Dizi senaryo yazarlığı mı (TV - WEB) Reklam senaryo yazarlığı mı, hangisinde daha net daha iyi bir gelir var?

Senaryonuz var ve yorum mu istiyorsunuz, paylaşıp başınıza dert almak mı istiyorsunuz. Sağdan ikinci kapı.
Forum kuralları
1. Bu forumda aradığınız/sattığınız/paylaştığınız senaryoyu tek bir başlık altında arayabilirsiniz.
O başlık şudur: viewtopic.php?f=3&t=20492#p188228

2. Paylaşım yaparken neye dikkat edeceğiniz ise; şu başlıkta yazar:
viewtopic.php?f=3&t=6086

3. Forum içi 100 mesaja ulaşmış olan kişiler, bu anabaşlıkta kendi ilanlarını açabilme hakkına sahiptir Diğerleri yukarıda belirtilen viewtopic.php?f=3&t=20492#p188228 başlığına yazmak zorundadırlar. (100 kabaca bir rakamdır.)

4. 18.04.2017 tarihinden önce bu forumlarda açılan başlıklar, "arşive" kaldırılacak. Bu şu demektir, mesajlarınıza ve başlıklarınıza erişebilirsiniz, ama mesaj atamazsınız. İsteğimiz, arayışınız sürüyorsa, ana başlığa mesajınızı kopyala yapıştır yapmanız. (100 mesajın üzerindeyseniz, 100 mesaj üzerindeyim ve başlığım arşive kaldırılmış şeklinde özel mesaj atın lütfen.)

Bu basit dört kurala uyulmadığı taktirde moderatörler mesajları onaylamayacak veya sileceklerdir.
factotum
The Recruit
Mesajlar: 24
Kayıt: 31 Ara 2017 14:09

Re: Dizi senaryo yazarlığı mı (TV - WEB) Reklam senaryo yazarlığı mı, hangisinde daha net daha iyi bir gelir var?

Mesaj gönderen factotum » 20 May 2018 16:55

@paul.newman pitching kısmına takılmışsın. Projeni elevator pitching kadar ufak bir hap haline getirirsen eğer beşeri sosyalleşme problemini avantaja çevirerekten kurtulmuş olursun. Bunun yanında bence kendine sorman gereken esas soru ben yaratıcı mı olacağım? Yoksa destekleyip, ayak kaydırıp, avlanıp zirveye mi çıkmaya çalışacağım? Benim fikrimi soracak olursan, 20 dakikalık bir pitching'den bile erinen, gergin hisseden birisinin destek takımına girmesi çok yanlış bir yol olur. O yüzden sektöre yaratıcı olarak girmek zorundasın gibi geldi bana. Fakat sen tam olarak kendini analiz edemiyorsan @screenwriter27 'nin de dediği gibi bir atölyeye başlaman en mantıklısı olacaktır.

Unutmamak gerekir ki yaratıcının network'e ihtiyacı yoktur. Network'ü olan halihazırda birini kalbinden vurmanız yeterli olacaktır. Burası cehennem burada başka yol yok diyenler olmuş. Bu iştah kesici demotivasyonu göz ardı etmek gerekiyor kanaatimce. Serdar Erener'ler falanlar filanlar bile reklam sektörü için bu kadar net konuşamıyorken, özenle, incitmeden üflememiz lazımken birbirimizi, bu mastürbatif tespitlerde nasıl bulunabiliyoruz anlam vermiş değilim. Hele ki iş tvden dijitale evrilirken, form değiştirirken, 17 yaşındaki çocuklar "game changer" olabiliyorken ne haddimize bu büyük tespitler? Her neyse...

Abi örneğin bölüm hikayeleriyle, karakter özellikleriyle dolu dolu iskeletini kurduğun mini bir dizi yazıp(senaryoya dökmene gerek yok, zaten döksen de kimse okumayacaktır) dijitale satmaya çalışman bir yol olabilir. Bu işin her işte olduğu gibi tek yolu yok. Blu/Puhu gibi platformlara e-mail atabilirsin, marka özelinde satabilecek bir yapımcıyla anlaşabilirsin, film-dizi reklam entegrasyonu yapan ajansların işleri arasına sokabilirsin mesela. Onlar da entegrasyona uygun markalara senin projeni sunar ve bir markadan "okay" alırsan şaşıracağın bir şekilde senaryon filme çekilebilir.

İkilemde kalma yardır gitsin!

