Okul Projeleri İçin Hazır Sinopsis Örnekleri

Senaryonuz var ve yorum mu istiyorsunuz, paylaşıp başınıza dert almak mı istiyorsunuz. Sağdan ikinci kapı.
Forum kuralları
1. Bu forumda aradığınız/sattığınız/paylaştığınız senaryoyu tek bir başlık altında arayabilirsiniz.
O başlık şudur: viewtopic.php?f=3&t=20492#p188228

2. Paylaşım yaparken neye dikkat edeceğiniz ise; şu başlıkta yazar:
viewtopic.php?f=3&t=6086

3. Forum içi 100 mesaja ulaşmış olan kişiler, bu anabaşlıkta kendi ilanlarını açabilme hakkına sahiptir Diğerleri yukarıda belirtilen viewtopic.php?f=3&t=20492#p188228 başlığına yazmak zorundadırlar. (100 kabaca bir rakamdır.)

4. 18.04.2017 tarihinden önce bu forumlarda açılan başlıklar, "arşive" kaldırılacak. Bu şu demektir, mesajlarınıza ve başlıklarınıza erişebilirsiniz, ama mesaj atamazsınız. İsteğimiz, arayışınız sürüyorsa, ana başlığa mesajınızı kopyala yapıştır yapmanız. (100 mesajın üzerindeyseniz, 100 mesaj üzerindeyim ve başlığım arşive kaldırılmış şeklinde özel mesaj atın lütfen.)

Bu basit dört kurala uyulmadığı taktirde moderatörler mesajları onaylamayacak veya sileceklerdir.
Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Re: Okul Projeleri İçin Hazır Sinopsis Örnekleri

Mesaj gönderen hegel » 07 Eyl 2010 13:51

ALKOLİK KASABIN HÜZNÜ VE BU DURUMDAN YARARLANMAYA ÇALIŞAN SAHTE İNEĞİN KAÇMAYA ÇALIŞIRKEN HÜZÜNLENİP KESİLMEYE KARAR VERMESİ

Dışarıda, insanlar arasında olsaydı çok komik görülebilirdi ama inek giysisi içine giren iki kafadar, istemeden mezbahaya dalınca durum değişir. Gerçek inekler arasında durumları pek de parlak değildir. Sırayla kesime gitmektedirler. Görünüşlerine göre inekleri seçip ayıran alkolik bir kasap, ineklerden birinin altına eğilip kanyağından bir yudumu gizlice çekerek doğrulur. İki kafadar sıkışıklıktan kurtulamamaktadırlar. Alkolik kasap onları görür ve ineğin insana benzer hali kendini duygulandırır. Boynuzlarından tutarak kendine doğru çeker. Çok sarhoştur. Hayvanıyla konuşan çocuklar gibi dert yanmaya başlar. Hayatının kötü anlarından bahseder. Onunda bu kesimlik hayvanlardan farkı olmadığını, bazen aralarına karışıp ölmeyi istediğini söyler. İki kafadar da gevşer. Kaçmaktan vazgeçerler. Alkolik kasap konuşmasının bir yerinde, bir şeye iyice öfkelenip bıçağını kaldırdığı gibi, iki kafadarın içine girdikleri inek kostümüne, boyun kısmına doğru sallar. İnek kafasının içi boştur; koparak alkolik kasabın önüne yuvarlanır. Kafadarlar korkuyla kostümü üstlerinden atıp alkolik kasapla göz göze gelirler. Kasap şaşırır ve ağlamaya başlar. Bunun bir mucize olduğundan, onların inek kılığına girmiş iki melek olduğundan bahseder. Ve kendini cennete götürmelerini ister. Kafadarlar kaçıp kurtulurlar elbette ve mezbahadan çıktıklarında, son bir kez geriye dönüp baktıklarında, mezbahanın kapısında şöyle bir şey yazdığını görürler: "Neyi hayal edersen içerde onu yaşarsın".

****************************
Seyirciler jenerikten sonra çıkmayıp sabrederlerse 2 saat sonra bonus olarak alttaki yazı belirecektir. Peşinden filmi de gelebilir sabredenler için, kim bilir.

