En Son İzlediğiniz Film

Üzerine konuşmak istediğiniz, iyi kötü, eski yeni, arşivlik, kült, vizyondaki, produksiyon aşamasındaki filmlerin hepsini bu bölümde değerlendirelim...
Kullanıcı avatarı
KEzzAP
Site Admin
Mesajlar: 10361
Kayıt: 31 Eki 2005 17:07
Meslek: Akademisyen (Siyaset Bilimi)
İletişim:

Re: En Son İzlediğiniz Film

Mesaj gönderen KEzzAP » 07 May 2014 01:43

The Hobbit: The Desolation of Smaug'u izledim.

Bu filmin görsel efektlerinde, özellikle yeşil perde kullanılan sahnelerde diğer filmlerde görmediğimiz ölçüde bir problem mi var bana mı öyle geliyor. Yoksa gözlerimiz efektlere mi alıştı da yemiyor çözüyoruz efektleri. Size nasıl geldi?
Youtube sinema eğitim kanalım: https://www.youtube.com/user/GerillaFilmYapimi

EmenikeOnAir
The Recruit
Mesajlar: 20
Kayıt: 16 May 2014 14:08
Meslek: at hırsızı

Mesaj gönderen EmenikeOnAir » 05 Haz 2014 15:37

The Fugitive - 1993

Ben seviyorum böyle filmleri ya. Temposu hiç düşmeyen, kaçmalı-kovalamalı güzel film. Baş karakter de klişe, yarı tanrı aksiyon kahramanı değil. Tavsiye ederim.
En son EmenikeOnAir tarafından 29 May 2017 20:38 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
Tek umudum Tarantino'yla Cimilli İbo arasındaki benzerlik.

Goldera
Donnie Darko
Mesajlar: 399
Kayıt: 26 Şub 2012 23:17

Mesaj gönderen Goldera » 02 Tem 2014 15:20

Çocuk filmini izledim. Onur Ünlü bunu neden yapmış anlamadım.
En son Goldera tarafından 05 Oca 2017 13:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
ilkersn
Braveheart
Mesajlar: 1513
Kayıt: 27 Ağu 2012 01:45
Konum: Samsun

Mesaj gönderen ilkersn » 04 Tem 2014 23:29

Transformers izledik geçen gün, aklımızda kalan tek şey "GAVATRON" ulan böyle robot ismi mi olur :D
filmleriniz için müzikler
Son Kısalarımız: Kader & Eris

umutkaradag
Dr.Strangelove
Mesajlar: 93
Kayıt: 24 Şub 2009 02:51
İletişim:

Mesaj gönderen umutkaradag » 05 Tem 2014 18:20

Durdurulamaz filmini bir izleyin derim ben yorumuda size bırakırım.

www.rayyapim.com

Kullanıcı avatarı
nusret13
Mad Max
Mesajlar: 184
Kayıt: 13 Şub 2010 02:01

Mesaj gönderen nusret13 » 06 Tem 2014 03:40

Kış Uykusu 8/10

N.B.C. 'nin diğer filmlerinden daha iyi bir film olduğunu düşünmüyorum. Özellikle Uzak ve Üç Maymun benim açımdan çok iyi filmlerdi. Altın Palmiye'de yarışan diğer filmleri izlemediğim için o konuda bir şey diyemiyorum ama sanırım bu filme verilen en iyi film ödülü Koza'yla başlayıp yaklaşık 20 senedir devam eden N.B.C. sinemasının taçlandırıldığı ödül oldu.

