Sinemanın Ölümü ve Yeni Sanat Formları

Tamam... Daha çok için kavramsal kısmındasın. Tartışmak istiyosun. Gel o zaman.
JeanG
Moderator
Mesajlar: 1511
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: antalya-izmir

Sinemanın Ölümü ve Yeni Sanat Formları

Mesaj gönderen JeanG » 31 Eki 2018 12:02

Başlığı uygun açmaya çalıştım. Bu tartışmayı birçok başlıkta yaptık ve bir başlık üzerinden devam etsin istiyorum. Benim gördüğüm kadarıyla sinemanın ölümünü konuşuyoruz hep ve geleceğin internette olduğunu söylüyoruz. Fakat bu nasıl olacak? Netflix bir belirtiydi bana kalırsa ama iş bununla sınırlı kalmayacak. Google'a sinema öldü yazdığınızda yığınla yönetmenin bununla ilgili fikirleri geliyor karşınıza. Netflix'ten bahsediyorlar ama daha endüstri dışı bir gelecekten söz ediyorlar. sinema öldü ve başka bir şey olarak tekrar doğuyor. filmler ölmüyor. aksine ihtiyaç giderek artıyor.

ilker canikligil bir programında gelecek isviçre çakılarının olacak demişti. bu, hem video film talebi için ve bence hem de sinema filmleri için geçerli olacak. bana öyle geliyor ki küçük yapımlar sipariş edilmeye başlanacak ve yüksek miktarda düşük bütçeli içerik üreten orta boyutlu firmalar türeyecek. bütçe yeni nesil filmmaker'lar ile aşağı çekilebilir durumda artık. yani bizimle. (yazan, yöneten, kurgulayan, renk ve ses tasarımı yapan insanlar) burada tv'nin katlettiği kaliteli içerik ihtiyacının tekrar önemli hale geleceğini düşünüyorum.
forumda hala sürekli olarak sinemaya film koymaktan bahsediyoruz. bu bahsettiğim konuda atılımlardan hiç bahsetmiyoruz.
ne diyorsunuz?

Kullanıcı avatarı
Bağımsız
Alien
Mesajlar: 703
Kayıt: 24 Mar 2015 04:57
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Bağımsız » 31 Eki 2018 15:44



Bu tip tartışmalarda hep aklıma gelir :)

Fikrimi de söyleyeyim, boş yapmış olmayayım: Sinema ölmüyor. Sadece drama dizi konseptınde daha iyi yaşıyor.

JeanG
Moderator
Mesajlar: 1511
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: antalya-izmir

Mesaj gönderen JeanG » 01 Kas 2018 12:04

bence bir gün sana çetrefilli gibi filmler yaptırıp youtube'a koyacak yapımcılar türeyecek.
2. film ne oldu?

Kullanıcı avatarı
Bağımsız
Alien
Mesajlar: 703
Kayıt: 24 Mar 2015 04:57
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Bağımsız » 01 Kas 2018 13:32

Hazırlık aşamasındayız. İki başrol belli oldu, Mayıs'ta spin offlar, Kasım'da yol hikayesi çekilecek. Çetrefilli gibi filmler yaptıracak yapımcıların türemesi için beklemeye gerek yok, var zaten, yaptırdılar geçen sene Cingöz Recai'yi. Ayrıca yapımcıdan medet umma evresini en azından ruhen biraz aşmış durumdayım. Minnet etmiyorum kasaba ki kasabın niyetini de kestiremiyorsun, müdahale oranı ne bilemezsin. Bir de prodüksiyon tasarımı denen bir şey var. Paradan ziyade alışkanlık ve düzenle ortaya çıkar. Yapımcı bu tasarıma doğrudan müdahale etme yetkisi olduğundan her şeyi değiştirebilir. Bu proje özelinde yapımcı aramıyorum pek, yatırımcı ve sponsor için de çok uygun bir proje değil zaten, ileride ne olur bilmiyorum ama bahsedilen bu yapımcıların gelecekte hazır kitlesi olan insanlara boş beleş hikaye giydirerek bir şeyler yapmak yerine sıfırdan, farklı hikayeler yaptırma isteğini nereden alacağını merak ettim. Sence ne sebepler ile fenomenler yerine yeni yetme sinemacılarla çalışma gereksinimi duyacaklar?

halostendap
The Legend
Mesajlar: 4089
Kayıt: 04 Mar 2012 22:41
Meslek: komedyen
Konum: Düzce

Mesaj gönderen halostendap » 01 Kas 2018 13:51

Bağımsız yazdı:
01 Kas 2018 13:32
Sence ne sebepler ile fenomenler yerine yeni yetme sinemacılarla çalışma gereksinimi duyacaklar?
bu olmaz bence Türkiye'de. Dünyayı bilemiyorum :)
eski nickim intercapiller.