ANLAMIN BÜTÜNSELLİĞİNİ AŞINDIRMAYA ÇALIŞANLARIN KOMİK GÖRÜNTÜSÜNÜN TADINI ÇIKARMAYA ÇALIŞANLARIN BU EYLEME İSTEMEDEN DE OLSA HİZMET ETMELERİ ÜZERİNE KENDİLERİNE GÜLEN ANLAMIN BÜTÜNSELLİĞİNİ AŞINDIRMAYA ÇALIŞANLAR

Başlık her şeyi açıkladığına göre altını doldurmak anlamsız.
En son hegel tarafından 07 Eyl 2010 16:05 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
kykgm
Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Mesajlar: 854
Kayıt: 18 Haz 2010 08:56

Mesaj gönderen kykgm » 07 Eyl 2010 15:34

rus pastası iş görür. bayram sonu deneme çekimi yaparım,
Yaş, milliyet yada özgeçmiş önemli değil; önemli olan söyleyecek bir şeyin olması.




^^KYKGM^^

Kullanıcı avatarı
kykgm
Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Mesajlar: 854
Kayıt: 18 Haz 2010 08:56

Mesaj gönderen kykgm » 07 Eyl 2010 15:41

çukur da mükemmel
Yaş, milliyet yada özgeçmiş önemli değil; önemli olan söyleyecek bir şeyin olması.




^^KYKGM^^

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 07 Eyl 2010 16:16

kykgm yazdı:rus pastası iş görür. bayram sonu deneme çekimi yaparım,
btatar ismini değiştirip çekmişti ama pek birşeye benzememişti.

http://www.filmfabrikasi.com/forum/view ... =14&t=5975" onclick="window.open(this.href);return false;
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 07 Eyl 2010 16:39

FOTOKOPİ

Sırtında yapma kanatları olduğu halde, ilginç görünümlü biri fotokopiciye girer. 30 yaşlarında, soluk yüzlü, düşünceli, sabit bakışlı, saçı sakalı hatta kaşları olmayan biridir. Oldukça eski görünen bir kitabı fotokopiciye uzatır ve kısık sesle, bunun kutsal kitap olduğunu ve çoğaltılması gerektiğini söyler. Ve ekler: "Bütün kağıtların bitene kadar kopyalayacaksın ve para istemeyeceksin!"

Fotokopici sesini çıkarmaz. İçinde tuhaf çizimlerin de olduğu kitaptan 5 adet çıkartabilir. Kağıtları tasniflerken, dışarı bakmakta olan tuhaf adamın görmeyeceğinden emin bir şekilde bir nüshasını kendine ayırır.

Tuhaf adam ifadesiz bir yüzle, hiçbir şey söylemeden 4 nüshayı alır ve çıkar. Fotokopici, biraz masraflı olsa da elinde tuttuğu kitabın çok değerli olma ihtimali karşısında iyice neşelenir.

Fotokopici ertesi gün sahaflara, kitabı okutmaya gider. İlk girdiği dükkandaki adam kitabı görünce kahkahalarla güler. Bunun, orjinali çok pahalı olan latince bir tıp kitabının el yazması basımı olduğunu söyler. Fotokopisini çıkarmanın bile çok masraflı olduğunu, onun bile buralarda çok yüksek fiyata satıldığını söyler.

Adamımız inanmak istemez, tüm dükkanları dolaşmaya başlar. Ve tam da yorulmuş, inanmış ve de vazgeçecekken girdiği dükkanlardan birinde kendine bu kitabı getiren tuhaf adamı görür. Kendisi kitapçıdır ve tam da o anda elinde kalan son kopyayı satmaktadır.
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 17 Eyl 2010 15:55

ÇÖLDE SU

Arabanın sağ ön koltuğunda oturan, kafası kanlar içindeki adam yarı açık camdan kendine bakmakta olan adama ve belki çocuğuna da fısıltıyla, iyice yaklaşmalarını söyler.

- Gömün beni. Hemen gömün, acele edin.
- (Sırıtıyor dışardaki) Daha ölmemişsin ki.
- Çocuk kaç yaşında?
- 3.
- 1975'de ben de 3 yaşındaydım. Babam da beni böyle gezdirirdi. O zaman biz de bir yaralı adama rastlamıştık. Babam adama su vermişti. Adam tuhaf bir tebessümle bana bakıp babama teşekkür etmişti.
- Sonra?
- Öldü. Şimdi ben de öleceğim.
- (Sırıtır) Su mu istiyorsun?
- Varsa iyi olur.
- Yok desem benim oğlumun da 35 sene sonra bu şekilde kanlar içinde kalacağını, ve ölerek bu laneti devam ettireceğini söyleyeceksin her halde.
- Beş para etmez bir adamsın!
- Canın cehenneme! Orada içersin suyunu.
- Az önce sana bahsettiğim şey vardı ya.
- Evet?
- Yalandı. Aslını öğrenmek ister misin?
- Anlat bakalım.
- Babam o ölmekte olan adama su vermemişti. O adam da babamı alnından vurmuştu.

Yaralı adam son bir hamleyle sağ kolunu tabanca tutar halde camdan dışarı çıkarır ve adamı alnından vurur.

F I N I T O
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 07 Eki 2010 18:20

LIMBO

Karakter uyumaktadır. Dehşetle gözlerini açar; yaşadığına şaşırmış gibidir. Gözlerini odanın içinde gezdirir. Kalkar, pencereye kadar yürür ve dışarıyı seyretmeye koyulur.

Karakterin İç Sesi: "Bir kısa film klişesine sıkışmış gibi hayatım. Sesim bile kırçıllı, bozuk, rahatsız edici. İzleniyor muyum? Sonsuza kadar tekrarlanacak bir kısa filmin beş para etmez kahramanı mıyım yoksa? Özdeşleştirilmeye tiksinilen biri miyim? Neden bu kadar kompleksliyim? Bu keder, bunalım, intihar isteği, sigara yakma telaşı... bütün bunlar boktan bir kısa filmin klişeleri. Bu filmi nasıl kurtarabilirim ki? Kimi kandırıyorum? Klişe içinde klişenin ilgi çekeceğini de nereden çıkarıyorum? Benim ki şark kurnazlığı, ölü yüzü pudralama. Konuştukça batıyorum. Süre uzadıkça kısa film olmaktan çıkıp çöpü boylayacak bu kayıt altına alınan hayatım. Hala konuşuyorum. Bana hala bakıyorlar mı acaba? Sabırla seyredenleri mükafatlandırabilecek miyim? Onlara ne sunabilirim, ne gösterebilirim? Kıçımı açıp göstersem saçma olur mu? Buna bir anlam yükleyebilir miyim? Belki de bunu başarabilirim. Bu da benim kahramanlığım olur ve film de öylece, anlamsız bir şekilde bitmez. Evet yapabilirim! Gösterebilirim! Ya sonra? Sonrasını düşünme! Yap ve unut! Yapamam, yapamam. En iyisi ben size dün gördüğüm rüyayı, süsleyerek yazdığım kağıttan okuyayım ve vedalaşalım."

Karakter masaya oturur. Bir kağıda yazılmış rüyasını okumaya başlar:

Karakterin İç Sesi: "Rüyalarımda gördüğüm kitaplar tatlı bir düşün izleri iken, onları alamamak, okuyamamak ve bu yüzden oluşan çılgınca bir merak beni hızla delirtirken düşlerimi de kabusa çeviriyor. Uyandığımda buna benzer bir kitapçıya gidiyorum. Her taraf kitap dolu ama onları alamıyorum, okuyamıyorum ve bu yüzden oluşan çılgınca bir merak beni hızla delirtiyor. Ölmek istiyorum; ölüyorum da. Peşi sıra cennet bahçelerinden bir bahçedeyim. Dört yanım kitaplarla dolu. Ama onları alamıyorum, okuyamıyorum ve bu yüzden oluşan çılgınca bir merak beni hızla delirtiyor. Derken altımdan bir şeyler kayıyor; bir cehennem çukurunda buluyorum kendimi. Dört yanım kitaplarla dolu. “Cehennemdeyim, okuyamam ki” diyorum. Bunu der demez kitaplardan biri uçarak elime konuyor. Açıp merakla okuyorum, kendimden geçiyorum. Bir fısıltı duyuyorum: "Bilgi sana sonsuz cehennemler vaat eder. Varlığın sırrına erdiğinde her yer cennete döner. Ama sonra sıkılırsın. Bilmek istediğini bilmemenin daha iyi olduğunu anlarsın; ama dönüş yoktur. Ortalık tekrar cehenneme döner. Okumaya devam edersin cehennem çukurunda. Bu sırrı kaldıramazsın, çıldırıp kendinden geçtiğinde yatağında uyanırsın. Kalkıp pencereden dışarı bakarsın. Yaşlı bir adam sana bakıp gülümsemektedir; sanki her şeyi bilmektedir. İşte o yaşlı adam benim. Gözlerini açtığında beni göreceksin ama hiçbir şey hatırlamayacaksın. Bilgi senden geri alınacak çünkü onu kaldıramazsın onunla yaşayamazsın".
Uyanıyorum, pencereye yürüyorum, dışarı bakıyorum. yaşlı bir adam bana bakıp gülümsüyor. Sebebini bilmiyorum. Kitaplar gördüğümü hatırlıyorum; alamadığım, okuyamadığım..."

Karakter masadan kalkar ve kanepeye uzanır.

Karakterin İç Sesi: Az önce dehşet içinde uyandığım rüyayı size yazılmış gibi anlattım desem. Ama yine de bir kısa film içinde yaşadığımı düşünmüyorum. Bu benim gerçekliğim. O zaman unutalım gitsin. Ne fark eder ki? Fark etmeyecekse unutalım gitsin. Beni burada bırakın ve gidin. Ama yine gelin. Emin olun beni aynı acılar içinde, aynı saçma cümleleri kurarken bulacaksınız. Kim bilir, belki siz de o zaman bu kısa filmin bir parçası olduğunuzu fark edersiniz.

F I N I T O
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 10 Kas 2010 19:37

SÜTÇÜ VE HAVADA KAVİSLER ÇİZEREK YERE DÜŞEN MUZA TEPKİSİZLİĞİ

Yazı İle Ekran Üzerine – Yapılan deneyde, uyuklayan 100 maymunun üzerine doğru muz atılmasıyla, 99’unun muzu havada kaparak hızla yediği görülmüştür. Geride kalan tek bir maymunun tepkisinin önemi yoktur.

Yusuf İstanbullu bir sütçüdür. Akşam eşi ve çocukları ile birlikte CNN Türk’te oynayan Mehmet Yaşin’in sunduğu “Yol Üstü Lezzet Durakları”nı seyretmektedirler. O an Adıyaman’da bulunan Mehmet Yaşin uğradığı lokantada, lokanta sahibi lezzetli ve taze süt bulamamaktan şikayet etmektedir. Yusuf yattığı yerden hızla doğrulur ve kendi sütünün ne kadar lezzetli ve taze olduğunu aile bireylerine anlatmaya başlar. Birdenbire susar ve aklına çılgın bir fikir gelmişçesine ahıra doğru koşar. Bir pet şişeye doldurduğu ılık ve taze süt ile geri gelir. “Sütümün tadına baktırmalıyım” diye heyecanla kekelemektedir. Hızla giyinip, aile bireylerinin itirazlarına aldırmadan “iki üç güne dönerim” diyerek, Adıyaman’a gitmek üzere otogarın yolunu tutar.

Uzun bir yolculuktan sonra Adıyaman’a varır. Lokantayı bulmak içinde bir süre zaman kaybeder. O anda lokanta sahibi yoktur ve akşam gelecektir. Sabırla beklemeye başlar. Adam geldiğinde heyecanla, kendini tanıtmadan elindeki pet şişeyi uzatır. Geçen süre içinde süt tadını kaybederek bozulmuştur.

Sütçü Yusuf hayal kırıklığı içinde, elinde pet şişesiyle gerisingeri İstanbul’un yolunu tutar. Eve beklenenden erken gelmiştir. Anahtarıyla kapıyı açıp girdiğinde, yatak odasından gelen tuhaf sesleri duyar. Koltuğa oturup televizyonu açarak, pet şişedeki bozulmuş sütü yudumlamaya başlar. Sehpanın üzerinde yenmiş muzların kabukları durmaktadır. CNN Türk’te Mehmet Yaşin’in sunduğu “Yol Üstü Lezzet Durakları”nın tekrarı oynamaktadır. Aynı yeri yakalamıştır yine. Lokanta sahibi, lezzetli ve taze süt bulamamaktan yakınmaktadır. Pet şişenin içinde kalan sütü sallayarak seyreder bir süre. Birden ayağa kalkar. Aklına parlak bir fikir gelmiş gibidir. Pet şişe elinde olduğu halde, evden geldiği gibi sessizce çıkarak sokağın kalabalığına karışır.

Kalabalığın ortasında durur. Fark edilmek istemektedir ama insanlar yanından geçip giderler. Hüzünlü gözlerle insanları seyreder. Peşinden acıklı bir çığlık eşliğinde, pet şişedeki sütü kafasından aşağı boca eder. Şimdi herkes ona bakmaktadır. Gözleri parlar; bu durumdan memnun olmuştur. Çılgınca kahkahalar atmaya başlar. Cebinden çakmak çıkarıp kendini tutuşturmayı dener ama beceremez. Şimdi yanından geçip gidenler de gülmektedir. O da bu kahkaha tufanına katılır. O kalabalıkta herkes durmuş, birbirlerine bakıp kahkahalarla gülmektedirler.

M U T L U S O N
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

mrtyldz
The Recruit
Mesajlar: 23
Kayıt: 19 Kas 2010 23:37
Meslek: örenci

Mesaj gönderen mrtyldz » 20 Kas 2010 00:23

gayet başarılı arkadaş.bence...
devamını bekliyorum emeğe saygı :D
Hayatta bazı insanlar var onlar diğerlerinden farklılar... My

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 05 Şub 2011 14:14

D İ L

Sessiz Film

Bir odanın içinde durmadan konuşan ve dolaşan bir kadın. Sesini duymuyoruz. Bir söylev mi veriyor; bir şeye mi kızıyor; içini mi döküyor, anlamıyoruz.

Sandalyede hareketsiz ve sessizce oturan bir adam onu dinliyor gibi gözüküyor. Tepkisiz ve düşünceli ve belki biraz da kederli.

Kadın pencerenin önüne doğru yürüyüp, aşağı seyrederken konuşmasını sürdürüyor. Adam birden başını kaldırıyor. Cebinden bıçak çıkarıp kadına arkasından yaklaşıyor.

Ne yaptığını tam göremiyoruz. Kadın çığlık çığlığa –hareketlerinden anlayabiliyoruz- kanlı bir suratla kapıya doğru koşup dışarı çıkıyor.

Adam elinde kanlı bir dil, bir süre hareketsiz ve donuk bir ifadeyle pencereden aşağı bakıyor. Sonra sandalyesine oturup, kadının kesik dilini masanın üstüne koyuyor. Ve gülümseyerek dili seyrediyor.

F I N
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 09 May 2011 14:01

A D O L E S A N

15'li yaşlarda bir kız bir erkek yürümekteler, sevgililer. Ormanlık bir alan; önlerinde yaşlı bir adam onlara kılavuzluk etmekte. 2-3 metrede bir yere bozuk para bırakmakta ihtiyar.

Kız - (Erkeğe) Neden hiç yüzün gülmüyor?
Erkek - Ben Atatürk gibi nadir gülerim. Yakalamakta zorlanırsın. Bazen yalnız kaldığımda gülerim.
Kız - Tedirgin gibisin. Peki bu adam bizi nereye götürüyor?
Erkek - Bilmiyorum. O bizi götürmüyor ki; biz onun peşine takıldık.
Kız - (Kısık sesle, korkarak) Ama bana onu tanıdığını söylemiştin.
Erkek - Yalan söyledim.

3-4 metre önlerinde yürüyen ihtiyar dönüp anlamlı bir şekilde onlara bakar ve yürümeye devam eder. (2 dakika kadar yürümelerini seyrederiz) İhtiyarın yavaş yürüyüşü bozulmaya başlar. Hareketleri dengesizleşir, bir süre ayakta kalabilmek için mücadele eder ve yere yığılır. Çocuklar yanına koşarlar; ihtiyar ölmüştür ve hala cepleri bozuk para ile doludur. Çocuklar birbirlerine bakarlar. (Kesme)

Çocuklar bilmedikleri bir yolda arada bir yere bozuk para bırakarak yürümeye tek başlarına devam ederler. Bir süre sonra bozuk paraların verdiği ağırlıktan rahatsız olurlar ve paraları havaya saçıp görünmez oluncaya kadar koşmaya başlarlar.

(Gus Van Sant tarzı, yürürken arkadan çekim nefis gider kanaatimce)

F I N
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Kullanıcı avatarı
ulaskoseoglu
Raging Bull
Mesajlar: 287
Kayıt: 01 Ara 2012 18:35
Meslek: Öğrenci
Konum: 34° 59' 20'' 106° 36' 52''

Mesaj gönderen ulaskoseoglu » 15 Eki 2013 20:49

hepsi super gercekten insanlar senaryosuzluktan kirilip giderken bu repertuar....

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1153
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 06 Mar 2018 16:14

OYNAR BAŞLIK

Adamımız intihar mektubu yazmaktadır. İçsesini dinleriz. Masada fare zehiri ve bir bardak zehirli bulanık su vardır. Küçük bir tabakta, biraz da beyaz peynir vardır.
Derken bir telefon gelir ve adamımız mutlu olur. Kalemi kağıdı bırakır, intihardan vazgeçer.

Keyifle bir intihar mektubu yazarken kapı çalar. Kapıda yaşlı bir kadın vardır. "Tanrı misafiriyim" der, "ya da istenmeyen biri, ya da senin gecikmiş ölümün". Adamımızın yanından sıyrılarak içeri girer. Üstünde miki fare resimli bir tişört vardır. Karamazov Kardeşler'in Büyük Engizisyoncu bölümündekine benzer diyaloglar olur. Sonra hararet yükselir. Kadın, kahramanımızı intihar etmeye bir türlü ikna edemez.

Sonra yaşlı kadın ani bir hareketle bardağa doğru atılır. Adamımız, kadının ne yapmak istediğini anlamıştır. Bardağı elinden kapar, su dökülür. Kadın sonra aşağı atlamak için pencereye doğru koşar. Adamımız onu belinden kavrayarak durdurur vs. Buralar komik de olabilir.

Ve sonra vurucu bir son...
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Dnd
Donnie Darko
Mesajlar: 302
Kayıt: 06 Eyl 2016 14:58

Mesaj gönderen Dnd » 06 Mar 2018 22:39

Şaka heralde yada bizim dahil olmadığımız gizli bir tarikat.

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10496
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Mesaj gönderen KEzzAP » 07 Mar 2018 09:04

Ben dahilim o tarikata, hegel önemli bir abimizdir. :)
Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

Dnd
Donnie Darko
Mesajlar: 302
Kayıt: 06 Eyl 2016 14:58

Mesaj gönderen Dnd » 07 Mar 2018 14:20

Ozaman ben meteforlarin anaforunda boguldum zira hiç bir şey anlamadım bu snopsislerden :)

Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10496
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Mesaj gönderen KEzzAP » 07 Mar 2018 15:57

Bunlar için söylemedim ben, bunları okumadım açıkçası. Ama hegel benim senaryo ortaklarımdan biridir o anlamda söyledim.
Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

Cevapla

“Senaryo ve Hikaye” sayfasına dön