Bildirimler
Tümünü temizle

Yeni siteye ilk kez gelen eski üyelerin, giriş yapabilmek için şifrelerini sıfırlamaları gerekiyor.

Şifre sıfırlamak için buraya tıklayın

[Sabit] Blackmagic Pocket Cinema Camera / BMPCC4K-6K

Sayfa 129 / 129
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Ben senin deneyimine güvenirim, ama blackmagic’in alanda sorun çıkarmadığını söyleyen nadir insanlardansın.  Neyse, zaten konu bu değil. Gülü seven dikenine katlanır demişsin, tam olarak durum bu. Dikenine katlanmak istemeyen de diğer çiçeklere yönelecek haliyle. Öte yandan da verdiğin bilgi çok değerli ben yıllarca kullandım hiç öyle temizleme falan yapmadım, ama mesela bunun daha yaygın bilinen bir uyarısını yapmalı bu firma.

CevapAlıntı
Gönderildi : 05/03/2021 11:33 am
Cem123
(@cem123)
Mad Max
Gönderen: @kezzap

Bilmiyorum, incelemedim.

Ama GH5'in çıkış tarihi 3 sene önce.
XT4 ancak 2020'de benzer özelliklere sahip bir kamera olarak karşımıza çıktı. Bu da fiyat farkını beraberinde getiriyor. GH5'in 0 fiyatı 1200-1300€ bandında, XT-4 1800€.
Daha iyi olabilir, ama öldürdü demek biraz fazla olur.

Tesadüfen bu eski yazını fark ettim. Sen Almanya fiyatlarını belirttin sanırım. ABD fiyatları çok farklı. XT-4 an itibariyle body olarak 1.700 $, GH5 1.600 $, GH5-S ise 2.100 $.

Asıl Türkiye'de durum çok garip. Sıfır XT-4 fiyatıyla (yine body olarak konuşuyorum) temiz ikinci el GH5 ya da GH5-S fiyatları neredeyse aynı. İnanmayanlar sahibinden.com ve Hayyam piyasasını araştırabilir. Türkiye'de bu arada GH5-S, GH5'in üstü olarak değil, alternatifi olarak anılıyor piyasada. Birinde olan diğerinde yok vs.

En ilginci de Sony a6600 ABD'de, XT-4'ün 300 $ altına satılırken, Türkiye'de 500-750 TL üstüne satılıyor. Baktığında XT-4 hem daha üstün hem de daha popüler bir makine ülkemde; ama daha ucuz.

Fuji son 2 senedir, Türkiye'de bugüne kadar hiçbir markanın yürütmediği kampanyaları yürüterek pazar kapmaya çalışıyor. YouTube'da izlenen/bilinen bütün reklamcı/fotoğrafçılara reklam/makine veriyorlar, ürünlerini sadece Fuji Türkiye mağazasında sattırıyorlar ve fiyatları rakip marka/modellere göre çok uygun tutuyorlar vs.

Panasonic'in ise Türkiye pazarı resmen umurunda değil. Türk fotoğrafçısı/videografçısı bağrına basmışken halbuki.

O yüzden XT-4'ün hiçbir şekilde GH5'i öldürebileceği bir durum yok, farklı amaçlara hizmet eden, farklı kulvarda, denk fiyatta/değerde makineler. Konu endüstriyel/ticari video çekmekse, soracağımız üç profesyonelden ikisi GH5'i, XT-4'e tercih eder.

Bu arada unutmadan, bu Color Science dedikleri, markaların makinelerine yansıttıkları renk yorumları, renkleri algılayış şekilleri de tamamen içi boş bir romantizm. "Ama Fuji'nin renkleri şöyle güzel" diyenler için söylüyorum, Fuji, baba ocağı olan fotoğraf baskısı pazarını EPSON'a kaptırdı seneler önce. Fuji baskı makinelerini bile EPSON üretiyor artık. Hani bu adamlar renk yönetiminin uzmanıydı? Fuji değerli bir fotoğraf devi, ama miladı doldu; Kodak, Agfa ya da Olympus gibi olmamak için çok çırpınıyor ama ne kadar az karşı koyarsa o kadar hızlı ve acısız olacak sonu. İki tane inovatif model çıkarıp, gelişmekte olan birkaç ülkede fiyat/performans algısı yaratıp best seller olup, piyasanın kurallarını sil baştan yazamazlar. Bunun bir benzerini geçenlerde sanırsam yine bu başlıkta konuştuk, Blackmagic Pocket hakkındaydı.

