En sevdiğiniz yönetmenler!

Yönetmenler ve Filmografileri üzerine kritikler, yorumlar ve her türlü fikir bildirgeç alanı.
Kullanıcı avatarı
ozan.kurt
Mad Max
Mesajlar: 194
Kayıt: 29 Haz 2006 19:17

Mesaj gönderen ozan.kurt » 14 Ağu 2006 21:57

Türk tarihindeki en iyi yönetmen ''ÇAĞAN IRMAK''.........................

Kullanıcı avatarı
siyahbeyaz
The Recruit
Mesajlar: 23
Kayıt: 09 Ağu 2006 16:03
Meslek: Öğrenci
Konum: Bursa

Mesaj gönderen siyahbeyaz » 14 Ağu 2006 22:58

ozan.kurt yazdı:Türk tarihindeki en iyi yönetmen ''ÇAĞAN IRMAK''.........................
Abi çok iddialı konuştun.Bu senin fikrin tabi.

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 9996
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)

Mesaj gönderen KEzzAP » 16 Ağu 2006 16:46

Eee ben bunun üzerine bir Çağan Irmak tartışması başlatmak isterim.
Açalım bakalım başlığı!

uygar asan
The Recruit
Mesajlar: 8
Kayıt: 28 Tem 2006 14:43
Meslek: senarist - yönetmen

Mesaj gönderen uygar asan » 23 Ağu 2006 23:09

selam,
uzun zamandır ilk defa vakit buluyorum, sevgiler.
iste listem :

tsai ming liang
jon jost
bela tarr
theo angelopoulos
robert bresson
andrei tarkovski
werner herzog
yasujiro ozu
ingmar bergman
jean-luc godard
herkese selam.

alidemirel

Mesaj gönderen alidemirel » 18 Eyl 2006 21:06

1-darren arenofsky
2-david fincher
3.quentin tarantino
4.danny boyle
5.tim burton
6.m.night shymalan
7.luc besson
8.john lasseter
9.david kelly
10.guy ritchie

biraz modern oldu galba =)

Erçin
Alien
Mesajlar: 786
Kayıt: 01 May 2006 14:34

Mesaj gönderen Erçin » 19 Eyl 2006 17:35

Arkadaşlar dünya sinemasından o kadar çok yönetmen var ki hepsini sıralasam galiba 100 falan olur.Ben türk sinemasından yazayım dedim çünkü onlar çok azlar...

1.Çağan Irmak
2.Yavuz Turgul
3.Zeki Demirkubuz
4.Derviş Zaim
5.Ömer Kavur
6.Ö.Lütfi Akad
7.Yılmaz Güney
8.Metin Erksan
9.Reha Erdem
10.Nuri Bilge Ceylan
En son Erçin tarafından 02 Tem 2007 21:05 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
JeSuisAToi
The Recruit
Mesajlar: 9
Kayıt: 04 Tem 2006 05:34
Konum: ...:::SaDece İstAnBul:::...

Mesaj gönderen JeSuisAToi » 01 Eki 2006 06:03

1- Alejandro González iñarritu
2- Stanley Kubrick
3- Akira Kurosawa
4- Andrew Tarkovski
5- Tim Burton
6- Roman Polanski
7- Coen Kardeşler
8- Nuri Bilge Ceylan
9- ¿?
10- ¿?

Saygılar....
Delilik; aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemektir.
Ben bir deliyim:)

akn673
Mad Max
Mesajlar: 144
Kayıt: 29 Ağu 2006 02:01
Konum: ankara-batıkent

Mesaj gönderen akn673 » 01 Eki 2006 21:45

1-Zeki Demirkubuz(tek geçerim)
bu kesin
diğerleri arasında sıralama yapamıyorum ama diğer sevdiklerim

Steven Spielberg
Michael Mann
Çağan Irmak
(Ayrıca Türk sinema tarihinin en iyisi falan deil abartmaya gerek yok.Atıf Yılmaz'ı,Şerif Gören'i,Yılmaz Güney'i,Zeki Demirkubuz'u,Yavuz Turgul'u saymadan direk Çağan Irmak a en iyi demek saçma bence.)
Charlie Chaplin(kimsenin aklına gelmiyor ama)
Quentin Tarantino
Robert Rodriguez
Kim-Ki Duk
Lynch,Fincher,Soderbergh,Polanski,Shyamalan,Tony Scott vs....(Bu liste daha çook uzar)

Kullanıcı avatarı
Canbert
The Recruit
Mesajlar: 6
Kayıt: 29 Eki 2006 19:20
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Canbert » 30 Eki 2006 01:33

Akira Kurosawa ya ilk 1. 2. ve 3. lüğü veriyorum.
4-Charlie Chaplin
5-Terrence Malick
6-Takeshi Kitano
7-Clint Eastwood
8-Stanley Kubrick
9-Coen Kardesler
10-Vittoria De Sica

bergman
The Recruit
Mesajlar: 21
Kayıt: 03 Oca 2007 02:38
Konum: Ankara

Mesaj gönderen bergman » 03 Oca 2007 03:08

10 degil 100 bile sayilabilir belki ama benim icin burda 4 ismin zikredilmesi kafidir.

