değil. Çünkü sizin istediğiniz cevap "pozitivist" bir cevap ki onun da defteri çoktan dürüldü kapandı. Küçük ölçekli alanlarda geçerli bir metod sadece. x verirsen y hissi canlanır gibi metodlar daha sinemanın başlangıcında özellikle Sovyet estetiğinde denenmiş, Pavlov etkisinde deneyler olarak kaldı. İş estetiğe girince, cevap felsefi bir cevap. Dolayısıyla ilk yazdığım mesaja geri dönmek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla illa matematiksel bir şey ise aradığınız matematiğin felsefeyle olan ilişkisine dair bir şey okumalısınız. Benim anladığım matematiğin pozitivist felsefeyle olan kısmı üzerinden cevaplar üretmeye çalışıyorsunuz ama matematik sadece pozitivist felsefeyle ilişkili bir şey değil. Eğer o noktada kalırsanız küçük ölçekli cevaplar verebilirsiniz. Ki bu da altın oran vs. gibi şeyler.

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/06/2014 8:52 pm
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

Fulgura ve kezzap çok güzel yorumlar ama bir nokta sıkıntı var oda şu
Altın oran yazan satır kopyala yapıştır ile gelmiş farketmedim yine başka bi konu üzerinde araştırmalarımda anahtar kelimemdi yani altın oranın burda şuan bi alakası yok
yine bahsettiginiz gibi bir model oluşturmaya çalışıyorum fakat bu model sizin anladıgınız gibi ideal altın orana baglı bir ilişki agı oluşturmucak.
o sahnenin kontrolü yine yönetmende...yönetmenin istedigi sahne elemanın parametreleri ile oynadıgında,kadrajda görünen diger elemanların aralarındaki bagların kendi özelliklerine göre reaksiyon göstermesini istiyorum

şöyle basit bir örnek : yönetmen ışıgın rengini veya değerine göre kameranın hareket yönü, hareket hızı gibi değerler aralarındaki baglara göre tepki göstermesini istiyorum aralarındaki bu tepki oluşturmak için bir illa sayısal bir arayışta degilim sadece bu bagları normal yönetmen gibi. ellede yapsam yeter sadece kagıt üzerinde eksikleri görmek yada oluşak duygu aksını tanımlayabilmek için önemli diye düşüyorum. bu sadece kamera ve ışık arasındaki bir ilişkiyi örnek gösterdim tabi ki.. sinemanın tüm elemanları arasında tepkimelerin nasıl bir sonuç verecek çok merak ediyorum..asılda sonu bilmedigim bir şeyle uğraşmak gibi bişey kafamda bişeyler oluştukca mutlu oluyorum..:)

CevapAlıntı
Başlığı açan Gönderildi : 23/06/2014 11:15 pm
Fulgura
(@fulgura)
Godfather

Örnek verdiğin cümleni anlayamadım.

Aradığın şeyi iki değişik türden yorumlayarak iki sonuca ulaşıyorum.

1. Pratik anlamda: Senin istediğin bir film çekim sürecini başta görsel olarak tasarlamanı sağlayacak bir şey. Buna benzer bir şey var: FrameForge Previz. Kameradan ışığa kadar her şeyi bilgisayarda modelleyebiliyor, alan derinliğini hesaplatabiliyor ve hatta ıyuncuların etraflarındaki nesnelerle olan ilişiklerini dahi seçebiliyor ya da kendin belirleyebiliyorsun. Örneğin bir adamı bir sandalyenin yanına getirince ortaya bir "relationship" çıkıyor ve program adamı otomatikman oturtuyor. Sen ek olarak istersen bacak bacak üstüne atma vb şeyler belirleyebiliyor ya da hazır olanlar dışında özgün ilişkiler tanımlayabilişyoırsun. Işık dahi olabildiğince gerçeğine yakın olarak modellenmeye çalışılmış. Aklına gelen hemen herşeyi ya sana sunulanlar arasından seçiyor ya da kendin modelliyorsun. Ben kullanıyorum.

