internet yayıncılığı ve sinema salonlarınn ölmesi

Tamam... Daha çok için kavramsal kısmındasın. Tartışmak istiyosun. Gel o zaman.
Cevapla
tute
Donnie Darko
Mesajlar: 318
Kayıt: 25 Eki 2010 02:32

internet yayıncılığı ve sinema salonlarınn ölmesi

Mesaj gönderen tute » 08 Tem 2018 22:12

uzun süredir bunu düşünüyorum. günümüzde artık sinema izleyici açısından o kadar önemli değil bence. mesela 20-30 yıl önce sinema başka dünya'ya açılan bir kapıyken şu an bu işlevi internet görüyor. teknoloji de gelişti. sinema salonlarındaki ses ve görüntü kalitesini evlerde yakalayabiliyoruz. netflix ve torrent sayesinde birçok içeriğe ulaşabiliyoruz. bu yüzden sinemanın insanlara pek bir şey vadetmediğini düşünüyorum.

sinemacılar için internetin şu avantajı da var. internet bağlantısı olduğu sürece antartika'dan bile izlenebilir. youtube gibi yerlerden de bir şekilde gelir elde edilebiliyor insanlar. mesela türkiye'den çıkan bir filmin yurtdışında vizyona girdiği zaman oradaki izleyiciyi kolay kolay salona çekeceğini düşünmüyorum. ama türkiye yapımı bir kısa film vimeo'da, youtube'ta 1 milyon izlenebilir. internet hem daha ulaşılabilir, hem daha etkili. bu yüzden sadece türkiye'de 30.000 izlenen bağımsız bir film çekmektense vimeo'da 300-500 bin izlenmeye ulaşan bir kısa film çekmeyi tercih ederim. o yüzden aklımdaki projeleri hep internette yayınlamaya yönelik planlıyorum.


artık iphone'larla 1000 dolarlık bmpcc'larla çok iyi görüntüler yakalayabiliyoruz. youtube'taki sıradan vlog videolarında bile belli bir estetik, ışık bilgisi var. yıllarca izlediğimiz birçok "profesyonel" filmden daha iyi görüntülere sahip. bir cep telefonuyla bile böyle görüntüler oluşturuluyorsa sinemadaki o büyülü dünya'nın pek bir albenisi kalmıyor bence.

yine de sinemanın öleceğini düşünmüyorum. sonuçta hikayeler anlatılmaya devam edilecek. ancak bence bunun dağıtımı, paylaşımı başka bir yolla olacak. mesela netflix cannes'la yaşadığı sürtüşmeden uzun vadede galip ayrılacak. internet de sinema dilini etkileyecektir muhakkak. siz ne düşünüyorsunuz?


not : antarntika'nın a'sını büyük harfle yazmadığım için site imla hatası uyarısı verdi. onu nasıl tanıyor site? :D bütün bu kelimleri tanıttınız mı?

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10329
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Mesaj gönderen KEzzAP » 08 Tem 2018 23:18

Doğru düşünüyorsunuz ama bu tespiti yapmak için biraz geç. Bu iş çoktandır böyle.
Sizden kaynaklı değil tabi bu tespitin geçliği, bizde yeni yeni parlıyor çünkü bu sistem.
Dünya çoktan buna geçti bizde son 1-2 yıldır bir geçiş var.

Sadece sinemanın değil TV'nin de yerini alıyor.
Ben şahsen çok televizyon izleyen bir insandım, öyle arkada ses yapmasını seviyorum, lakin son dönemlerde TV hiç izlemiyorum, yani takip ettiğim her şey Youtube üzerinden artık.

Bunu daha önce bir vesile ile tartışmıştık. Burada belirleyici olan Youtube'un geleneksel medyaya öykünüp öykünmeyeceği.
Şu anda getirdiği kısıtlılıklar nedeniyle, biraz geleneksel medyaya benzemeye başladı. Bir senede 4000 saat yıllık izleme ve 1000 takipçi gerekliliğinden bahsediyorum. Bunu yapamadığın taktirde para vermiyor youtube sana. Dolayısıyla da youtube içinde de büyükler oluşuyor. Oluşsun tabi, ama biraz daha paylaşımcı olabilir bu sistemler. En tepeye biraz daha çok vereceğine aşağıya paylaştır. Yani TV'nin temel belirleyeni çok izleyici çekmek, youtube da mı böyle olacak. O zaman TV'deki gibi ana akım işler peşinde koşacak youtube üreticisi de. Böyle olmamalı. Özel ilgi alanları da desteklenmeli.


Sinema işi için de TV için söylediklerim geçerli. Artık sinema da büyüklerin alanı oldu.
İnternetin doğası buna engel bana kalırsa. İnternet sadece büyüklerin alanı olmamalı.


Burada anlatıyor Casey Neistat:




not: bot sistemi tanıyor harf hatalarını.
Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

tute
Donnie Darko
Mesajlar: 318
Kayıt: 25 Eki 2010 02:32

Mesaj gönderen tute » 10 Tem 2018 00:04

evet doğru baya geç keşfettim aslında. :D youtube'u bile doğru düzgün yeni yeni izlemeye başladım. 1 yıl öncesine kadar böyle bir potansiyel olduğunu bilmiyordum. vimeo'yu takip ediyordum orası biraz daha farklı. internet bir sıçrama tahtası gibi geliyordu ama artık ana mecra olmuş. hep sinema salonlarının paralel bir şekilde var olacağını düşünmüştüm ama şu an pek de bir ihtiyaç yok aslında. belki ilerde 3d oyunların oynandığı bir yer haline gelebilir. sinefiller için zaten vimeo, netflix, torrent yeterli oluyor. hatta daha iyi durumda.

evet youtube'un durumu pek iç açıcı değil. ama uzun vadede olumlu yönde alternatifler ya da değişimler olabilir. çünkü farklı şeyler üreten insanlar da çıkacak. bunların da alıcısı olacaktır. ama sinema dili de ciddi anlamda şekil değiştirecek sanırım. bir yerde izlemesi kolay bir vlog varken dikkat gerektiren bir filmi çoğunluk izlemez herhalde.

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10329
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Mesaj gönderen KEzzAP » 10 Tem 2018 00:09

Sinema salonları ölmez. En azından kısa vadede.
Çünkü onun sattığı şey başka bir keyif aslında, filmden ziyade, farklı bir izleme deneyimi sunuyor.
Ama nasıl devam edecek o önemli.
Görünüşe göre sinema şaşalı filmlerin alanı olacak. (şu anda böyle) Bu film sinemada izlenir, patlaması çatlaması bol diye düşünen sinemaya gider. Bu kadar basit.
Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

JeanG
Braveheart
Mesajlar: 1366
Kayıt: 23 Şub 2015 05:56
Konum: izmir

Mesaj gönderen JeanG » 10 Tem 2018 01:28

birkaç yıldır devam eden bir tartışma ama bence şu an da tartışılabilir. Ben de kesilikle katılıyorum. Sinema bağlamıyla birlikte her zaman uç noktadaki konumunu koruyor kanımca. Amerikan sineması öldü diyebiliriz ama aynı zamanda işlevini sürdürmeye devam ediyor. Milenyum başlarındaki ürünlerle şu anda üretilenlerin alakası yok. Ben uzun zamandır sinemaya gitmiyorum, evden izliyorum. Şu sıralar netflix'te izlenebilir ürünler bulabiliyorum. Amerikan sinema endüstrisi aynı şekilde kazanmaya devam ediyor ama 10-20 yıl önce yaptığı şeyi yapmıyor. Bunda çağımızın durumu da etkili tabii. Eski izleyici şu anki izleyiciden çok farklıydı. Benim için sinema sanatı son dönemlerini yaşıyor. Şu an yapılan büyük bütçeli işler show'dur diyebilirim. Bunu Roma'daki gladyatör oyunlarına benzetiyorum. Şu anki Amerikan toplumunu Roma toplumuna benzeten kuramcılar da var.

Kanımca Youtube'daki devler de ana akım içerisinde kalacaklar ama zamanla durum daha adil, daha çeşitli bir hal alacak. Dijital sinemayla ilgili bir belgesel vardı, adını hatırlamıyorum ama orada David Lynch herkesin bir kalemi ve kağıdı olduğunu ama herkesin eser üretemediğini söylüyordu. Sinema da böyle olacak diyordu. Şu an o aşamaya çok yaklaşmış durumdayız. Forumun eski dönemlerinde insanların uğraştığı ve hayal ettiği kaliteye çoktadır ulaşmış durumdayız. Ne üretebiliyoruz burası önemli olan nokta. Vimeo'da çok kaliteli işler görebiliyoruz.

Benim son dönemde anladığım şey şu oldu; main stream her zaman olduğu yerde kalacak çünkü yığınlara satacağınız ürünün niteliği hep aynı noktada kalıyor. Ha, eskiden yığınların izlediği bence iyi eserler üretiliyordu, şimdi sayı çok daha az. Ben kısaca durumdan memnunum. Ben artık festival kovalamayı bile düşünmüyorum. Şu ana kadar bir noktaya geldik ama önümüzdeki 5-10 yıl içerisnde asıl sıçramayı yaşayacağız. Eski yönetmenler bu yıllarda yaşasalardı neler yapardı bunu çok merak ediyorum. Yine de birileri bir şeyler yapacaktır. Durum bence çok değişecek.

Cevapla

“Filmcilik Üzerine Tartismalar Yorumlar” sayfasına dön