CevapAlıntı
Gönderildi : 19/03/2021 6:46 pm
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Ben 1350 €'ya almıştım, hala öyle. Türkiye'de GH5 bulmak zor sanıyorum, o nedenledir. GH5s 1800€ burada. Üst model değil gerçekten de GH5s, yani ne istediğine bağlı olarak değişir. Örneğin GH5s'te IBIS yok, GH5 megapiksel olarak daha fazla GH5s'e göre, bu fotoğraf için avantaj, ama düşük ışık için dezavantaj. Hangisini önceliyorsan ona göre değişir. Yani aralarında bir üstünlük yok.

GH5'te bir bağrına basma durumu var mı cidden? Ben Türkiye'de yoğun bir kullanıcı yok diye biliyorum. Ama yanılıyor da olabilirim. Burada piyasa çoğunlukla sony'ci. Bizim şirket ve şirkette çalışan tipler sadece Sony kullanıyorlar.  

Fuji'nin renkleri güzel denilen şey ile kastın ne olduğunu bilmiyorum, ama Eterna diye bir profil var, evet güzel, ama o profil aslında bir LUT bildiğim kadarıyla, Premiere'de de hazır olarak geliyor.  Aynısı mı bilmiyorum ama. Fuji kullananlar söylesinler fikirlerini. Ben uzağım o kameraya, hiç kullanmadım. 

CevapAlıntı
Gönderildi : 20/03/2021 6:07 pm
Cem123
(@cem123)
Mad Max
Gönderen: @kezzap

GH5'te bir bağrına basma durumu var mı cidden? Ben Türkiye'de yoğun bir kullanıcı yok diye biliyorum. Ama yanılıyor da olabilirim. Burada piyasa çoğunlukla sony'ci. Bizim şirket ve şirkette çalışan tipler sadece Sony kullanıyorlar.  

Türkiye'de sektörün içinde olup da tanıdığım üç kişiden biri Panasonic kullanıyor, benim çevrem piyasanın genelini temsil etmiyor olabilir. Sony de çok yaygınlaştı. Son bir-iki yıldır en çok satılan ürünler Fujifilm'in Türkiye'de. Canon ve Nikon satışlarında ciddi düşme var. Bu bilgileri dükkana düzenli gelen tedarikçilerden alıyorum, "işler nasıl, Sirkeci piyasası nasıl" muhabbeti yaptığımızdan. Senin eskiden kullandığın meşhur EOS Rebel'in yenisi gelmiş mesela Hayyam'daki bazı dükkanlara, 850D diye geçiyor, fiyatı da çok uygunmuş ama neredeyse hiç satılmamış. 

 

CevapAlıntı
Gönderildi : 20/03/2021 7:05 pm
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Canon'un satılmaması normal. Geride kaldı pek çok özelliğiyle. İyi ürünleri de pahalı. Fuji de dediğin gibi iyi reklam yaptı, onun etkisi büyük olasılıkla. Bir de fiyat performans olarak diğerlerine oranla daha başarılı sanıyorum, her ne kadar fiyatları bilmesem de söylediklerinden çıkarımım bu. 

Ben insanların ne zaman kamera tartışmayı bırakacaklarını ve ışığa yöneleceklerini merak ediyorum hala. Belli ki oraya daha çok yolumuz var, Türkiye'de satış yapan ışık ürünlerine bakıyorum, dünyanın çok ama çok gerisindeyiz bu konuda.  

CevapAlıntı
Gönderildi : 20/03/2021 8:35 pm
reznovrun
(@reznovrun)
Mad Max

Fuji, xt4 ilk çıktığında 10 bin liraya gövde 13 civarı güzel kitler satıyordu. Bu fiyatlarayken benim de aklım kayıyordu epey. 10 bit yüzünden. Sonra araştırdıkça tiksinti geldi Fuji sarısından. Sonra Koray Birand'ın çok faydası oldu xt4'e. Bütün influencerlar xt4'e boğuldu. Fiyat uygunluğu da artı olunca herkes aldı. Alanlar arttıkça fiyatlar yukarı çekildi usul usul.