Kullanıcı avatarı
reznovrun
Mad Max
Mesajlar: 142
Kayıt: 20 Tem 2014 00:18
Meslek: İsviçre Çakısı

Mesaj gönderen reznovrun » 20 May 2018 17:29

Hikayeraci, bir hikayeni falan göndersene bana merak ettim.

Herhangi bir teknik ekibe (görüntü, ışık vesaire) girmek için bile, sen kimin akrabasısın muhabbeti oluyorken, kalemiyle para kazanmak isteyen insanların seçme şansı oluyor muymuş? Eğer seçme şansı olan biriysen zaten çok şanslısın ve bu sorularla sadece zaman kaybediyorsun.

HTC One_M8 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi



ozanayaz
The Recruit
Mesajlar: 2
Kayıt: 08 Haz 2018 04:06

Mesaj gönderen ozanayaz » 08 Haz 2018 04:45

Bu soruyu hiç sormamıs say dostum. Reklam senaryosu yazmak yanında dizi senaryosu yazmak çok çok acı bir durum. Hiç deneyimleme bile yazarlık yeteneğin kıtlanıyor, birinin emrine amade oluyorsun. Ve beklediğiniz paralar yok. Parayı geçtim iş yok iş. Şu an ki senaristler 2060'a kadar yeter bu ülkeye. Zaten bakın projelere hep 10-15 kişi üzerinden döner tüm projeler. Hala tekrarlıyor musun sorunu?

suleymanberc
The Recruit
Mesajlar: 5
Kayıt: 28 May 2018 03:39
Meslek: Video editörü
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen suleymanberc » 09 Haz 2018 00:36

Gani Müjde'ye haksızlık etmişsin bence. Şu an piyasada ki bir çok senarist bile daha bu işlerle alakasızken, adam kaygısızlar gibi bir işi yazıyordu.

Bunun dışında kimseye akıl vermek haddime değil ama sözüm diğer arkadaşlara burada. Arkadaşı çok ezmişsiniz bence. Gören de hepinizi kaf dağında yaşıyor sanır. Hepimiz işine gücüne bakan, bir şeyler üretmeye çalışan insanlarız. Çocukta senarist olmak istiyor, sorguluyor elinden geldiğince, buradan başka nereye soracak? Yok sen bilmezsin falan filan. Ayıp bence. Sadece görüşüm.

Neyse,

Umarım istediğin noktalara gelirsin ama dizi senaristi olma sinema filmi yazıp satmandan daha zor dostum. Kalıplaşmış insanlar var artık. Yani somut bir hedef değil bu. Bir gün şansın yaver gidecek sadece. Bu şansı da yaratmak istiyorsan ne iş yaptığını bilmiyorum ama yapım şirketlerinde işe girmeye çalış ve sektörün içinde ol. Hem bakış açın genişleyecek hem de tecrübe edineceksin, bakarsın bir gün dizi de yazıyor olursun. Özenilecek bir iş değil ama.

Bol şans.

Kullanıcı avatarı
sadevatandas
The Recruit
Mesajlar: 47
Kayıt: 03 Eki 2016 23:31

Mesaj gönderen sadevatandas » 15 Haz 2018 11:40

hikayeraci yazdı:
19 May 2018 17:43
ayazcan yazdı:
19 May 2018 04:10
Motivasyon kaynağı olarak ilk sıraya parayı koyuyor olman üzücü bir durum bana kalırsa. Bu düşüncede ilerlemeye devam edersen okuduğun kitapların, yaptığın araştırmaların pek bir değeri kalmayacaktır.
İstanbul'da motivasyon kaynağı olacak boğaz'ı gören hadi görmesin diyelim toplu ulaşıma (metro, metrobüs) yakın 2+1 evlerin fiyatları dahi kiralık 4.000'den başlar bu 4.000'lik evler de içi hurda evler kaliteli ev istiyorsan 6 bini gözden çıkaracaksın. O kadar kiraya ev alırım diyorsan 1 milyon 200 bin liradan sıradan evler başlar 1 milyon 500 bin liraya anca kaliteli ev bulursun. İlla boğaz mi görücek toplu taşımaya yakın mi olmak zorunda canım der isen gider sakin bir yerden alırsın doğaya nazaran ( Sarıyer tarafları) oralardada yine 4000'den aşağı ev bulamazsın. Bu arada benzinin litre fiyatı 6 lira, hatırlatayım. Araba olarak da bir senarist Renault Megane falan binmez dimi güzel kardeşim? En kötü volkswagen polo'ya binsen en az 130 bin'den başlar. Tabii senarist sürekli ev de oturacak halı yok. Ekibiyle birlikte yeri gelecek cafelere gidecek, motivasyon yükseltecek ki beyni daha iyi çalışsın. Kafelerde para harcayacak. Bu adamların sevgilisi/karısı olacak, gıda masrafı olacak, olacak da olacak. Şimdi hadi gel kardeşim şu dönemde şu devirde parayı en başa koyma hele hele şu sektörde. Kıçı kırık bir oyuncu iki gözükmeye bölüm başı 3 bin alsın. Ona rağmen her yeni projesinde zam istesin. Senarist parasız bu işi yapsın. Çok zor hocam çok zor. Şu an ki tüm sektördeki senaristler para uğruna bu işi yapar. Hepsine bir bir sor. Hepsi yazacağı proje hayallerinden vazgeçmiş yapımların siparişini yazıyorlar. Yani hayallerini bile para uğruna satıyorlar. Ee napacak adam? Başka türlü para kazanamayacak. Keşke 2010 yılında olsakta desek ki amaaan be kardeşim paranın önemi yok 3-5 verseler de yeter bize desek. Ama nerede.
Valla bu nasıl bir matematik pardon mantık anlamadım dostum. Şayet mesele belli bir lükse kısa sürede ulaşmaksa film sektörü yerine borsayla falan uğraşmak daha akıllıca olabilir. Köşeyi dönme ihtimalin olasılık olarak daha yüksektir emin ol! :wink:

Yaratıcılık ve "motivasyon" mevzuuna gelince, bunun parayla veya boğaz gören evde oturmayla zerre ilgisi yok. Olsaydı bu memleketin en iyi romancıları, öykücüleri, şairleri en kıymetli eserlerini, cezaevlerinde, yoksul semtlerin bacasız evlerinde yazamazdı.
(Örnek için bkz. Nazım Hikmet, Sait Faik, Cevat Şakir, Orhan Kemal, vd.)

Amacım polemik yapmak falan değil ama açıkçası uzun zamandır bu forumda içinde sinema geçen bir konu hakkında bu kadar ayakları havada ve boş bir yaklaşım görmemiştim. Zira okumak iyi de ne okuduğun da önemli, naçizane önerim okuduğun kaynakları biraz çeşitlendir. Özellikle Michel Cohin, Andre Wajda, Wiliam Miller gibi önemli seneryo kuramcısı, yönetmen vb. insanların eserlerini okumanı tavsiye derim. Hem belki oralarda "motivasyonun" para ile hiç alakalı olmadığını da görürsün.
"Ben istiyorum ki; film, siz sinema salonunu terk ettikten sonra başlasın." Jacues Tati

Kullanıcı avatarı
HHK
Braveheart
Mesajlar: 1252
Kayıt: 01 Nis 2010 21:55
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen HHK » 17 Haz 2018 21:05

ayazcan yazdı:
19 May 2018 04:10
Motivasyon kaynağı olarak ilk sıraya parayı koyuyor olman üzücü bir durum bana kalırsa. Bu düşüncede ilerlemeye devam edersen okuduğun kitapların, yaptığın araştırmaların pek bir değeri kalmayacaktır.
Aslında çok doğru bir planlamadır. Parayı bu kadar umursamaz takılma hali sosyolojik bir haldir. Hedef, planlama, başarı kazandığın parayla içiçedir. Efsane olmak kolay değildir. Bu yüzden yaşabilmek ve daha çok şey deneyebilmek için paraya ihtiyaç vardır.

@@hikayeraci çok doğru şeyler yazıp olması gerektiği gibi sorguluyorsun. Umarım başarılı olursun.

Ayrıca, Gani MÜJDE hakkında yazdıklarına katılıyorum. Almış olduğu reyting onun yaptığı işin iyi bir iş olduğu anlamına gelmez. Piyasasına göre başarılı bir iş yapmış olur. Başarılı bir iş ile iyi bir iş arasında çok fark vardır. Gani, çok saçma sapan ve izleyicisini aptal yerine koyan bir kişidir.
- Şunu bir dene...
- Nedir bu?
- Tüm dualarının karşılığı diyebilirim.
Gia (1998)

Cevapla

“Senaryo ve Hikaye” sayfasına dön