Ingmar Bergman
Andrei Tarkosvky
Akira Kurosawa
Stanley Kubrick
I love the smell of napalm in the morning.

Kullanıcı avatarı
clockwork
Mad Max
Mesajlar: 129
Kayıt: 30 Ara 2006 02:31
Konum: Cologne-Germany

Mesaj gönderen clockwork » 05 Oca 2007 19:59

ee bize bisii kalmamis..
ayip olmasin onlara da...
hayao miyazaki
lukas moodyson
bera tarr
todd haynes
aki kourismaki
paul thomas anderson
tom tykwer (sp.kaiser und kriegerin)
video generation dan michel gondry spike jonze
yeni dalgaya saygi durusu claude chabrol alan resnais..

zhpro
The Recruit
Mesajlar: 8
Kayıt: 14 May 2009 11:13

Mesaj gönderen zhpro » 24 May 2009 22:43

Stanley Kubrick, Sam Peckinpah, Michael Mann, John Woo, Darren Aranofsky, Gaspar Noe, Xavier Gens, Dario Argento, Alejandro Jodorowsky, Nicolas Winding Refn, David Lynch, James Wan, John Carpenter, Alan Parker, Christopher Nolan, Tobe Hooper

Kullanıcı avatarı
Düd
Big Lebowski
Mesajlar: 7394
Kayıt: 16 Nis 2006 19:22
Konum: İstanbul
İletişim:

Mesaj gönderen Düd » 24 May 2009 22:45

Wes Anderson.

Bayılırım, çok severim, onun yönetmen olduğu bir dünyada yaşamak bana mutluluk veriyor..
Bildiğim kadarının, anlatabildiğim kadarı.. Eylem Planı.
Ömrünüzde duymadığınız bir sporla ilgili Türkiye'de ve dünyada neler yaşanıyor diye meraktan çatlıyorsanız Laff Ultimate'a beklerim.

zhpro
The Recruit
Mesajlar: 8
Kayıt: 14 May 2009 11:13

Mesaj gönderen zhpro » 24 May 2009 23:00

The Dude yazdı:Wes Anderson.

Bayılırım, çok severim, onun yönetmen olduğu bir dünyada yaşamak bana mutluluk veriyor..

Tenenbaumları kim unutur :P

Kullanıcı avatarı
beetlejuice
Site Admin
Mesajlar: 3669
Kayıt: 28 Eki 2005 15:45
Meslek: Senarist - yönetmen
Konum: istanbul
İletişim:

Mesaj gönderen beetlejuice » 25 May 2009 09:26

zhpro yazdı:
The Dude yazdı:Wes Anderson.

Bayılırım, çok severim, onun yönetmen olduğu bir dünyada yaşamak bana mutluluk veriyor..

Tenenbaumları kim unutur :P
Bak o filmde çekilmiş en iyi otobüsten inme sahnesi vardır. hiç unutamam.Bu adama özgü bir slowmotion tekniğimi var nedir.
ozgurbakar.com

Kullanıcı avatarı
Görkem
The man who knew too much
Mesajlar: 2733
Kayıt: 17 Ara 2007 15:28

Mesaj gönderen Görkem » 25 May 2009 18:45

BU "yönetmen sevmek" ifadesi aslında biraz şaibeli. Fİlmleri sevmek, temaları sevmek, sinematografiyi sevmek hep farklı şeyler. Yani kimi yönetmen vardır yaptığı filmleri seversiniz. Kimi vardır yönetmenliğini seversiniz. Kimini de işlediği temalardan dolayı seversiniz. Bu üçünün bir arada olması çok güçtür bence.

Eski nesil birçok yönetmeni zamanında yaptıkları için ilgiyle karşılıyorum ama kim olursa olsun günümüz sinemasının ulaştığı görsel güce yaklaşan çok az örnek izleyebildiğimizi düşünüyorum şahsen. BU yüzden pek hoşlanmasam da belli bir tarihten önceki filmler bana göre kendi zamanları dahilinde değerlendirilmeli. Bu tarihte yaklaşık sakallıların sinema dünyasına girişlerine tekamül ediyor. Ve muhtemelen Godfather'a falan. Şimdi oturup Godard, Hitchcock, Orson Welles, Eisenstein izlemek öğretici, şaşırtıcı. Ama verdiği keyif tartışılır bana göre.

David Fincher, Oliver Stone, James Cameron, Alejandro G. Inarrittu, Christopher Nolan, Michael Mann, Robert Zemeckis, Scorsese üç açıdan da sevdiğim herifler örneğin.

Michael Haneke, David Cronenberg, temaları ile çok önemli isimler ama sinematografilerini hiç sevemiyorum. Yetersizlik falan değil asla, tercih ettikleri tarzları onaylayamıyorum.

John Woo, Tony Scott enfes sinematograficiler. Ama çoğu zaman hikayeleri ve senaryoları yetersiz.

Siyasi gerilimleriyle ünlü isimler (Sydney Pollack gibi) hep yetersiz sinematografilerle aklımdalar. Gerçekten yetersiz.

Kubrick ayrı bir mesele. Temaları nefes kesici ama sinema sanatının böylesi meseleleri bir film olarak anlatması güç. Çünkü 7 saatlik film olmaz. Filmin yarısı anlatım olamaz. Ve sinema bir laboratuvarsa izleyici stajier olmayı çoğu zaman kabul etmez,edemez. Kubrick hem sanat hem bilim entelektüellerinin sinemacısıydı her zaman.

Tarkovski de ayrı mesele bana göre. O da yarı filozof olanlara hitap eden bir adamdı. İzlersin tabi ama sağlam kafa ve sabır lazım.

Aklıma birçok isim geliyor, çok fazla uzatmayayım. HEr film izleyicisine iyidir, her filmin alıcısı vardır. HEr yönetmen gibi. Ama hem önemli meselelere değinen, hem bunları herkesin hayranlık duyacağı biçimde anlatan hemde izlecisiyle "en uygun" bağı kuran yönetmen çok çok azdır.
Çevremizdeki "önem"leri, önemli görünmeyi başaran önemsizler yüzünden fark edemiyoruz....
https://twitter.com/gorkemoge" onclick="window.open(this.href);return false;

Kullanıcı avatarı
beetlejuice
Site Admin
Mesajlar: 3669
Kayıt: 28 Eki 2005 15:45
Meslek: Senarist - yönetmen
Konum: istanbul
İletişim:

Mesaj gönderen beetlejuice » 25 May 2009 21:46

Görkem yazdı:Şimdi oturup Godard, Hitchcock, Orson Welles, Eisenstein izlemek öğretici, şaşırtıcı. Ama verdiği keyif tartışılır bana göre.
Aha. Al sözünü geri, al. Hitchkoc bu kategoriye nasıl girer yav adam ilgiyi ayatka tutmanın hikayeyi nasıl anlatmanın derdine fdüşmüş yıllarca. Tek mekanlı filminde bile bi saniye sıkılmıyorsun. Kızdım bak :)

Forum için hayrat yazılımı yaptırıyorum yazılımcıya. Böyle konuşanlar için yüzünü yıkatıp ferahlatmak amacıyla. yıh.yıh. Godard dedi sonra hitchcock dedi yaa.
ozgurbakar.com

Kullanıcı avatarı
Görkem
The man who knew too much
Mesajlar: 2733
Kayıt: 17 Ara 2007 15:28

Mesaj gönderen Görkem » 26 May 2009 09:46

beetlejuice yazdı:
Görkem yazdı:Şimdi oturup Godard, Hitchcock, Orson Welles, Eisenstein izlemek öğretici, şaşırtıcı. Ama verdiği keyif tartışılır bana göre.
Aha. Al sözünü geri, al. Hitchkoc bu kategoriye nasıl girer yav adam ilgiyi ayatka tutmanın hikayeyi nasıl anlatmanın derdine fdüşmüş yıllarca. Tek mekanlı filminde bile bi saniye sıkılmıyorsun. Kızdım bak :)

Forum için hayrat yazılımı yaptırıyorum yazılımcıya. Böyle konuşanlar için yüzünü yıkatıp ferahlatmak amacıyla. yıh.yıh. Godard dedi sonra hitchcock dedi yaa.
Valla dostum, kusura bakma sözümü geri almayı pek düşünmüyorum. Evet Hitchcock'un birçok filmi bugün için bile gayet iyidir. Ama ister istemez eski yüzlü dururlar. Kurguları günümüz sinema anlayışına göre başarılı sayılmaz. Kamera konumlandırmaları çoğu zaman genel plandır, bu günümüz izleyicisini sıkar. Bunları söylerken amacım Hitchcock'un abartıldığı falan değil asla. (Hatırlayanlar olabilir, bunun üzerine "zamane sinemaseverliği" diye uzunca bir yazı derlemişliğim de var) Ama günümüzün görsel anlayışı ile eğitilmiş bir sinemaseverin 40'ların 50'lerin hatta 60'ların sinemasallığını yeterli bulmaması gayet normaldir, bundan rahatsız olmamak lazım. Sen sıkıcı bulmazsın belki, ben sıkıcı bulmam. Ama genel izleyici kitlesi bu yıllara ait filmleri sıkıcı bulur.

Godard'ın tarzı zaten başlı başına kendine has. Üzerine tartışmalar bitmez. Bir tercih meselesidir ama zaten Godard hiçbirzaman görece normal bir sinema sanatı örneği üretme çabasında olmamıştır. Beklediği yaklaşım ve tepkiler diğer filmlere gösterilenlerden farklı olacaktır tabii ki.
Çevremizdeki "önem"leri, önemli görünmeyi başaran önemsizler yüzünden fark edemiyoruz....
https://twitter.com/gorkemoge" onclick="window.open(this.href);return false;

Kullanıcı avatarı
beetlejuice
Site Admin
Mesajlar: 3669
Kayıt: 28 Eki 2005 15:45
Meslek: Senarist - yönetmen
Konum: istanbul
İletişim:

Mesaj gönderen beetlejuice » 26 May 2009 10:02

Bence ikinci kez bir yanlış cümle kurdun hacım. Eski duracak tabi abi eski film. Mesele öncü olması. Orson welles, hitchcock o filmleri yapmasa bugün yeni duran teknikleri bilmiyor olurduk. Hala Vertigo tekniği kullanılıyor ve üzerine tek birşey koyulmamış bildiğim kadarıyla. Koydularsa da farketmez. Yani senaaryo teknikleri içinde geçerli bunlar. Adam o filmleri yapmış başkalarının kafasında pencere açmış. O konjüktürde değerlendirmek lazım. O yüzden bu adamlara dahi diyorlar. Şimdi herşey ortada olduğu için yavan gelebilir ama bu kadar yüzeysel bakmamak lazım. Şimdi çakmak var diye taşla ateşi bulan adamı unutmak gibi yani. Gerçi sen sıkıcılığı konusuna değindin ama ben hitchcock izlerken gerçekten sıkıldığımı hatırlamıyorum.
ozgurbakar.com

Kullanıcı avatarı
Görkem
The man who knew too much
Mesajlar: 2733
Kayıt: 17 Ara 2007 15:28

Mesaj gönderen Görkem » 26 May 2009 10:22

Birbirini yanlışlayan şeyler söylemiyoruz. Bu filmlerin eski yüzlü durmasını sen anlayabilirsin ama genel izleyici kitlesi anlamak durumunda değil. Sen sıkılmazsın ama öteki sıkılır ve sıkılıyor. Ve bunu açıkça söyleyebiliyor. İsterse sinemayı bulan film olsun.

Güzel örnek verdin aslında, çakmak bulundu diye taşla ateşi yakan adamı unutmak doğru değil, hemfikirim seninle. Ama artık herkes çakmak kullanıyor, bu bir gerçek.

Ben bir sinemasever olarak iki arada bir derede kalanlardanım. Eskileri izliyorum, keyifte alıyorum. Ama yaşanmış olan değişimin keyfini çıkarmakta da bir beis görmüyorum ve bana göre her sinemasever, kendi döneminin başyapıtlarına sahip çıkıyor. Dedem Bisiklet HIrsızları der, babam Godfather der, ben Dövüş Kulübü derim, çocuğum falan der, torunum filan der. Bu böyle olacak ve çokta yanlış birşey değil. Goodfellas'la Serseri Aşıkları yanyana koyup karşılaştırmak doğru değil. Ama torunum tekrar Rear Window'a dönüp "en iyisi buymuş" da diyebilir, bunun bir zararı yok, hatta güzelliği var. Ama demiyorsa ve "uyukladım valla" diyorsa yapacak birşey yok. Ve muhtemelen torunlarımızın çoğu böyle diyecek. Zaten dedelerimiz Matrix'i izlemiyor bile.

Konu uzun. :)
Çevremizdeki "önem"leri, önemli görünmeyi başaran önemsizler yüzünden fark edemiyoruz....
https://twitter.com/gorkemoge" onclick="window.open(this.href);return false;

Cevapla

“Yönetmenler” sayfasına dön