Artık instagramdayım| https://www.instagram.com/halitstandup

Kullanıcı avatarı
paul.newman
Dr.Strangelove
Mesajlar: 57
Kayıt: 02 Oca 2018 03:16

Mesaj gönderen paul.newman » 01 Kas 2018 15:29

Netflix gibi platformların sinemaya saldırdığını pek göremiyorum ben. Daha çok televizyondan rol çalıyor gibi. Diziler, belgeseller, stand uplar falan çekici kılıyor playformu. Kendi üretimleri çoğunlukla bunlar yani. Başarılı bir filmlerini hatırlamıyorum... Çekmedikleri ama yayına sundukları filmlerde de bildiğim kadarıyla süre sınırı oluyor. Filmler zaten sinemalarda parayı kaldırdıktan sonra bu platforma geliyorlar. Esas para hala sinemada yani.

Vimeo, Youtube vs. de bence ancak sinema veya dizi sektöründe başarılı olmak isteyenler için endüstriye girebilmeyi kolaylaştırır.

Ben genel olarak abartılı iddialar olduğunu düşünüyorum bu konuda. Sinemayı televizyon öldürmediyse internet de öldürmez.

JeanG
Moderator
Mesajlar: 1511
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: antalya-izmir

Mesaj gönderen JeanG » 01 Kas 2018 17:15

kimse sinema filmleri öldü demiyor arkadaşlar. bu filmlerin gösterildiği uzay-zaman içerisinde fiziksel olarak var olan taştan tuğladan yapılmış, yerlerin işlevini yerine getirmediğini, seyircinin daha önceden buralarda izlediği şeyleri artık internette izlediğini söylüyor. bu taştan tuğladan yapılan yerlerde gösterilmeyen şeyler film-dizi ya da başka bir formda, mesela youtube'daki insanların yaptığı çeşitli formlardaki şeylere dönüşüyor. sinema deneyimi çok pahalı şovlar için varlığını sürdürmeye devam edecek bir mekan (taştan tuğladan yapılan yer) olarak kalacak deniyor. çağın bu denli değişimiyle arz-talep birbirini karşılayacak ve düşük bütçeli dramalar üretim, dağıtım maliyetleri ortadan kalkacağı için sayıca artacaklar ve her zamankinden daha fazla bir tüketim olacak deniyor. video zaten bir patlama yaşıyor. açıklayabildim sanırım.
var mı bağımsız merak ettiğin bir şey, sana açıklama yapmayı seviyorum. :)

Kullanıcı avatarı
paul.newman
Dr.Strangelove
Mesajlar: 57
Kayıt: 02 Oca 2018 03:16

Mesaj gönderen paul.newman » 01 Kas 2018 17:25

Hiç anlaşılmamışım.

Youtube'daki insanların yaptığı çeşitli formlardaki şeyler sinemanın muadili değildir diyorum. İlla bir şeyin yerini alıyorsa televizyon yerini alıyordur diyorum. Videoda yaşanan patlama da büyük oranda televizyonun yerini alan içerikler. Kısa filmler zannettiğiniz gibi büyük bir fenomen değil.

O binalar da önemsizleşiyor, evet. Zannettiğiniz kadar değil. İnternetten önce televizyon, VHS, VCD, DVD diye giden bir süreç var zaten sinema salonunu zayıflatan. İnternet ancak bunun bir devamı olabilir.

Sinema salonunda satılan bir biletten elde edilen karla, bir izlemeyle elde edilen kar bir mi? Büyük kitlelere ulaşacağı bilinen bir film neden direkt internetten yayınlansın? Ancak o üst aşamaya çıkmak istiyorsanız internet bir platform olabilir.