Benim çevrem full Sony'ci. Videocuların çoğu da Sony'ci. Panasonic çok az görüyorum. Sırf diğer kameralarla rahat rahat match edebilmek için, uğraşmamak için bile Sony'de kalmayı mantıklı buluyorum. Çünkü çoğu işte hala standart profil çekip geçiyoruz. Sadece klip çekiyor olsaydım direkt Panasonic'e atlardım mesela.

Benim burada en çok mesaj yazdığım başlık ışık başlığı. Cevap veren bile olmuyordu o mesajlara. Tabi bundan kastım şu; ben ışıklara değer veren sayısının çok fazla olacağını düşünmüyorum. Çünkü bizim seviyemizde iş yapan insanlar ya düğün fotoğrafı, videosu yapıyor ya ufak seviye tanıtım filmi yapıyor ya bi etkinlik vesaire çekiyor. Bu adamların ışıkla ilgisi en fazla tepe ışığı seviyesinde, küçük bi led yahut bi tane tepe flaşı alıp geçiyor.

Müzik videosu yapan kesim zaten ışığın kıymetini biliyor, filmci biliyor. Yeni başlayan kesim de bi şeyler öğrendikçe ışığın kıymetini anlıyor. Işıkla uğraşması da çok zevkli. Ama dünyanın gerisinde olduğumuz kısmına katılmıyorum. Youtube'a baktığımızda en çok kamera videoları izleniyor. Işık incelemeleri 20 bin izlenmeyi geçen öpüp başına koyuyor. Nedeni dediğim gibi görece daha kompleks iş yapanların sayısı daha az.

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/03/2021 1:39 am
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Yok benim demek istediğim markette çok fazla ışık seçeneğinin, ışık yapım araç gerecinin olmaması aslında. Ya da ben bilmiyorumdur. Ortada yoğun bir talep yok sanki yanılıyor muyum? Belki de değişmiştir.

Ülkede özellikle son dönemlerde çok iyi görüntü yönetimleri görüyorum ben de. Ama bu işle yaratıcı düzeyde ilgilenen insanların ışık konusundaki ilgisinin de, sınırlı olduğunu düşünüyorum. Yani evet sen yazıyorsun ışık başlığına, ben her seferinde bir şeyler buldukça getiriyorum, ama ne bileyim şurada dönüp dolaşıp kamera konuştuğumuz yerde, çoktan farklı ışık markalarını, ışık ürünlerini konuşmamız gerekiyor diye düşünüyorum ve yurt dışında buna ilgi daha çok benim gözlemlediğim. Zamanla olacaktır belki de. Elbette kameraya olan ilgiyle oranladığında yurt dışında da insanlar kameraya daha ilgili, bu kaçınılmaz, her zaman da böyle olacak, çünkü kompleks işlerle uğraşanların sayısıyla ilgili bu senin dediğin gibi. Ama benim gördüğüm Türkiye'de kompleks işlerle uğraşanların da ışık meselesini geri planda tuttukları. Dediğim gibi uzağım, belki ben yanlış görüyorumdur. İşler değişmiştir. Ve yineliyorum, en üst seviyenin dünyayla pek farkı yok, ama beni ilgilendiren orta segment, düşük segment, biz bu aşamada gerideyiz. Yanılıyor olabilirim de dediğim gibi 3 yıldır yurtdışında yaşıyorum. Belki değişmiştir işler. 

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/03/2021 2:12 am
Cem123
(@cem123)
Mad Max
Gönderen: @reznovrun

Fuji, xt4 ilk çıktığında 10 bin liraya gövde 13 civarı güzel kitler satıyordu. Bu fiyatlarayken benim de aklım kayıyordu epey. 10 bit yüzünden. Sonra araştırdıkça tiksinti geldi Fuji sarısından. Sonra Koray Birand'ın çok faydası oldu xt4'e. Bütün influencerlar xt4'e boğuldu. Fiyat uygunluğu da artı olunca herkes aldı. Alanlar arttıkça fiyatlar yukarı çekildi usul usul.

Benim çevrem full Sony'ci. Videocuların çoğu da Sony'ci. Panasonic çok az görüyorum. Sırf diğer kameralarla rahat rahat match edebilmek için, uğraşmamak için bile Sony'de kalmayı mantıklı buluyorum. Çünkü çoğu işte hala standart profil çekip geçiyoruz. Sadece klip çekiyor olsaydım direkt Panasonic'e atlardım mesela.

Benim burada en çok mesaj yazdığım başlık ışık başlığı. Cevap veren bile olmuyordu o mesajlara. Tabi bundan kastım şu; ben ışıklara değer veren sayısının çok fazla olacağını düşünmüyorum. Çünkü bizim seviyemizde iş yapan insanlar ya düğün fotoğrafı, videosu yapıyor ya ufak seviye tanıtım filmi yapıyor ya bi etkinlik vesaire çekiyor. Bu adamların ışıkla ilgisi en fazla tepe ışığı seviyesinde, küçük bi led yahut bi tane tepe flaşı alıp geçiyor.

Müzik videosu yapan kesim zaten ışığın kıymetini biliyor, filmci biliyor. Yeni başlayan kesim de bi şeyler öğrendikçe ışığın kıymetini anlıyor. Işıkla uğraşması da çok zevkli. Ama dünyanın gerisinde olduğumuz kısmına katılmıyorum. Youtube'a baktığımızda en çok kamera videoları izleniyor. Işık incelemeleri 20 bin izlenmeyi geçen öpüp başına koyuyor. Nedeni dediğim gibi görece daha kompleks iş yapanların sayısı daha az.

XT-4 Gövde 13.000 TL şuan.

Koray Birand ve İlker Canikligil gibi bu konularda en çok izlenen kişiler Fujifilm reklamı yaptılar. 

Türkiye'de ışık kullanımı insanlara hem zor hem de maliyetli geliyor. Düşük bütçeli küçük ticari işlerde (düğün, tanıtım...) müşterinin "olmasa da olur, bütçeyi oradan kısalım" dediği bir kalem ışık/ışıkçı. 

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/03/2021 10:48 am
Cem123
(@cem123)
Mad Max
Gönderen: @kezzap

Yok benim demek istediğim markette çok fazla ışık seçeneğinin, ışık yapım araç gerecinin olmaması aslında. Ya da ben bilmiyorumdur. Ortada yoğun bir talep yok sanki yanılıyor muyum? Belki de değişmiştir.

Ülkede özellikle son dönemlerde çok iyi görüntü yönetimleri görüyorum ben de. Ama bu işle yaratıcı düzeyde ilgilenen insanların ışık konusundaki ilgisinin de, sınırlı olduğunu düşünüyorum. Yani evet sen yazıyorsun ışık başlığına, ben her seferinde bir şeyler buldukça getiriyorum, ama ne bileyim şurada dönüp dolaşıp kamera konuştuğumuz yerde, çoktan farklı ışık markalarını, ışık ürünlerini konuşmamız gerekiyor diye düşünüyorum ve yurt dışında buna ilgi daha çok benim gözlemlediğim. Zamanla olacaktır belki de. Elbette kameraya olan ilgiyle oranladığında yurt dışında da insanlar kameraya daha ilgili, bu kaçınılmaz, her zaman da böyle olacak, çünkü kompleks işlerle uğraşanların sayısıyla ilgili bu senin dediğin gibi. Ama benim gördüğüm Türkiye'de kompleks işlerle uğraşanların da ışık meselesini geri planda tuttukları. Dediğim gibi uzağım, belki ben yanlış görüyorumdur. İşler değişmiştir. Ve yineliyorum, en üst seviyenin dünyayla pek farkı yok, ama beni ilgilendiren orta segment, düşük segment, biz bu aşamada gerideyiz. Yanılıyor olabilirim de dediğim gibi 3 yıldır yurtdışında yaşıyorum. Belki değişmiştir işler. 

Türkiye'de sektörün kalbi Sirkeci ve Hayyam Çarşısı. Gittiğinizde vitrinlerde, teşhirlerde hep gövde ve lens var. İçerilere girdiğinizde de ışık adına çok fazla bir ekipman gözlemleyemezsiniz. Benim bildiğim kadarıyla sadece ışık üzerine iki tane köklü/bilinen dükkan kaldı. Bu dükkanlardan biri Türkiye'ye ilk Elinchrom ve Godox ürünlerini getirdi zamanında; sahibi ışık konusunda duayendir sektörde. Ama sadece bilen bilir, sorsanız çoğu insanın haberi yoktur bu dükkanlardan. Çok basit iki temel sorun var.

1) Bütçe: Tek kameraman/görüntü yönetmeni/fotoğrafçı ile iş çözme alışkanlığı (Hem hizmet veren hem hizmet alan bunu istiyor).

2) Kolaya Kaçma/Bilgisizlik: Mükemmel bir gövde+lens kombinasyonu elde edeyim, başka bir ekipmana gerek kalmasın.

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/03/2021 11:05 am
Cem123
(@cem123)
Mad Max

Blackmagic başlığını mahvettiğimin farkındayım ama bir şey daha eklemek istiyorum.

Malum 3-4 tane büyük internet mağazası da var Türkiye'de. Fotoğraf ve video adına her ürün mevcut. Herhangi birinin "Işık" menüsüne girdiğinizde fotoğrafçılık için flaşlar, video için sabit/sürekli ışıklar ve bazı fotoğraf/video ışık aksesuarları dışında gerçekten satılan bir ürün yok. Başka bir başlıkta Cutter isimli ürün hakkında konuşmuştuk, ışığı kesmek için kullanılan, Türkiye'de olmadığından bahsetmiştik. Yani bizim görüntü yönetimi kültürümüzde, sadece talep olarak değil, arz olarak da ışığın pek yeri yok. İstisnası mesela pandemi sürecinde patlama yapan ürün çekim çadırları; eğer ışık ekipmanı olarak sayılabileceklerse. E-ticaret patlama yaptı, pandemi yüzünden aylarca stüdyolar kapalı kaldı, bir sürü insan ürünlerini telefonuyla çekip sosyal medyada ve e-ticaret sitelerinde yayınladı vs. Mesela o insanlar eminim çok iyi anlamışlardır ışığın gücünü. 

CevapAlıntı
Gönderildi : 21/03/2021 11:15 am
reznovrun
(@reznovrun)
Mad Max

Blackmagic ile ilgili kalite/güven problemlerinden bahsedilmişti başlıkta,

Şöyle bir video çıktı önüme;

CevapAlıntı
Gönderildi : 24/03/2021 5:57 pm
Cem123
(@cem123)
Mad Max

     Bir laf var ya "bir şey gerçek olamayacak kadar iyiyse, muhtemelen gerçek değildir" diye, o hesap. Bundan yaklaşık bir 10-11 sene önce, birkaç otomobil üreticisi devrim sayılabilecek motorlar ürettiler. Bildiğimiz şehir içi binek araçları, inanılmaz beygir güçleriyle piyasaya sundular. Opel, Volkswagen, Ford, Mazda... Bilenleriniz vardır, bu arabalar peynir ekmek gibi sattı. Çok yenilerdi, prototip diyebileceğimiz teknolojilerdi, fiyatlar da uygundu, millet saldırdı. Standart motor hacimleri için 160 beygirler, 180 beygirler, 200 beygirler havalarda uçuştu. İnsanlar çok alınabilir fiyatlara yarış arabası gibi araçlar aldılar. Nereden çok hakimim bu konuya, çünkü ben de o akım eserken bu arabalardan birini aldım. 🙂

     1-2 sene içerisinde istisnasız tüm markaların tüm modellerinde inanılmaz ciddi hatalar ve sorunlar çıkmaya başladı. Şanzımanlar bozuldu, motorlar yandı, mekatronik sıkıntılar çıktı... Kısacası motor teknolojisi ilerlemişti evet, ancak malzemeler, mekanik parçalar bu kadar performansı kaldırmıyordu; arabanın iskeleti, yürüyen aksamı hazır değildi yani bu gelişime. Dolayısıyla bu motorların hepsi üretimden kaldırıldı, makul beygirlere geri getirildi. Aradan seneler geçti, 2021'e geldik, hala teknoloji kaldırmıyor, hala hazır değil, o yüzden gelişen teknolojiyle bir miktar performanslarda güvenilir/sürdürülebilir bir ilerleme kaydedildiyse de o çılgın performanslar hala geri gelemedi. 