2. Felsefi ve sanatsal anlamda: Bunu bir önceki mesajımda cevapladım. Bunun modellemesinin mümkün olacağını sanmıyorum. Modellemenin mümkün olması o işin artık sanatsal ve estetik sınırları dışında kalması ile eşanlamlıdır diye düşünüyorum hatta.

Naçizane görüşüm budur...

Sinema hem bir hastalık hem de tedavisinin ortak adıdır.

Sorularınızı özel mesaj yerine forum üzerinden herkese açık sormanızı rica ediyorum.

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/06/2014 11:28 pm
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

örnegi değiştereyim. bir programı yada yazılımsal olarak bakmayalım öyle anlatınca karışıyor

sen yönetmensin bir plan çekeceksin
elinde bir tane ışık olsun
bir tane kamera
ve yatagında oturmuş başını dizlerinin arasında almış aglayan bir kız çocugu çekelim atıyorum.

ben planı mesele şöyle çekerim kız çocugunun solunda yukardan pencereden vuruyormuş gibi sol yanagına ışık vurur..kamerada sol gözünden akan bir damla gözyaşını çekeçek şekilde yakın plan çekerim..

şimdi asıl yere geldim... tutki ben bu planda geniş açı çekmek istedim odayı kızın oturdugu yatagı komple aldım.
ışıgın nasıl kullanırsam biraz önceki çektigim plandaki gibi estetigi yakalabilirim?
sahnede neyi değiştirsem değiştireyim aynı estetigi yakalamak istiyorum
böyle bişey mümkün mü?

ben işin sanatsal felsefi yönünü araştırıyorum zaten asıl ben burda çözümleyemedim
edit yukarda belirtigin programlar bunu çözebilirmi kullanmadım
aşagıdaki siteyi çok beğendim incelemenizi öneririm..
http://www.gokhanyorgancigil.com/?p=1503

CevapAlıntı
Başlığı açan Gönderildi : 23/06/2014 11:56 pm
Fulgura
(@fulgura)
Godfather

... evet mümkün... işte ona "sinema sanatı" deniyor. Ama her yönetmenin her sanatçının yapışı farklı ve bunu modelleme ile çözemezsin.

Diğer sorunun cevabı da aynı şekilde kısmen evet. Sen Frameforge ya da diğer bir modelleme yazılımı ile o istediğin özelliği sabit tutacak şekilde diğer unsurları ekleyip çıkarabilir ve planına etkilerini canlı olarak izleyebilirsin. Ama bu işin teknik kısmı. Yani o etkiyi oluşturan şeyleri önce yönetmen, sonra da görüntü yönetmeni aslında kendileri oluştururlar. Hatta bunun için harici modellemeye gerek de yok. En güzel modelleyici/simülatör insan beyni. Sonuçta ister film yönetmeni olsun, ister heykeltraş, hepsi sonuçta ortaya koyacağı eseri en başta kafada bitirmiş olarak işe girişiyorlar. Belirttiğin örnekteki durumda da yönetmen ya da görüntü yönetmeni o etkiyi elde edinceye dek ışık ekler, olmaz battaniye ile fazlasını alır, yine olmaz, çıkar pencere dışından ışık vurdurur, yine istediği olmaz, gider kızın yüzündeki makyajı değiştirir ki o bir damlacık kendi istediği hızla ve istediği yönde aksın. Bu ancak kafasındaki planda vardır. Bu nedenle geleneksel yönetmenler bazen stroyboard dahi kullanmazlar ya da onu sadece set ekibine yardımcı olsun diye bir ara-araç olarak kullanırlar. Yoksa hem o sahne hem de tüm film aslında kafada bitmiştir.