İmam rolünde Serhat Kılıç çok iyiydi. H.Bilginer'de gerçekten rolünün hakkını vermişti. Yine söylüyorum tebrikler N.B.Ceylan :)

sapkamdayagmur
The Recruit
Mesajlar: 13
Kayıt: 19 Nis 2014 22:28

Mesaj gönderen sapkamdayagmur » 16 Tem 2014 07:22

.
En son sapkamdayagmur tarafından 16 Tem 2014 08:44 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

sapkamdayagmur
The Recruit
Mesajlar: 13
Kayıt: 19 Nis 2014 22:28

Mesaj gönderen sapkamdayagmur » 16 Tem 2014 08:11

Barry Lyndon

En çok seyrettiğim film Barry Lyndon. Dayanamadım tekrar izledim. Kafamı yastığa rahat koyamayacağımı hissettiğim günlerde de filmi açık bırakıp öyle yatarım. Küçükken dedemin tekrar tekrar anlattığı masallar gibi, aynı masal olsa da her dinlediğimde şaşırıyorum, biraz daha büyüyorum. Doyamıyorum bir türlü anlattığı hikayeye, Schubert'e, Bach'a, Vivaldi'ye Mozart'a, o enfes Piano Trio in E Flat'e doyamıyorum. Böyle hikaye anlatmayı nasıl öğreniriz kafayı yemeden bilemiyorum.

August: Osage County 8/10

İlk kez bi tiyatro uyarlaması izliyorum sanırım, senarist/oyun yazarı Tracy Letts, bi sürü ödülü var Pulitzer başta olma üzere. Merly Streep, Julia Roberts ana kız döktürüyorlar. Julia'yı izlemek çok zevkli, inanılmaz iyi. Senaryoyu, bulabilirsem oyun metnini de okumak istiyorum.

Kullanıcı avatarı
beetlejuice
Site Admin
Mesajlar: 3673
Kayıt: 28 Eki 2005 15:45
Meslek: Senarist - yönetmen
Konum: istanbul
İletişim:

Mesaj gönderen beetlejuice » 27 Tem 2014 05:06

http://www.imdb.com/title/tt0790628/?re ... lmg_act_13

Muhteşem Burt Wonderstone.

Şu an izliyorum, filmi bilmem de Jim Carrey'in eski performanslarını özleyenler boş bi vakitte izleyebilir. Chris Angel ile sanırım ciddi manada dalga geçiyor. Alan Arkin tabii ki filmin sürprizi ama ben burada bozuyorum ne de olsa izlemiyceksiniz :)
ozgurbakar.com

yusufcanbulut
The Recruit
Mesajlar: 7
Kayıt: 21 Tem 2015 15:59

Mesaj gönderen yusufcanbulut » 22 Tem 2015 10:50

en son fransız yapımı mavi en sıcak renktir ve aşk'ı izledim bir de tree of life bir günde üç film :D

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1151
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 27 Eki 2015 08:44

memento (ikinci bakış -seyrediş- gözden kaçan bir şeyler var mı diye? -yok mu? belki de vardır. saklanmış sıcak yumurtalar... reddediş...)

jaguar mıydı o? -senin değil- tabanca, verandalı evler, belki missisipi, -hatırlıyor musun yoksa?- belleğim bir sünger gibi, avcılar, -senin bir kamyonetin var- bu gri takım da mı benim değil, ya o kadın? -o başka birinin sevgilisi- ben bilemiyorum, -hiç bilemedin zaten- bunun bir çaresi yok mu? iyileşmek için değil. sadece hatırlayıp hüzünlenebilmek için, -hatırlamak, hüzünlenmek bencilce eylemler inan bana- sana inanıyorum. hastayım ben ve hiç iyi olamayacağım -iyi olmak bir çare değil. hastalık diye bir şey yok, inan bana- sana inanıyorum.

seksenlerin sonuna doğru teknik bir arızadan dolayı olsa gerek tersten başlatılmış bir film seyretmiştim sinemada. bülent kayabaş vardı, para verip girmiştik, kimi zaman kapıda parasız bekleşirken 'girin lan' derdi biletçi. ilk süpermeni böyle seyrettiğimi hatırlıyorum. 'newyorktan kaçış'ı. bunlar kişisel değil. zamanın ruhu, değersizlik, 'ilerde bizi güzel zamanlar bekliyor, bu sıkıntılı yıllar bir an önce bitsin' düşüncesi, bitkinlik, terli gömlekler, sade gazoz, meyvalı elvan, alaska frigo. o güzel ve konforlu yıllara geldik mi yoksa? geriye doğru saran makara, hızla. ve gördüğün gibi. başladığın yermiş asıl önemli olan, vardığın değil.