Kullanıcı avatarı
Bağımsız
Alien
Mesajlar: 703
Kayıt: 24 Mar 2015 04:57
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Bağımsız » 01 Kas 2018 18:59

Kümeleşme olacak diyorsun anladığım kadarıyla jeanG. Sinemada pahalı şovlar, televizyonda alışıldık, ülkeye özgü işler, platformlarda yenilikçi diziler, filmler olacak diyorsun. Yapım maliyetlerinin düştüğünü düşündüğün için de yapımcıların videographerlardan film ya da dizi yapmalarını isteyeceklerini varsayıyorsun. Sinema sektöründen önce müzik sektörüne bakmanı tavsiye ederim. Deneyimli sanatçılar hala kendilerine külfet olmasına rağmen deneyimli ve maliyeti yüksek isimlerle çalışmaya devam ediyor. Netflix en iyi dramalarini iyi yönetmenlere emanet ediyor. Netflix'in Türkiye'de iş yapma şekli de bunu gösteriyor. İnsan faktörü her zamanki gibi hesaba katılan ilk şey. Peki bu yapımcılar nereden gelme videographerlardan iş yapmalarını isteyecek? Ne yoldan gidiyor şu anda videographerlar? Madem açıklama yapmayı seviyorsun birkaç soru daha :)

JeanG
Moderator
Mesajlar: 1511
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: antalya-izmir

Mesaj gönderen JeanG » 02 Kas 2018 13:40

şimdi ben videographer demedim. videographer dersen bunun alanını daraltmış olursun. her videographer film çekebilme donanımına sahip değil. birkaç yıldır insanlar youtube'a dizi yapıyorlar. instagrama dizi yapmaya başladılar. nostradamus olmaya gerek yok bu cümleleri kurmak için. diyorsanız ki hiçbir şey değişmeyecek ve biz vizyona film koyup fincher olacağız, nbc olacağız, eyvallah. fakat bu adamlardan olma şansı yok, yaşadığımız ülkede. youtube'dan bahsettiğimde aklınıza fenomen çocuklar geliyor. bu gelse bile yine de bunlar da değişimin bir sonucu.
insanları sinema salonuna sokmanın yolu çok büyük şovlar olacak diyoruz. demek ki bu insanlar internetten film izleyecekler. tr'de çekilen yığınla film vizyona giremiyor. bu filmlerin gösterilmesi ve harcadığını kazanması için alternatif yollar zaten birkaç yıldır deneniyor. onur ünlü filmi dolaştırmıştı mesela, ezel akay bir ara 1 liraya internetten izleme sitesi falan diyordu. zamanla bir şeylerin değişeceği ve değişen gösterim araçlarıyla formların da değişeceği aşıkar değil mi?
sanki yeryüzünde bir tek ben düşünmüşüm de gelmişim burada size gelecekten tebliğ ediyormuşum gibi bir havaya giriyorsunuz. açın bakın insanlar neler diyor.
bu yapımcılar da gökten zembille inmeyecekler. böyle bir sektör doğduğunda küçük yapımcı çarkını döndürmek için böyle filmler yaptıracak diyorum. tabii ki insnlar ömründe üç tane video yapmış adama gidip bize film yap demeyecekler. misal sen zaten bir uzun metrajın prodüktörlüğünü üstlenip ortaya çıkarmışsan, sen gidip bunu dediğinde neden olmasın?
burada senin kendin de bu filmin ve filmlerin prodüktörlüğünü üstlenip bunu satabileceğin alternatif bir mecra yakaladığında sirkülasyona girebilirsin.

Kullanıcı avatarı
paul.newman
Dr.Strangelove
Mesajlar: 57
Kayıt: 02 Oca 2018 03:16

Mesaj gönderen paul.newman » 02 Kas 2018 13:56

JeanG yazdı:
02 Kas 2018 13:40
sanki yeryüzünde bir tek ben düşünmüşüm de gelmişim burada size gelecekten tebliğ ediyormuşum gibi bir havaya giriyorsunuz. açın bakın insanlar neler diyor.

Sadece sizin söylemediğinizi biliyorum. Milyon kere duyduğum şeyleri tekrar edip üzerine küçük eklemeler yapıyorsunuz sadece. Ben bu milyon birinci kez duyduğum şeylerin anti tezini söylüyorum size. Siz ise "insanlar bunu konuşuyo abi ya işte" eksenine geri sokuyorsunuz tartışmayı.

Dizi dediğimiz şey televizyon ürünüdür. Zamanında televizyon bu aracılıkla sinemadan rol çalmıştır. Şimdi internet videoları da büyük ölçüde televizyondan rol çalıyor. Netflix benzeri siteler için uzun metraj film üretmek sürdürülebilir bir mali politika değil. Diziye yoğunlaşırlar. Mantıklı olan bu. Dizi ile uzun süreli abonelikler sağlayabiliyorlar çünkü. Dizi de şu an televizyonun karşıladığı bir konsept.

Uzun metraj filmlerin internette yeterli mali getiri sağlayabileceği bir sistem biliyorsanız, söyleyin onu konuşalım. Saydığınız Onur Ünlü, Ezel Akay vs. projelerini duydum zaten. Gelecek vaad ettiğini düşünmüyorum.

JeanG
Moderator
Mesajlar: 1511
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: antalya-izmir

Mesaj gönderen JeanG » 02 Kas 2018 15:49

siz olayı sadece dizi x film çatışması şeklinde algılıyorsunuz. bu çok kısır bir tartışmaya dönüştü. 1 milyon kişi size aynı şeyleri söyleyip aynı cevapları aldıysa bu tartışma kimseye yeni bir düşünce katmayacak demektir.

Kullanıcı avatarı
paul.newman
Dr.Strangelove
Mesajlar: 57
Kayıt: 02 Oca 2018 03:16

Mesaj gönderen paul.newman » 02 Kas 2018 15:52

Dizi x film çatışması şeklinde algılamıyorum. Televizyon ve sinema kavramlarının temsil ettiklerini tarihsel perspektife yerleştirebildiğim için kavram kargaşasından arındırılmış tartışmalarda bulunabiliyorum.

Bir fikrin, bir gelecek öngörüsünün popüler olmasının, onu doğru kılmadığını da biliyorum. Uçan arabalara binmediğimizi görüyorum.

halostendap
The Legend
Mesajlar: 4089
Kayıt: 04 Mar 2012 22:41
Meslek: komedyen
Konum: Düzce

Mesaj gönderen halostendap » 02 Kas 2018 15:59

Bence film çekmek, albüm çıkarmak kadar kolay bir seviyeye geldiğinde - albüm çıkarmak kolay demiyorum - ancak o zaman albümlerin itunes vb. üzerinden satışı gibi uygulamalar filmler için de mümkün olur ya da insanlar youtube gibi platformlara gösterim başına 3-5 kuruş reklam geliri için filmlerini gönül rahatlığıyla ekleyebilirler.
bu arada zaten bazı uygulamalarla 1 kaç dolar verip filmleri izleyebiliyorsunuz sanırım.
eski nickim intercapiller.

Artık instagramdayım| https://www.instagram.com/halitstandup

Kullanıcı avatarı
spidervis
Moderator
Mesajlar: 956
Kayıt: 02 Oca 2014 02:31
Meslek: Besteci ve ses düzenleyici
Konum: Web
İletişim:

Mesaj gönderen spidervis » 02 Kas 2018 16:04

Ben sinema salonlarının nasıl halen kar ettiklerine şaşırıyorum. Yakın çevrem sadece 3D filmler için gidiyor, onda da malum IMAX olacak ki 3D'nin anlamı olsun. Bu bakımdan ortalık dvd'ler ve internetteki rip versiyonlarla dolmuşken 3D teknolojisi sinemayı kurtardı diye düşünüyordum. Fakat muhtemelen yanlış düşünmüşüm, çünkü geçenlerde okuduğum bir habere göre global bazda 3D izleyicisi azalmış, düşüşe geçmiş. Avatar 2 bile gelse insanlar bu gözlük takıp film izleme etkinliğine doymuş demek ki.

Yeni teknolojiler geliştikçe, sinemalar da format değiştirebilirler. 360 derecelik videolar var malum. Bu şekilde filmler çekilip veya klasikler bu hale getirilip yine insanlara satılabilir. En azından bir süreliğine. Demem o ki, teknoloji ne kadar gelişse de, sinema salonlarının halen yapacak hamleleri var.