Sana önerim, bu türden bir modelleme peşine düşmek yerine bunu zaten yapan insan zekası ve sanatsal yeteneğinin peşine düş ve sonra bunun kendindeki halini geliştirmeye çalış. Büyük yönetmen ve görüntü yönetmenlerinin hayat ve tekniklerini ve hatta röportajlarını oku. Fİlmlerini incele. Bir tek sahnede ortaya konmaya çalışılan şeyin arkasında yatan inanılmaz teknik ve yaratıcı vizyonu bir filmi izlerken görünce ne demek istediğimi anlayacaksın. Bir filmi, onu ortaya çıkaran tüm yaratıcı süreçleri farkedebilirsen tam olarak anlayabilirsin. Bunu görmeye başlamadan yapmaya kalkmak olanaksızdır.

Sinema hem bir hastalık hem de tedavisinin ortak adıdır.

Sorularınızı özel mesaj yerine forum üzerinden herkese açık sormanızı rica ediyorum.

CevapAlıntı
Gönderildi : 24/06/2014 12:25 am
Fulgura
(@fulgura)
Godfather

Mesajına yaptığın ekte verdiiğin linke baktım. Burada anlatılanlar daha çok olay kurgusu, anlatı yapısı ile ilgili. Yani görsel teknik değil öykü üzerine olan yaklaşımlar ve yazarın yaklaşımına kabaca yapısalcı denebilir. Tek yaklaşım bu değil elbette ama senin beklentilerin de esasen yapısalcı olduğu için bu doğrultuda ilerlemen normal. Sen de film denen şeyi dolaylı da olsa "onu oluşturan sabit öğeler ve aralarındaki ilişkiler" şeklinde tanımlıyorsun. Günümüzde daha geçerli olan yaklaşımlar var ve her ne kadar bunların isimlerini anmayı sevmesem de (postmodern veya kuantum vb) aslında yapısalcı dönemin sonunu niteledikleri için hak vermiyor da değilim. Bir eseri "onu oluşturan ve net olarak tanımlanabilir unsurlar bütünü" olarak görmek bence artık mümkün değil.

Dramatik yapıyı modelleyen yazılımlar da var ama bunlar daha çok roman ya da senaryo yazarlarının öykülerini yazarken belli bir anahat üzerinden gitmesini sağlayan, karakterlerin tanımlanması ve aralarındaki ilişkilerin kaybolmaması için alınan notlar şeklindeki yazılımlar. Olayının tamamını kurgulatan bir yazılım yok.

Sinema hem bir hastalık hem de tedavisinin ortak adıdır.

Sorularınızı özel mesaj yerine forum üzerinden herkese açık sormanızı rica ediyorum.

CevapAlıntı
Gönderildi : 24/06/2014 1:30 pm
msaricay
(@msaricay)
Mad Max

önce temize çekeyeyim....
sinema elemanları arasındaki ilişkiyi inceliyoruz...

kameraman ile sanat yönetmeni
ışıkçı ile sanat yönetmeni
sanat yönetmeni ile yönetmen
yönetmen ile senarist(yada senaryo arasındaki)
vs vs gibi
arasındaki ilişkiler... bu ilişkiler kişilerin estetik ve sinematik bakış acılarına göre esnektirler...
en son kararı yine yönetmen verir yani ilişkiyi yönetmen kararlaştırır..ama fikir sanat yönetmeninden yada kameramandan gelmiş olabilir..yani aslında kameranın fikrini yönetmen onaylıyor
kameramanın verdigi açı objektif gibi seçimler
ışık oyuncu ve diger elemanlar arasında değişime neden oluyor.

buraya kadar yanlışlık varmı?

Edit: bunu neden yazdım siz daha önce belirtmiştiniz...yönetmen oyuncu sanat yönetmeni senaryo okur kafasında çeker gelir diye..

CevapAlıntı
Başlığı açan Gönderildi : 24/06/2014 3:04 pm
Sayfa 1 / 4
Paylaş: