İyi Diyalog - Kötü Diyalog

Sinema üzerine her konuda uzunca görüşlerini belirtmek isteyenler bu başlığa buyursunki kalabalıkta değerli yazılar kaybolmasın....
Cevapla
Kullanıcı avatarı
erkayama
Moderator
Mesajlar: 548
Kayıt: 17 Eyl 2012 12:16
Meslek: Sinema Stajyeri
Konum: İstanbul

İyi Diyalog - Kötü Diyalog

Mesaj gönderen erkayama » 03 Eyl 2013 04:35

Sanarist 2 isimli pdf'ten İyi diyalog ve kötü diyalog isimli iyi diyalog yazma çalışması:

İyi diyalogların nasıl yazıldığını anlamak için, kotu diyaloğun ne olduğunu öğrenmekte fayda vardır. Diyalog yazımında yapılan hatalar genelde 3 turdur:
1) Tüm karakterler aynı şekilde konuşurlar.
Filmdeki (ya da dizideki) karakterlerin hepsi, eğitimlerine, ekonomik ya da sosyal durumlarına bakmaksızın aynı tarzda konuşurlar.
Burada "tarz" ile neyi kastettiğimi biraz açmam gerekiyor: Konuşurken kullanılan cümlelerin uzunluğu ya da kısalığı, kullanılan sözcüklerin turu, cümlelerin devrik olup olmaması ya da belirli bir yörenin ağzını yansıtıp yansıtmaması, "tarzı” belirler. Eğer senaryonuzdaki herkes aynı ekonomik ve sosyal durumda ise, benzer bir bicimde konuşmalarında bir sakınca yoktur. Ama o zaman bile, kadınlar ile erkeklerin konuşmalarında büyük farklılıklar olduğu unutulmamalıdır. Bir insanın bir şeyi nasıl söylediği şunlardan etkilenir: eğitim, anne-babanın konuşma tarzı, nerede büyüdüğünüz, yasımız, isimiz, vb.
Alıştırma: 1 sayfa boyunca farklı karakterlerin aynı konudaki konuşmalarını yazın. Bu, herhangi bir günlük mesele olabilir.

2) Belli bir insanın, hayatın her durumunda aynı şekilde konuşması.
Ölümle karsı karsıya kalan insanın konuşması ile marketten ekmek alan insanın konuşması farklıdır. Kullanılan sözcükler, cümle uzunlukları, verilen es'ler tamamen farklıdır. Bu sorunu asmak için kendinizi, yazmakta olduğunuz karakterin yerine koyun ve diyalogları öyle yazın.

3) Yazarlar karakterlerine bir suru açıklama yaptırırlar.
Oysa günlük hayatta o kadar çok açıklamalı konuşulmaz. "Selin, sen benim en iyi arkadaşım olduğundan, kocan Mustafa'nın çok içtiğini ve çalıştığı şirketteki yöneticilik isinin tehlike olduğunu söyleyebilirim." Bunun yerine bilgiyi yavaş yavaş, farklı yerlere sızdırır. Farklı sahnelerde verin. Senaryo yazımında çok miktarda bilgiyi göze batmayan bir bicimde vermenin çok etkili bir yöntemi vardır: hikayeye, olan bitenden haberi olmayan birini sokun. Bu bir polis, gazeteci, ya da yeni bir komsu olabilir. O kişi olayları öğrenirken biz de onunla beraber bilgileniriz. Bazen her şeyi söylemek gerekmez. Bazı bilgileri seyircinin doldurmasına izin vermek daha
"interaktif" bir senaryoya olanak tanır. (Ama çok önemli bilgilerde bunu yapmayın. Örneğin filmin sonuna kadar sakin bir ev kadını olan kahramanınız, filmin sonunda eline K-47'yi alıp milleti indirmesin. Eğer böyle bir şey yapacaksa kadının babasının eski bir asker olduğunu ve kızına arada sırada silahla atış yaptırdığını mutlaka daha önceden öğrenmeliyiz.) Bazen bir hareket / davranış / görüntü, bir diyalogdan çok daha fazla bilgi aktarır. Üniversite diplomaları ile övünen bir adamın "Ben iki üniversite bitirdim, 3 mastır yaptım" vb. diye böbürlenmesi yerine, adamın iş yerindeki bir duvara asılı olan diplomaları görebiliriz. İşinin alkolden dolayı battığını anlatan bir adam, kendisine sorulan "Ne oldu?" sorusuna, "İşler yolunda gitmiyordu, karımla da sık sık kavga ediyordum, sonunda kendimi içkiye verdim" seklinde cevap vermesi değil, sadece kadehini göstererek "İşte bu oldu" demesi çok daha etkileyicidir. Diyalog yazma yeteneğinizi geliştirmek için çevrenizdeki insanların konuşma biçimlerine alıcı bir gözle bakın. Asansördeki, otobüsteki, dükkândaki insanları gözlemleyin: Nasıl konuşuyorlar? Uzun cümleler mi, kısa cümleler mi kullanıyorlar? Ne tur kelimeleri tercih ediyorlar?
Mesleklerine ait sözcükleri neler? Günlük hayatta ne kadar çok tekrar, ne kadar çok konuşma hatası yaptığımızı fark ederseniz
şaşırmayın. Bir senaryodaki konuşmalar bu kadar tekrarlı ve hatalı olamaz. Çünkü film / TV izleyicileri konuşmaların (ve hikayenin) akıcı bir bicimde ilerlemesini ister. Ama hikayenize biraz gerçekçilik duygusu katmak istiyorsanız makul miktarda tekrara ve hataya yer verebilirsiniz.
Ben sana sinema yapma demiyorum. Yap ama hobi olarak yap!!

Kullanıcı avatarı
ilkersn
Braveheart
Mesajlar: 1513
Kayıt: 27 Ağu 2012 01:45
Konum: Samsun

Mesaj gönderen ilkersn » 03 Eyl 2013 15:46

çok sağlam paylaşım hocam zevkle okudum. Senaryo yazımı - John Castello okumadıysan öneririm bu arada.
filmleriniz için müzikler
Son Kısalarımız: Kader & Eris

Kullanıcı avatarı
erkayama
Moderator
Mesajlar: 548
Kayıt: 17 Eyl 2012 12:16
Meslek: Sinema Stajyeri
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen erkayama » 03 Eyl 2013 19:24

D & R'da varmış en kısa zamanda edineceğim. Teşekkür ederim :)
Ben sana sinema yapma demiyorum. Yap ama hobi olarak yap!!

selcuk35
The Recruit
Mesajlar: 24
Kayıt: 30 Kas 2013 15:49
Meslek: öğretmen
İletişim:

Mesaj gönderen selcuk35 » 30 Kas 2013 18:31

kendin mi yazıyorsun, alıntımı yapıyorsun anlamadım.
kendin yazıyorsan gerçekten tebrikler.
alıntı ise paylaşım için teşekkürler.
Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniye de yirmi dört kere gerçektir.

Kullanıcı avatarı
erkayama
Moderator
Mesajlar: 548
Kayıt: 17 Eyl 2012 12:16
Meslek: Sinema Stajyeri
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen erkayama » 30 Kas 2013 20:21

Alıntı yapıyorum
Ben sana sinema yapma demiyorum. Yap ama hobi olarak yap!!

selcuk35
The Recruit
Mesajlar: 24
Kayıt: 30 Kas 2013 15:49
Meslek: öğretmen
İletişim:

Mesaj gönderen selcuk35 » 01 Ara 2013 13:04

olsun çok faydalı alıntılar yapıyorsun.
başlığı dikkatli okuyunca "Sanarist 2 isimli pdf'ten" sonradan çaktım
dokümanın tamamını pdf olarak paylaşman mümkün müdür acaba?
Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniye de yirmi dört kere gerçektir.

paciente
Moderator
Mesajlar: 2244
Kayıt: 15 Mar 2012 17:57

Mesaj gönderen paciente » 01 Ara 2013 13:29

Paylaşım için teşekkürler.

Cevapla

“Makaleler” sayfasına dön