JeanG bu konuyu ilk açtığı sıralarda Interaktif videolar gelmişti aklıma. Belki alternatif sanat olacak diye düşünmüştüm ama bence hiç bağlayıcı değil. Hatırlamayanlar için hemen örnek vereyim, https://helloeko.com
Kısaca, video izlerken karakteri biz yönlendirip, yaptığımız seçimlerle hikayenin devamını değiştiriyoruz. Belki böyle bir yenilik pastadan pay alabilir. Ben pek sanmıyorum ama yanılma ihtimalim yüksek.

Ben işin teknoloji boyutunu sıkça takip ediyorum ama çoğu zaman buraya bir şey yazmıyorum. Çünkü dönüp dolaşıp standart 2 boyutlu ekranda izliyoruz her şeyi. Netflix'in underground versiyonu diye ortaya çıkan var, youtube gibi olup amatör filmleri yayınlayacaz diyen var vs. hiçbiri uzun soluklu olmuyor.

Kullanıcı avatarı
paul.newman
Dr.Strangelove
Mesajlar: 57
Kayıt: 02 Oca 2018 03:16

Mesaj gönderen paul.newman » 02 Kas 2018 16:06

halostendap yazdı:
02 Kas 2018 15:59
Bence film çekmek, albüm çıkarmak kadar kolay bir seviyeye geldiğinde - albüm çıkarmak kolay demiyorum - ancak o zaman albümlerin itunes vb. üzerinden satışı gibi uygulamalar filmler için de mümkün olur ya da insanlar youtube gibi platformlara gösterim başına 3-5 kuruş reklam geliri için filmlerini gönül rahatlığıyla ekleyebilirler.
bu arada zaten bazı uygulamalarla 1 kaç dolar verip filmleri izleyebiliyorsunuz sanırım.
Hocam, albüm çıkarmak kadar kolay da olamaz işte. Filmin tek zorluğu teknik zorluk değil ki. Ekipmanlarla ilgili problemleri çıkardığında ortada hala çok büyük bir kolektif çaba kalıyor. Film mecburen pahalı bir uğraş olmaya devam edecek. Ancak bir noktaya kadar ucuzlayabilir.

Bir filmi direkt internete verdiğinizde ise popüler olmasıyla beraber korsana düşer. Başlarda, değişim duygusuyla, destek amacıyla insanlar vimeodan filminizi alabilirler. Bir süre sonra direkt korsana yönelir çoğunluk. Bu platformlar sürdürülebilir başarı sağlayamaz. Ancak korsan biterse olabilir.

Kullanıcı avatarı
Bağımsız
Alien
Mesajlar: 703
Kayıt: 24 Mar 2015 04:57
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Bağımsız » 02 Kas 2018 16:44

JeanG yazdı:
02 Kas 2018 13:40
misal sen zaten bir uzun metrajın prodüktörlüğünü üstlenip ortaya çıkarmışsan, sen gidip bunu dediğinde neden olmasın?
Türkiye ilk ve tek filmini yapmış yönetmenler mezarlığı. Her film yapmış insan öyle gidip her istediğini yaptırsa ohooo :) Gelecek dediğin gibi şekillenebilir. İnsanların dikkati dağılmadan bir şeyi izleyebilme süreleri kısaldı, bu sürekli dillendirilen bir şey. İnternette mini diziler yaptırılabilir, Görünmez Adam denendi mesela, şu anda popüler bir youtube dizisi başarılı şekilde devam ediyor, Sıfır Bir örneği var senin dediğini kanıtlar nitelikte ancak büyük başlar her yerde söz sahibi. Youtube insanlar videolarını, içeriklerini paylaşsın diye oluşturulmuş bir platformken şu anda büyük şirketlerin, kanalların egemenliği altına giriyor, trendlerden anlaşılabiliyor. Bu yeni akım işleri zaten önce yeni sesler çıksın, farklı şeyler görelim kafasıyla başlar, sonra paralı abiler gelir kendi adamlarıyla yavaşça hakimiyetini kurar. Yanında senin bahsettiğin az paralı abiler de gelebilir, gelecek dediğin gibi olabilir jeanG. O abilerin dedikleri işleri yapabilirsen sen de orada olabilirsin. Ama o abiler sana istediğin hikayeyi getir görüp bakalım mı der, şöyle bir akım var bunun bir şeyini yapmak istiyoruz mu der orada bir iddiada bulundum. Mevcut halde internet yayını, sinema filminden alışıldık prodüksiyon maliyetini karşılayacak düzeyde değil. Ülkede korsan'ın önüne geçecek, Amerika'daki gibi katı kanun ve uygulamalar yok, tekelleşmeyi önleyen bir adım bile atılamadı, yozlaşma her yerde, dünyadaki gelişmeler bize yansıyor sadece, bir etkimiz yok, gelecek de pembe değil yani. Yine birçok şey münferit olacak.

Desperado28
Raging Bull
Mesajlar: 282
Kayıt: 06 Haz 2010 13:48

Mesaj gönderen Desperado28 » 09 Kas 2018 09:15

Sektörden adından söz ettirmek istiyorsan elle tutulur gözle görülür işleri yaparsan ancak birileri parasına para katacağına inandığı an yanınızda olurlar. Haricinde evrensel bouyutlar da iyi bir senaryonuz var ise senaryoyu da doğru orantıda işlersen matematiği bulmuş olursun. Geri kalanı ise reklam boyutudur. Popüler kültür dediğimiz döngüde devam edersin :) amaç para kazanmak mı ? az paraya çok para dimi :) hayal ürünü sattığımıza göre kurduğumuz hayalin üstünde bir iş olmalı ki o hayal tutsun :) gerçekçi olalım.

paciente
Moderator
Mesajlar: 2188
Kayıt: 15 Mar 2012 17:57

Mesaj gönderen paciente » 10 Kas 2018 16:18

Belki biraz konuyu saptırmış olucam ama...
Bir yılı aştı işimi bırakıp görüntü yönetmenliğiyle uğraşıyorum. Gelen işler genelde belgesel ve kısa kurmaca. Bi tane dizi bir de uzun metraj vardı ama ödeme şeklinde anlaşamadık.
Bu süre içerisinde çok fazla eksik sahne işi geldi. Bu filmlerin çoğu da devlet ve vakıf ödenekliydi. Deneysel bir kısanın sadece cumhurbaşkanlığından 150 bin lira ödenek aldığını gördüm. Eksik olan iki sahneyi çekmem için benimle görüştüler. Ne yönetmen ne de ekibi sinemaya dair hiç bir şey bilmiyorlardı. Adana’nın Karataş ilçesinde iki sahneyi çektik. Hatırı sayılır bi ödeme yaptılar ve gittiler. Merak edip biraz bakındım nerede bu film diye. Yok!
Geçen hafta gene 1.800.000 ödeneği olan xocalı olayını konu edinen bir uzun metraj için masaya oturduk. Ödenek var ama ekip yok. Yönetmen daha önce film çekmemiş. Bilgisi çok zayıf. Bi kaç nedenden dolayı anlaşamadık. Cbaşkanlığı ile imzaladığı belgeyi de gösterdi ama filme dair zerre hazırlık yok.
Kezzap’a bahsetmiştim bir dizi için bana ulaştılar. Sadece Hatay büyükşehir’den Yıllık 1.200.000 ödeneği var. Devlet baba da destek atmış epey. Geçen ay set başlayacaktı ama ortada hiç bir şey yok.
Geçen yıl 21 ayrı projeye bi tarafından bulaşmışım. (Saydım:))
Sadece yedi tanesini görüyorum şu an.
Nedeni üzerine çok kafa patlatmaya gerek yok aslında. Neredeyse tamamı bir yerlerden ödenek kapma adına yapılan işler.
Sinema ölüyor mu ya da şekil mi değiştiriyor bilmiyorum ama sinemacı bu ülkede yavaş yavaş ölüyor.
Bütün motivasyon para. Öyle afili cümleler falan hikaye. Nereden ne koparırım? İşte şu son cümle durumun özeti.

Benim gibi sadece bu işten hayatını kazananların durumu ise içler acısı. “Biraz para biriktirip hayalimdeki filmi çekerim” inancı var ya, öyle bir dünya yok.

Bağımsızın da dediği gibi “o abiler” sizi alır, istediğini çektirir gene kendi boruları ötmüş olur. Siz de sinemacıyım diye dolaşırsınız.

İnternette de durum bu. Ne filmler var YouTube’de. Her şeyiyle emek kokan tertemiz filmler YouTube mezarlığında çürümeye başladı bile.
Buna paralel babala tv’ler, bilmem ne baturlar milyonlarca izleniyor.
Sıfır bir’in durumu da içler acısı. O çocukların nasıl başladığını biliyorum hatta biri forumdan. “Tanrı Kent” ruhuyla başlayıp “o abilerin” müdahalesiyle çakma kurtlar vadisine dönen bir iş oldu.

Eğitim kötü. Kitap okuma zaten hayal. Biat, kin, etnosantrizm, ötekileştirme, zenginlik düşü vs toplum ölüyor, sinema nasıl ölmesin ki?

halostendap
The Legend
Mesajlar: 4089
Kayıt: 04 Mar 2012 22:41
Meslek: komedyen
Konum: Düzce

Mesaj gönderen halostendap » 11 Kas 2018 23:16

paciente yazdı:
10 Kas 2018 16:18
Belki biraz konuyu saptırmış olucam ama...
Bir yılı aştı işimi bırakıp görüntü yönetmenliğiyle uğraşıyorum. Gelen işler genelde belgesel ve kısa kurmaca. Bi tane dizi bir de uzun metraj vardı ama ödeme şeklinde anlaşamadık.
Bu süre içerisinde çok fazla eksik sahne işi geldi. Bu filmlerin çoğu da devlet ve vakıf ödenekliydi. Deneysel bir kısanın sadece cumhurbaşkanlığından 150 bin lira ödenek aldığını gördüm. Eksik olan iki sahneyi çekmem için benimle görüştüler. Ne yönetmen ne de ekibi sinemaya dair hiç bir şey bilmiyorlardı. Adana’nın Karataş ilçesinde iki sahneyi çektik. Hatırı sayılır bi ödeme yaptılar ve gittiler. Merak edip biraz bakındım nerede bu film diye. Yok!
Geçen hafta gene 1.800.000 ödeneği olan xocalı olayını konu edinen bir uzun metraj için masaya oturduk. Ödenek var ama ekip yok. Yönetmen daha önce film çekmemiş. Bilgisi çok zayıf. Bi kaç nedenden dolayı anlaşamadık. Cbaşkanlığı ile imzaladığı belgeyi de gösterdi ama filme dair zerre hazırlık yok.
Kezzap’a bahsetmiştim bir dizi için bana ulaştılar. Sadece Hatay büyükşehir’den Yıllık 1.200.000 ödeneği var. Devlet baba da destek atmış epey. Geçen ay set başlayacaktı ama ortada hiç bir şey yok.
Geçen yıl 21 ayrı projeye bi tarafından bulaşmışım. (Saydım:))
Sadece yedi tanesini görüyorum şu an.
Nedeni üzerine çok kafa patlatmaya gerek yok aslında. Neredeyse tamamı bir yerlerden ödenek kapma adına yapılan işler.
Sinema ölüyor mu ya da şekil mi değiştiriyor bilmiyorum ama sinemacı bu ülkede yavaş yavaş ölüyor.
Bütün motivasyon para. Öyle afili cümleler falan hikaye. Nereden ne koparırım? İşte şu son cümle durumun özeti.

Benim gibi sadece bu işten hayatını kazananların durumu ise içler acısı. “Biraz para biriktirip hayalimdeki filmi çekerim” inancı var ya, öyle bir dünya yok.

Bağımsızın da dediği gibi “o abiler” sizi alır, istediğini çektirir gene kendi boruları ötmüş olur. Siz de sinemacıyım diye dolaşırsınız.

İnternette de durum bu. Ne filmler var YouTube’de. Her şeyiyle emek kokan tertemiz filmler YouTube mezarlığında çürümeye başladı bile.
Buna paralel babala tv’ler, bilmem ne baturlar milyonlarca izleniyor.
Sıfır bir’in durumu da içler acısı. O çocukların nasıl başladığını biliyorum hatta biri forumdan. “Tanrı Kent” ruhuyla başlayıp “o abilerin” müdahalesiyle çakma kurtlar vadisine dönen bir iş oldu.

Eğitim kötü. Kitap okuma zaten hayal. Biat, kin, etnosantrizm, ötekileştirme, zenginlik düşü vs toplum ölüyor, sinema nasıl ölmesin ki?
Vay abim döktürmüşsün 😎
eski nickim intercapiller.

Artık instagramdayım| https://www.instagram.com/halitstandup

Cevapla

“Filmcilik Üzerine Tartismalar Yorumlar” sayfasına dön