Film güzel gerçekten. Gerçek sinemasever film hiç bitmesin ister. Oturduğu koltuktan hiç kalkmadan oracıkta yaşlanarak ölmek ister; hayatta geri kalan her şeyi kaçırmak pahasına. Buna değer mi? Gerçek sinemasever için değer.
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

halostendap
The Legend
Mesajlar: 4059
Kayıt: 04 Mar 2012 22:41
Meslek: komedyen
Konum: Düzce

Mesaj gönderen halostendap » 27 Eki 2015 09:08

bangkok trafiğinde aşk oluşumu'nu izledim ben de en son. güzel eğlendim, romantik komedilerden beklendiği üzere bitti ama filmin gag'ları güzeldi bence :)
eski nickim intercapiller.

Artık instagramdayım| https://www.instagram.com/duzstandup

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1151
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 27 Eki 2015 09:25

Il grido (1957) - Michelangelo Antonioni

zeki demirkubuzun etkilendiği açık. masumiyetteki kız ve adamın yolculuğu. itiraftaki sebebi açıklanmayan eşler arasındaki soğukluk. michelangelo antonioni bu filmi 45 yaşında çekmiş. başroldeki amerikalı steve cochran 48 yaşında öldüğünde bu filmin üstünden sadece 8 yıl geçmiştir. bir adamın 40 yaşı birçok şey için geç kalmış bir yaş değildir o dönem için. savaşın etkileri, yıkım, fakirlik ve moral bozukluğu olarak sürmektedir hala. umudunu hiç kaybetmeyen aldo yavaş yavaş tükenmeye başlar. oysa elinden her iş gelmektedir. kadınları kolaylıkla etkiler ama aklında olan başka biridir. aynı dönem amerikan filmlerindeki şatafata karşılık, avrupa sinemasındaki sefaleti, yıkımı apaçık gösteren bu tür filmler bizi gerçekle başbaşa bırakırlar bir bakıma. burası gerçek anlamda ziondur. babası tarafından hırpalanan küçük kız, bir tarlada toplanmış tuhaf ve yaşlı adamlara doğru koşar. içlerinden biri titreyen ellerini kıza doğru uzatır. bir sevgi işareti olarak okşamak için kolunu uzatan yabancının tuhaflığı kızı ürkütür ve babasına doğru koşar. üç ayrı ırk gibidirler. çocuklar, ebeveynler ve yaşlılar/yabancılar. insan yaşlandıkça yabancılaşır. kanıksanmış hayat, beklemediğin bir anda sana darbeyi vurur ve birikmiş benliğini elinden alır. artık bir çocuktan farksızsındır. gitme vaktin çoktan gelmiştir. benzinliği işleten kadının ayyaş babası da sorunlu biridir ve uzaklaştırılmalıdır. yaşlı birinin içmesi israftır. platona kadar gidersek, belli bir yaş üstündekileri ortadan kaldırmak gerekmektedir. bu yüzden aldo yaşlanmayı göze alamaz.

ffsözlük (2011)
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

lysander
The Recruit
Mesajlar: 21
Kayıt: 28 Nis 2016 08:52

Mesaj gönderen lysander » 16 Eki 2016 17:49

Jude law ın başrolde olduğu black sea filmini izledim. Sonu etkileyici idi. Insan doğasının sıradışı anlarda verdiği garip tepkilerden içeriyordu. Toplumsal mesaj kaygısından ucubeye dönüşmüş yerli filmlerden sonra iyi geldi doğrusu.

Kullanıcı avatarı
hegel
Braveheart
Mesajlar: 1151
Kayıt: 25 Oca 2007 10:10
Meslek: İşçi
İletişim:

Mesaj gönderen hegel » 03 Oca 2017 10:18

Scario (2015) - Denis Villeneuve

İlginç bir iş olmuş. Villeneuve her türde ürün veren bir yönetmen. Oyunculara, kendilerini ispat etmeleri için sınırlı bir boşluk bırakıyor. Senaryolar çok derin değil ama işte potansiyeli olan, kendilerini ispatlamış oyuncular bir sanatçı gibi davranarak o eksik olan derinliği filmlerine veriyorlar. Enemy, Prisoners ve bu filminde bunu gördüm. Tarkovski'nin kırsalda yaptığı geniş açı manzaralı görüntüleri şehirde ustalıkla kullanıyor. O yüksek binaların arasında gezinen insanların küçüklüğü zayıflıklarını gösteriyor. Yani bir tür gizliden kıyaslama var. Karakterler her şey ile mücadele halinde. Çok yönlü, nitelikli ve derinlik verilmişler. Bu karakterleri basit olayların ortasına bırakıyor Villeneuve. Bu filmde de usta bir FBI ajanı bilmediği bir işe girince çaylak olduğunu görüyor. Verilen mücadele klasik baş kahramana uymuyor günümüz sinemasında artık. Kötüler kazanıyor genellikle, gerçekte olduğu gibi. Film her göz ile seyredilmeyi hak ediyor bence. Yönetmen adayları, senarist ve oyuncu adayları vs.
Kalem Oynatan İle Ayı Oynatanın Buluştuğu Yer

http://kalemoynatanileayoynatannbulutuu ... pot.com.tr

Omerist
The Recruit
Mesajlar: 29
Kayıt: 02 Kas 2016 16:21

Mesaj gönderen Omerist » 03 Oca 2017 11:21

The Legend of Bagger
IMDB : 6.7/10

Robert Redford yönetmenliğinde ki filmin başrollerini Matt Damon ve Will Smith oynuyor.Eski efsane golfçüler Bobby Jones ve Walter Hagen'in gösteri maçında, golf'ü dünya savaşı nedeniyle bırakmış Rannulp Junuh'un hayatını anlatıyor.Kesinlikle tavsiye ettiğim bi film.

barışbilinç
The Recruit
Mesajlar: 9
Kayıt: 16 Eki 2016 13:25

Mesaj gönderen barışbilinç » 25 Oca 2017 18:12

Voyage in Time - Andrey Tarkovski
One Day in The Life of Andrei Arsenevich - Chris Marker

İki film birdendi.

TarıkAlpat
Donnie Darko
Mesajlar: 302
Kayıt: 30 Nis 2014 01:21
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen TarıkAlpat » 25 Oca 2017 20:58

Annemle Geçen Yaz - Anna Muylaert
Filmin orijinal adı "Saat Kaçta Dönecek?" tir. Türkçe olarak bu şekilde çevrilmiştir.
Regina Case' nın oyunculuğu için bile izlenir. Gerçekten sıcacık bir film.
Alın çayınızı kahvenizi bu filmi izleyin derim.

Omerist
The Recruit
Mesajlar: 29
Kayıt: 02 Kas 2016 16:21

Mesaj gönderen Omerist » 15 Şub 2017 20:43

Arizona Dream - Emir Kusturica

Emir Kusturica'nın ilk ingilizce filmi. Johnny Depp döktürmüş filmde. Müzikleri şahane. İyi vakit geçirmek için tercih edilebilir bir film.

Kullanıcı avatarı
a.talhaorhan
The Recruit
Mesajlar: 35
Kayıt: 07 Eyl 2015 15:31
Meslek: Öğrenci
Konum: Niğde

Mesaj gönderen a.talhaorhan » 15 Şub 2017 23:18

Il Postino: The Postman

1994 yapımı İtalyan filmi benim oldukça hoşuma gitti benim gibi şiirleri seviyorsanız filmi beğeneceğinize eminim İtalya'da küçük bir kasabaya gelen sürgün edilmiş ünlü bir şair ile postacının hikayesini anlatıyor

Cevapla