     İster araba üret, ister kamera, ister başka bir şey; ürettiğin teknoloji sürekli prototip aşamasında kalıyorsa, sürekli sil baştan yeni bir şey deniyorsan ve ürünlerinin geni oluşmuyorsa, sürekli olarak kusurlu mallar üretirsin. Orijinal Pocket üretildi, yıllarca durup durup Pocket 4K'yı ürettiler. Sonra 6K'yı, sonra 6K Pro'yu... Şimdi de muhtemelen 8K çıkaracaklar o da problemli olacak. Hepsinde sıfırdan farklı kasa, farklı teknoloji. Yahu kardeşim, Pocket 4K mı ürettin iyisiyle kötüsüyle, senin yapman gereken Pocket 4K Mark II'yi üretmek. Sonra Mark III'ü çıkarmak... Sürekli gelişecek ve mükemmelleşecek. Neden dünyanın en çok satan arabası Toyota Corolla? 1960'lı yıllardan beri üretiliyor, artık oturmuş, sıfır sorun çıkarıyor araba. Güveniyorsun.

CevapAlıntı
Gönderildi : 25/03/2021 8:04 am
KEzzAP
(@kezzap)
Godfather Admin

Çok yerin dibine gömdük, haksızlık ediyormuşuz gibi de hissediyorum. O yüzden biraz rahatsız da oldum açıkçası. Bu firma sayesinde belki de şu an diğer firmalarda ulaşmayı hayal edemediğimiz şeylere sahip olduk. Çok yüksek bir yere çıtayı koydular, o çıta biraz çarpık çurpuk olsa da bu gerçek. Blackmagic sayesinde coloristlik yapmaya başladım mesela. Pek çok insan bu kameralar sayesinde profesyonel seviyede işler yapıyor çok cüzzi fiyatlara. Ama işte bizim için söz konusu paralar çok. Özellikle yurtdışında yaşayan biri için alınabilir bir risk bu. 2500 dolar para bizim için büyük yatırım, ama sıradan orta segmentte bir projede kameranın parasını çıkarırsın. Ben o kadar gömdüğüm ilk pocket’ın parasını burada bir projede çıkardım mesela yıllar sonra. Dolayısıyla artısı ve eksisini koyduğunda artısı daha ağır basan, ama diğer markalarla kıyasladığında eksisi de çok olan kameralar bunlar. Belli bir noktada alınabilir bir risk bu. Çoğunluk sorunsuz kullanıyor ama sorun ortalaması diğer kameralara göre yüksek diyelim. En hakkını berecek cümleler bu benim nezdimde kurulabilecek.

CevapAlıntı
Gönderildi : 26/03/2021 1:08 pm
Cem123
(@cem123)
Mad Max

Hayatımda elime dahi almadığım, bizzat tecrübe edip kullanmadığım bir ürün hakkında yorum yapmam zaten çok yanlış. Ben aslında daha çok konuya felsefik bir bakış açışı, firmanın vizyonuna ve pazarlama stratejisine eleştiri getirmek istedim. Belki elime alsam bir kere, üzerimde Pocket 4K yazan T-shirt ile gezecek kadar yavşak çıkarım kim bilir. 🙂 Sonuç olarak ben biraz endüstriyel kapasitesi yönünden baktım. Serbest olsam, bana iş veren müşteriler yerine ben kendi istediğim, kendime ait işleri(kısa film vs.) hazırlıyor olsam belki hiç düşünmeden tercih ederdim.

CevapAlıntı
Gönderildi : 26/03/2021 2:47 pm
Sayfa 129 / 129
Paylaş: