Stanley Kubrick

Yönetmenler ve Filmografileri üzerine kritikler, yorumlar ve her türlü fikir bildirgeç alanı.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
aperioos
The Recruit
Mesajlar: 29
Kayıt: 22 Haz 2010 23:07
Meslek: Öğrenci

Stanley Kubrick

Mesaj gönderen aperioos » 26 Tem 2010 12:14

Aradım fakat Stanley Kubrick için açılmış konu bulamadım.Sizin bu yönetmen hakkındaki düşünceleriniz neler?

Filmografi :

Eyes Wide Shut (1999)
Full Metal Jacket (1987)
The Shining (1980)
Barry Lyndon (1975)
A Clockwork Orange (1971)
2001: A Space Odyssey (1968)
Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964)
Lolita (1962)
Spartacus (1960)
Paths of Glory (1957)
The Killing (1956)
Killer's Kiss (1955)
The Seafarers (1953)
Fear and Desire (1953)
Day of the Fight (1951)
Flying Padre: An RKO-Pathe Screenliner (1951)

Kendi Düşüncelerim :
Bence kendisi çok başarılı bir yönetmen.İzlediğim filmlerde hep o Stanley Kubrick'e özgü şeyler yakalayabiliyorum.Sinemanın sanatsal yönüne ağırlık vermiş bir yönetmen.Keşke bize daha çok film bırakabilseymiş.En sevdiğim filmleri için birkaç satır yazdım.

A Clockwork Orange : İzlediğim ilk Stanley Kubrick filmi.Bence çok başarılı bir film.Aşırı cinsellik ve şiddet var diyorlar.Doğrudur fakat bu bize Alex'in kişiliği hakkında çok güzel bir şekilde fikir vermektedir.Gerek kullandığı açılar olsu gerek kullanılan ögeler bence çok iyi bir film.

Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb : Kara mizah türünün en güzel örneklerinden.(Bir diğeri için bakınız : In Bruges)Adına bakılarak bile hayran olunası filmdir.Mutlaka izleyin.

The Shining : Jack Nicholson'un en az One Flew Over The Cuckoo's Nest kadar iyi bir performans sergilediği film.Her ne kadar alt metin okuması gerektirse de anlamakta zorluk çektirse de Stanley Kubrick'in sanatsal yönünün görülebileceği, insanı geren güzel film.

Barry Lyndon : "piano trio in e flat" dinleme fırsatını sunmuş olan filmdir.18. yy İngilteresinden manzaralar görürüz.Mum ışıkları unutulmazdır.

Full Metal Jacket : İlk kısmı komedi gibidir.İkinci kısmı daha acayiptir.Aydınlık bir filmdir çoğu savaş filminin aksine.Savaşı ve askerliği değişik bir şekilde anlatır.Marşlar unutulmazlardandır.

Kullanıcı avatarı
Nihilprophet
Donnie Darko
Mesajlar: 305
Kayıt: 10 Tem 2008 11:23

Mesaj gönderen Nihilprophet » 26 Tem 2010 12:51

Bütün yönetmenleri ayır, kubrick sadece bir yönetmen olarak değerlendirilmemeli, mimarlık öğrencilerine taa 68 de çekilen 2001: A Space Odyssey izletilip ders veriliyorsa bi durmak lazım.

Kullanıcı avatarı
vizyonsuzhayat
Mad Max
Mesajlar: 145
Kayıt: 14 Mar 2013 22:24

Mesaj gönderen vizyonsuzhayat » 10 Nis 2013 01:41

Mükemmeli arayan, sahne çekimlerinde mükemmelliyetçiliği yüzünden çok fazla tekrar yaptıran yönetmendir. Şöyle ki 'The Shining'de Jack Nicholson'un banyoya giriş sahnesi tam 127 kez tekrarlanmıştır. Fotoğrafçılıktan yetişmiştir. Filmlerinde açıları çok iyi kullanmıştır. Hatta kameranın başına geçtiği çok olmuştur. Hemen hemen her türde film çekmeye çalışmış ve başarılı olmuş bi abimizdir Stanley Kubrick.
When you have to shoot, shoot. Don't talk.

Kullanıcı avatarı
copen
Great Dictator
Mesajlar: 917
Kayıt: 04 Kas 2011 05:23
Meslek: Tasarımcı
Konum: Ankara

Mesaj gönderen copen » 10 Nis 2013 01:46

öncelikle saygılar tabi, ama kendi yarattığı ün ile bulanmış ve malesef sinemacı olmaya aday adamlara kahve bar sohbetlerinde cılk hale gelmiş durumuylayda ( kendi elinde değil tabii ) faydasından cok zararı olmuş zamanından önce bir adamdır.
okları alınmış bir kirpi gibi girişken ama utangac bir durumdadır :))
kötü iş kötü iştir en iyi teknoloji kullanılsa bile; iyi iş iyi iştir sadece kağıt kalem olsa bile....

Kullanıcı avatarı
fastclick
Mad Max
Mesajlar: 102
Kayıt: 08 Tem 2011 04:50

Mesaj gönderen fastclick » 10 Nis 2013 04:53

Kubrick hakkında bir harf bile yazacak veya söyleyecek olsam hep aklıma ilk gelen şey "haddime mi düşmüş" olur. Bu adam hiç film çekmemiş olsaydı bile kendisine ve kişiliğine olan hayranlığımla şu an sevdiğim kadar sevebilirmişim. Zekasına, deneyimine, tecrübesine ve bilgeliğine hep hayran kalmışımdır. Yalnızca iyi bir yönetmen değildi, ne yöneteceğinide çok iyi seçebilen birisiydi. Bunda en önemli etken yine, böylesine bambaşka şeyleri bu kadar iyi nasıl biliyor dedirten, geniş yelpazedeki derinlemesine araştırmalarıdır.

Belkide benim için ayrı bir yeri var çünkü Kubrick'i hiç tanımadan önce de ben, hayattaki en keyif aldığım, hatta uğruna yaşadığım şeyin "öğrenmek" olduğuna ve beni yöneten duygunun "merak" olduğuna inanırdım. Sonra Kubrick diye bir insanın yaşamış olduğunu öğrendim. İnsan olmak istediği şeyin yüzlerce katını olmuş birisini görünce hayli şaşırıyor ve imreniyor haliyle...

Yazının başında belirttiğim gibi sineması hakkında söyleyecek çok fazla şey olsada, sanıyorum ben bunları söyleyecek cürreti uzun yıllar kendimde bulamayacağım. Sadece açar izlerim, tekrar tekrar izlerim...

morpheus
Donnie Darko
Mesajlar: 330
Kayıt: 31 Ağu 2012 18:22
Konum: Ankara

Mesaj gönderen morpheus » 09 Tem 2014 00:00

Kubrick'in sevdiği filmlerin listelendiği bi derleme.
http://www.bfi.org.uk/news-opinion/sigh ... -cinephile

Kullanıcı avatarı
hllzdkc
Dr.Strangelove
Mesajlar: 60
Kayıt: 15 Eki 2014 14:44
Meslek: BAĞIMSIZ SİNEMACI
Konum: izmir

Mesaj gönderen hllzdkc » 17 Kas 2014 14:34

Zekasıyla, mükemmeliyetçiliğiyle ön plana çıkan en başarılı yönetmenler listesinde kafaya oynayacak bir yönetmendir. Eyes wide shut filminden 4 gün sonra öldüğümü öldürüldüğümü tartışmalıdır. Hakkında http://michaelsikkofield.blogspot.com.t ... lu-ve.html şu blogta ilginç varsayım ve tespitler mevcuttur. Ve bu blogu okuduktan sonra Eyes Wide Shut'ı izlemek cesaret ister. Kadın erkek ilişkisinin anlatıldığı bir filmde bile acaip gerilir tırsarsınız. Şahsen ben gece izleyememiş ertesi sabaha bırakmıştım.

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 9996
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)

Mesaj gönderen KEzzAP » 30 Mar 2015 12:54


barışbilinç
The Recruit
Mesajlar: 9
Kayıt: 16 Eki 2016 13:25

Mesaj gönderen barışbilinç » 22 Eki 2016 17:13

Ay'a inilen, kalkılan görüntülerin hepsini devlete ait özel bir sette çeken adamdır. Zamanına göre iyi çekimler olsa da hatalar vardır.

Zehir gibi kafa var adamda, laf etmek haddimiz değil tabii.

Ana akım sinema sanatına yön vermesi için eline sonsuz imkanlar verilmiştir.
Filmlerindeki alt metinleri, bilinçaltı mesajları acımasızdır. Kendince vicdan hesaplaşması yapıp bazı konuları itiraf da etmiştir.

Meraklısı Room 237 adlı belgeseli seyredebilir.

Ana akım bilimde de aynı mantık çalışır. Bilimin söylediklerine ikna olup tapınanlar, bilime inananlar soru sormazlar fazla çünkü her şeyin bilimsel bir cevabı var olduğuna inanırlar. Ama bu cevaplar çok ama çok karışıktır. Aslında şunu der sana ana akım, dizayn edilmiş bilim; "Hacı sen bu bilgiyi sorgulama, doğru bu bilgi. Ama şimdi sana anlatsam sen anlamazsın, karışık, uzun." Bilime gözü kapalı inanan aydın insan da "Ha öyle mi, tamam o zaman. Siz araştırdıysanız, bana bilgisayarda yaptığınız resme bakıp onu gerçek gibi algılamak düşer." der geçer. Sorgulamaz, sormaz. Her şeyin, hayatın tüm kıvrımlarının farkında olduğunu zannedenler de tuzağa işte böyle düşürülürler aslında...

İşte bu başlıktaki yönetmen gibi, zehir gibi, cin gibi adamlar, soru soran adamlara cevaplar sunarlar ama bu cevaplar gerçek doğrular değildir çoğunlukla. Tasarlanmış, bir fikri ispatlaması için oynanmış denklemler yapısı üstüne kurulmuş, uzaktan doğru görünen ama belli bir amaca hizmet eden doğrular(!)dır.

Bunlar uzun mevzular...

Adam harbi çok iyi yönetmendir. Kılı kırk yardığı her işinden bellidir. Kime hizmet ettiği de bir o kadar bellidir.

Cevapla

“Yönetmenler” sayfasına dön